Silivri tıkandı

Silivri tıkandı

Silivri’de görülmeye başlanan İBB davasının duruşması yaşanan krizler nedeniyle tıkandı. İlk gün ‘senli benli’ üslup tartışması nedeniyle gergin başlayan duruşmanın sonraki celselerinde ‘el sallama’, ‘jandarma ablukası’, ‘basın kartı’ sorunları yaşandı. Dün görülen davanın 5. duruşması ise ‘oturma krizi’ nedeniyle başlamadan bitti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 kişi bir yıl sonra hakim karşısına çıktı. İlk duruşması bir hafta önce Silivri’de görülen dava üslup kriziyle başladı. Mahkeme heyetine başkanlık eden hakimin İmamoğlu’na “Sen” diye hitap etmesi, izleyicilerin ve avukatların tepkisine neden oldu. Avukatlara verilmeyen savunma listesinin bir gazeteciye sızdırılması ve hakimin İmamoğlu için ‘suç örgütü lideri’ ifadesi krizi tırmandırdı.

BEŞİNCİ DURUŞMA BAŞLAMADAN BİTTİ

İkinci gün İmamoğlu’na yönelik jandarma ablukası gerilime neden oldu. Üçüncü günde tutukluların yakınlarına ‘el sallaması’ kriz çıkardı. Dördüncü gün basın mensuplarının yerlerinin değiştirilmesi üzerine çıkan tartışma duruşmayı erteletti. Dün görülen 5. duruşmada ise avukat cübbesiyle gelen CHP’li vekil Özer ile Mahkeme Başkanı arasında tartışma yaşandı. Özer izleyici bölümüne geçmeyi reddedince Mahkeme Başkanı jandarmaya ‘zorla çıkarın’ talimatı verdi. Duruşma başlamadan sonlandırıldı.

TARTIŞMAYI BÜYÜTECEK HAMLE

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi duruşmada yaşanan gerginliklerin önüne geçebilmek amacıyla yeni bir tedbir kararı aldı. Bakırköy Başsavcılığı’na yazı göndererek bugün yapılacak duruşmaya yalnızca tutuklular ve şikayetçiler ile avukatları, basın mensupları ve sanık ailelerinden bir kişinin alınmasını istedi. Savcılığın kararı onaylamasıyla siyasi parti temsilcileri ve izleyicilerin salona alınması yasaklandı. CHP’den ‘savunma hakkına gasp’ tepkisi geldi.

17-mart.jpg

USÜL, SENLİ BENLİ, EL SALLAMA, SANDALYE VE CÜBBELİ VEKİL KRİZİ...

SİLİVRİ'DEKİ İBB DAVASI TIKANDI

Silivri’de 9 Mart’ta krizlerle başlayan İBB davası beşinci günde tıkandı. İlk gün yaşanan senli benli ve usül, ikinci gün sandalye, üçüncü gün el sallama ile dördüncü gün izleyicilerin dışarı çıkarılması krizleriyle ilk haftası tamamlanan davanın ikinci haftası da gergin başladı. Dün CHP’li hukukçu vekillerin cüppe giyerek duruşmaya savunma yanında katılma talebi sonrası mahkeme başkanı duruşma başlamadan bir gün erteleme kararı aldı.

İBB’ye yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanığın yargılandığı davanın beşinci duruşması oturma düzeni sağlanamadığı gerekçesiyle yarına ertelendi. 9 Mart’ta başlayan davanın ilk dört günü de krizle geçmişti. Geniş güvenlik önlemleri altında yapılan duruşmada Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu sanıklar salona alkışlarla girerken, savunma sırasına ilişkin tartışmalar ve mahkeme başkanının İmamoğlu’na ‘sen’ diye hitap etmesi salonda tepkiye yol açtı. İlk gün savunmalar başlamazken, yalnızca avukatların usule ilişkin talepleri ele alındı ve reddedildi.

İMAMOĞLU’NUN ÖNÜNE SANDALYE

İkinci gün salon girişinde kimlik kontrolü tartışmaları yaşandı. İmamoğlu’nun oturduğu bölümün önüne sandalye konulması ve jandarmaların yerleştirilmesi yeni bir gerilime neden oldu. Daha sonra söz alan İmamoğlu, tutuklu sanıkların serbest bırakılmasını isteyerek “Bu sistemin meselesi benimle, ben buradayım. Ben savunmamı yapmaya hazırım ancak bu insanları tutuksuz yargılayın” dedi. Günün ilerleyen saatlerinde yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin özeti okunmaya başlandı ve sanık savunmalarına geçildi.

TUTUKLULARIN EL SALLAMA KRİZİ

Üçüncü gün ise tutuklu sanıklardan birinin izleyicilere el sallaması üzerine jandarmanın müdahalesi salonda tepki çekti. Bazı sanıklar kendilerine yöneltilen suçlamaları reddederken, İmamoğlu duruşma arasında gazetecilere yaptığı açıklamada bazı medya kuruluşlarını eleştirdi. Gün sonunda tutuklu sanıklar yine alkışlarla salondan çıkarıldı.

BASIN DIŞARIYA ÇIKARILMAK İSTENDİ

Davanın dördüncü gününde İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü olan ve iki kez etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Ümit Polat konuştu. Duruşma sürerken, savcı, mahkeme salonuna, yıllara göre Ağaç AŞ’ye giren para miktarını gösteren bir tablo yansıtarak Polat’a etkin pişmanlık ifadelerini sordu. Polat’ın “Ben para istendiğini görmedim” cevabı üzerine savcı “Daha açık yanıt ver, bir sürü beyanın var burada” diyerek sorularını sürdürdü. Bu sırada söz isteyen İmamoğlu ise “İddia makamı yalan bir tabloyu soramaz. İftira makamı. Yalanlara izin vermeyin sayın hâkim” diyerek tepki gösterdi. Mahkeme başkanına seslenen duruşma savcısı, İmamoğlu’nun “duruşma düzenini bozma” gerekçesiyle duruşmadan çıkarılmasını isteyerek, “Hakaret ediyor, gerekeni yapın” dedi. Çıkan gerginlik, mahkeme başkanının “Savcım karşılıklı tartışmaya girmeyelim” yanıtıyla son buldu. Duruşma, basın mensuplarının ‘duruşma düzeninin bozulduğu’ gerekçesiyle yerlerinin değiştirilmesinin istenmesi ancak gazetecilerin itiraz etmesiyle çıkan kriz sebebiyle yarına ertelendi.

ARA VEREN MAHKEME BAŞKANI DÖNMEDİ

Davanın beşinci gün celsesi ise başlamadan sona erdi. Geçen perşembe günü dördüncü günü çıkan ‘basın krizi’, İletişim Başkanlığı’nın verdiği turkuvaz basın kartı olmayan gazetecilerin salona alınmamasıyla devam etti. Sanıklar ve avukatlarının savunmasıyla devam etmesi beklenen duruşma, aynı zamanda hukukçu olan CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Turan Taşkın Özer ile Mahkeme Başkanı arasındaki izleyici kısmına geçme tartışması nedeniyle yapılamadı. Heyet, duruşmaya önce ara verdi, ardından duruşmayı yarına bıraktı. Mübaşir mahkemeye gelerek, duruşmanın bugün devam etmeyeceğini, yarına ertelendiğini duyurdu. Salonda “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganı atıldı.

DURUŞMA SALONUNA KADAR 8 BARİKAT

İBB davasının 5. duruşmasında adliye koridorlarında alınan güvenlik önlemleri ve basına yönelik uygulamalar tartışma yarattı. Duruşmayı takip etmek isteyen çok sayıda gazeteci, yalnızca “Turkuaz Basın Kartı” bulunan basın mensuplarının salona alınması nedeniyle içeri giremedi. Kurum kartı veya uluslararası basın kartı taşıyan gazetecilerin duruşma salonuna girişine izin verilmezken, başlangıçta adliyedeki basın odasına da alınmadıkları, tepkiler üzerine daha sonra yalnızca basın odasına girişlerine izin verildiği öğrenildi. Uygulamaya tepki gösteren CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, adliye çevresindeki güvenlik önlemlerine dikkat çekerek, “Adliye önünden başlayarak duruşma salonuna kadar tam 8 ayrı barikat kurulmuştur. 12 Mart muhtırasının üzerinden 55 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün karşılaştığımız bu sansür ve baskı ortamı o karanlık günleri hatırlatmaktadır. Anayasamızın 90. maddesi, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu açıkça belirtir. Uluslararası basın kartı taşıyan meslektaşlarımızın içeri alınmaması kabul edilemez” dedi.

DAVAYA SEYİRCİLER ALINMAYACAK

İBB Davası’nın görüldüğü İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyeti, kriz sonrası savcılığa yazı gönderdi. Yazıda, duruşma salonlarına yalnızca tutuklular ve şikayetçiler ile avukatları, basın mensupları ve sanıkların ailelerinden bir kişinin alınması istendi. “Yargılamanın sağlıklı biçimde yürütülebilmesi, sanıkların savunmalarının tamamlanabilmesi ve yargılama faaliyetlerinin usul kurallarına uygun biçimde devam ettirilebilmesi için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa, CMK ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında sanıkların savunma hakları da gözetilerek, duruşma düzenine uygun bir şekilde yargılama yapılması amacıyla 1. Celsesinin 6. oturumuna sanıklar ile vekalet ilişkisi bulunan müdafileri, müştekiler ve müşteki vekilleri ile yargılamayı takip etmek isteyen basın mensupları (daha önce belirtilen kapsama uygun şekilde) ve tutuklu sanıkların 1. veya 2. derece yakınlarından biri ile devam edilmesi ve sayılan kişiler dışındaki kişilerin salona alınmaması hususunda gerekli tedbirlerin alınması hususlarında, Gereği rica olunur” denilen yazıda CHP’li vekiller ve PM üyeleri için talep yer almadı. İBB Davası’na bakan İstanbul 40. Ağır Ceza’nın talebini Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı kabul etti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN