Yeniden Refah Partisi Siyasi İşler Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Haftalık Olağan MYK toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplantıda Ekonomik İşler Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu’nun Borsa İstanbul’daki son gelişmelere ilişkin sunum yaptığını belirten Kılıç, fon soruşturması ve sermaye piyasalarında yaşanan sert kayıplar üzerinden SPK’ya ve ekonomi yönetimine bir dizi soru yöneltti.
“BU BİR PİYASA DALGALANMASI DEĞİL”
Borsa İstanbul’daki gelişmeleri “sıradan bir piyasa dalgalanması” olarak görmediklerini belirten Kılıç, yaşananların denetim eksikliği ve piyasa gözetimi açısından araştırılması gerektiğini savundu.
Kılıç, şöyle konuştu:
“Borsa İstanbul’da yaşanan büyük çöküş, bir iş kazası veya sıradan bir piyasa dalgalanması değildir. Bu çöküş; göz göre göre gelen doyumsuzluğun, denetimsizliğin ve liyakatsizliğin eseri olan çok ağır bir dolandırıcılık vakasıdır.”
Küçük yatırımcıların ciddi kayıplarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Kılıç, “Yıllardır kuruş kuruş biriktirdiklerini, devletin kurduğu sisteme emanet eden milyonlarca küçük tasarruf sahibi, Borsa’daki büyük çöküşün ardından bugün gözyaşlarını biriktiriyor” dedi.
“ÖNCEDEN HABER ALIP PARASINI KURTARAN SİYASETÇİ VE BÜROKRATLAR VAR MI?”
Kılıç, soruşturmanın yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı kalmaması gerektiğini savunarak şu soruları yöneltti:
“Uluslararası kuruluşların, aylar öncesinden Türkiye’ye yaptığı açık uyarılar neden dikkate alınmadı? Hiçbir ekonomik dayanağı, üretimi ve karşılığı olmayan şirketlerin, halka arz değerlerinin 100 katına kadar değer kazanmasına kimler, hangi menfaatler karşılığında göz yumdu?”
Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Küçük yatırımcı bu enkaz altında can çekişirken, yaklaşan kaosu önceden haber alıp sermayesini kurtaran siyasetçi ve bürokratlar var mıdır? Varsa bunlar kimlerdir?”
“FON ŞİRKETLERİNİN BORÇLANMASININ ÖNÜNÜ KİM AÇTI?”
Suat Kılıç, fon şirketleri ile tasarruf finansman şirketleri arasındaki para ilişkilerinin de araştırılmasını istedi.
Kılıç, “Fon şirketlerinin, sahip oldukları tasarruf finansmanı şirketlerinden borç alabilmelerinin önünü kim açtı?” diye sorarken, mevzuattaki “inançlı mülkiyet esası” hükümlerinin hangi fonlar açısından ihlal edildiğinin ortaya çıkarılması çağrısı yaptı.
Türkiye’nin uzun yıllarda büyüyen sanayi şirketleriyle kısa sürede benzer piyasa değerlerine ulaşan şirketlere de dikkat çeken Kılıç, bu değerlemelerin hangi denetim süreçlerinden geçtiğinin açıklanmasını istedi.
“SAVCILARIN GÖRDÜĞÜNÜ SPK UZMANLARI GÖRMÜYOR MU?”
Kılıç’ın en sert eleştirilerinden biri Sermaye Piyasası Kurulu’na yönelik oldu. Soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesine işaret eden Kılıç şöyle konuştu:
“İşin en vahim tarafı, soruşturmayı başlatan Sermaye Piyasası Kurulu değil, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı. Savcıların gördüğünü yılların SPK uzmanları görmüyor mu? Görmüyorsa nasıl görmüyor? SPK bu işe bakmıyorsa neye bakıyor, ne işe yarıyor?”
Kılıç, yaşananların bütün yönleriyle soruşturulması ve sorumluluğu bulunanların yargı önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi.
“16 EYLÜL 2026 TARİHİNİ AJANDAMIZA KAYDETTİK”
Yeniden Refah Partisi’nin fon soruşturmasını yakından takip edeceğini belirten Kılıç, 16 Eylül 2026 tarihini özellikle not ettiklerini söyledi.
“Borsa’da yaşananların karartılmasına ve sorumluların adaletten kaçmasına müsaade etmeyeceğiz, rıza göstermeyeceğiz, izin vermeyeceğiz.”
Kılıç, “Fatura ne kadar ağırsa hesabı da aynı ağırlıkta sorulmalıdır” ifadelerini kullandı.
AKARYAKIT FİYATLARINA TEPKİ: “KÖYLÜ DEPOYU 98 LİRADAN DOLDURACAK”
Kılıç, açıklamasında akaryakıt fiyatlarına da değindi. Samsun’daki pompa fiyatlarını örnek göstererek benzinin litresinin 82, motorinin ise 98 liraya ulaştığını belirten Kılıç, yüksek yakıt maliyetlerinin ulaştırmadan tarıma kadar bütün sektörlere yansıyacağını söyledi.
Özellikle çiftçinin kullandığı mazotun gıda fiyatları üzerindeki etkisine dikkat çeken Kılıç, “Köylü depoyu 98 liradan dolduracak. Traktörü tarlaya sürecek. Ve artan maliyeti faturaya yansıtmak mecburiyetinde kalacak” dedi.
İRAN UÇUŞLARININ DURDURULMASINA DA TEPKİ GÖSTERDİ
Kılıç, Türk hava yolu şirketlerinin İran uçuşlarını durdurmasına ilişkin bir soru üzerine de ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarına Türkiye’nin katılmaması gerektiğini savundu.
Türkiye’nin güvenlik gerekçesi varsa bunun kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirten Kılıç, İran’a uçuşların durdurulmasının yanı sıra Türkiye’de faaliyet gösteren İran bankasına yönelik kısıtlamalara da karşı olduklarını söyledi.
Kılıç, Türkiye’nin dış politikada bölgesel dengeleri gözetmesi ve D-8 perspektifiyle hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
