YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız Le Monde gazetesi için kaleme aldığı makalede, Türkiye’deki iç siyasi gelişmeler, muhalefet üzerindeki baskılar ve Türkiye-Avrupa ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefet partilerinin iktidara gelmesini fiilen imkânsız hale getirmeye çalışan yeni bir siyasi düzen inşa etme çabasında olduğunu iddia etti.
"KIRILMA NOKTASI 2024 YEREL SEÇİMLERİ OLDU"
Cumhuriyet'in haberine göre, süreçte dönüm noktasının 2024 yerel seçimleri olduğunu belirten Özel, eski partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) birinci parti çıktığı bu seçimlerin ardından iktidarın yargı mekanizmalarını devreye soktuğunu savundu. Yerel yönetimlere yönelik soruşturmalara ve görevden almalara değinen Özel, partiler üzerindeki yargısal müdahaleler neticesinde 24 Temmuz'da 91 milletvekiliyle YENİ Parti'yi kurduklarını ve TBMM'nin en büyük muhalefet grubu haline geldiklerini aktardı.
"STRATEJİK ÖNEM, DEMOKRASİNİN GERİLEMESİNE MAZERET OLAMAZ"
Türkiye’nin NATO bünyesindeki askerî gücü ve jeopolitik konumunun Rusya-Ukrayna savaşı ile Orta Doğu’daki gelişmeler bağlamında büyük önem taşıdığını vurgulayan Özel, bu durumun demokratik ilkelerin göz ardı edilmesine gerekçe oluşturmaması gerektiğini kaydetti.
Özel, Batılı müttefiklerin tutumuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Avrupa, Türkiye'ye uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak göç, güvenlik ve jeopolitik merceğinden baktı. Oysa bugün Türkiye'de çok daha temel bir mesele belirleniyor: Seçimlerin yapılmaya devam ettiği, ancak siyasi rekabetin giderek ortadan kaldırıldığı bir ülkede demokrasi ayakta kalabilir mi? Türkiye ne kadar stratejik hale geliyorsa, kurumlarının gücü, hukukun üstünlüğü ve öngörülebilirliği de o kadar önem kazanıyor."
"MÜTTEFİKLERİMİZDEN SİYASETİMİZİ BELİRLEMELERİNİ İSTEMİYORUZ"
Türkiye'nin geleceğine Türk milletinin karar vereceğinin altını çizen YENİ Parti Lideri Özel, Batı başkentlerinin Türkiye’deki kurumsal zayıflamaları yalnızca bir insan hakları başlığı olarak ele almasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirtti.
Özel, makalesini şu ifadelerle tamamladı:
"Biz müttefiklerimizden Türkiye'nin siyasetini belirlemelerini istemiyoruz. Beklentimiz çok daha basit: Demokratik gerilemenin hiçbir stratejik sonuç doğurmadığını varsaymaktan vazgeçmeleri. Çünkü Avrupa'nın geleceği Türkiye'de demokrasinin geleceğinden ayrı düşünülemez. Türkiye'nin yönünün demokrasilerden yana olduğuna inanıyoruz. Avrupa'yı ortak değerler etrafında buluşmuş bir siyasi topluluk olarak görüyoruz."
