Zirve marjında Beştepe'de bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke arasındaki en büyük diplomatik krizlerden biri olan savunma sanayii kısıtlamalarını masaya yatırdı.
Görüşmenin ana gündem maddeleri arasında Gazze krizi, İran'ın bölgesel faaliyetleri ve Rusya-Ukrayna savaşı yer alırken; toplantının gidişatını belirleyen temel unsur Türkiye'nin NATO içindeki stratejik ağırlığı oldu. Trump'ın "Zirve Türkiye'de olmasaydı katılmayabilirdim" şeklindeki vurgusu, Washington yönetiminin yeni dönemde Ankara ile ilişkileri onarma stratejisini açıkça ortaya koyuyor.
CAATSA YAPTIRIMLARI NEDİR?
Trump'ın kaldırılacağını duyurduğu CAATSA (Amerika'nın Hasımlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası), aslında ABD'nin rakipleri olarak gördüğü Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye yönelik hazırladığı federal bir yaptırım paketidir. Ancak Türkiye'nin hava sahasını güvence altına almak amacıyla Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alması, yasanın 231. maddesi gereği Ankara'nın da bu listeye dahil edilmesine neden oldu.

14 Aralık 2020'de resmi olarak yürürlüğe giren yaptırımlar, doğrudan Türkiye'nin savunma kapasitesini hedef aldı. ABD Hazine Bakanlığı; Savunma Sanayii Başkanlığı'nı (SSB) ve dönemin üst düzey yetkililerini listeye ekleyerek, kuruma yönelik ABD menşeli ürün ve teknoloji ihracat lisanslarını dondurdu. Ayrıca SSB'nin uluslararası finans kuruluşlarından 10 milyon doları aşan kredi alması yasaklandı. Toplam 12 farklı kısıtlama seçeneği sunan CAATSA, Türkiye'nin yerli savunma projelerinin tedarik zincirinde aşılması gereken zorlu bir engele dönüştü.
F-35 SAVAŞ UÇAĞI PROGRAMINDA KARAR AŞAMASI
Yaptırımların en büyük yan etkisi olan F-35 süreci de zirvenin kritik başlıklarındandı. Türkiye'nin hem üretici ortağı olduğu hem de sipariş verdiği yeni nesil savaş uçağı programından çıkarılması sorunu çözüme kavuşuyor. ABD Başkanı Trump'ın "F-35 konusunda bir karar vereceğiz, kesinlikle bir şeyler düşüneceğiz" ifadeleri, teknik heyetler arasında yeni bir müzakere trafiğinin başlayacağına işaret ediyor.
TÜRKİYE CAATSA YAPTIRIMLARINDAN NE ZAMAN ÇIKACAK?
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara'daki 36. NATO Zirvesi'nde yaptırımları kaldıracaklarını resmi olarak açıklamasına rağmen spesifik bir tarih veya takvim telaffuz etmemiştir. Hukuki sürecin ilerleyen aylarda netleşmesi beklenmektedir.

CAATSA YAPTIRIMLARI TÜRKİYE'DE KİMLERİ KAPSIYOR?
Yaptırımlar bireysel olarak dönemin SSB Başkanı İsmail Demir ve üç üst düzey yetkiliyi kapsarken; kurumsal olarak Savunma Sanayii Başkanlığı'na (SSB) ABD'den ihracat lisansı verilmesini ve ABD kurumlarından yüksek montanlı kredi sağlanmasını engellemektedir.
TÜRKİYE NEDEN CAATSA YAPTIRIM LİSTESİNE ALINDI?
Türkiye'nin acil hava savunma ihtiyacını karşılamak üzere Rusya Federasyonu ile anlaşarak S-400 sistemlerini satın alması, ABD yasalarındaki "Rus savunma sektörüyle önemli mali işlem yapma" yasağı çerçevesinde değerlendirilmiş ve yaptırımlara zemin hazırlamıştır.
Süreç / Başlık | Detay |
Yaptırımın Yasal Dayanağı | CAATSA (Ağustos 2017'de imzalanan federal yasa) |
Türkiye'ye Uygulanma Gerekçesi | Rusya'dan S-400 Hava Savunma Sistemi Alınması |
Yaptırımın Başlangıç Tarihi | 14 Aralık 2020 |
Doğrudan Hedef Alınan Kurum | Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Üst Yönetimi |
Güncel Durum (Temmuz 2026) | ABD Başkanı Trump tarafından kaldırılacağı açıklandı. |
TRUMP'IN SÖZÜ KONGRE DUVARINI AŞACAK MI?
CAATSA, Başkanlık Kararnamesi (Executive Order) ile değil; 2017 yılında ABD Temsilciler Meclisi'nde (419-3) ve Senato'da (98-2) neredeyse firesiz oy birliğiyle kabul edilen bir "Federal Yasa" statüsüyle yürürlüğe girdi. Amerikan iç hukukuna göre bir ABD Başkanı'nın bu yaptırımı tek başına, bir imza ile kaldırma yetkisi bulunmuyor. Trump'ın verdiği bu diplomatik sözün hayata geçebilmesi için Beyaz Saray'ın Kongre'ye "Türkiye'nin elinde aktif bir S-400 bulunmadığını" kanıtlaması ya da ABD ulusal güvenliği adına stratejik bir "Muafiyet Belgesi" (Waiver) sunması gerekiyor. Dolayısıyla Ankara'da verilen bu güçlü söz, önümüzdeki süreçte Washington koridorlarında Trump yönetimi ile ABD Kongresi arasında yaşanacak çok sert bir hukuki müzakerenin de ilk fişeği anlamını taşıyor.
