Giresun'un Dereli ilçesine bağlı Yavuzkemal Beldesi'nde, kültürel mirasın en önemli parçalarından biri olan su değirmenleri için "ihya" dönemi başladı. Uzun yıllar bakımsız kalan ve işlevini yitirme noktasına gelen asırlık yapılar, Yavuzkemal Belediyesi'nin titiz onarım çalışmalarıyla aslına uygun olarak yenilendi. Çarkların yeniden dönmeye başlaması, bölgedeki geleneksel tarımı ve imece kültürünü de canlandırdı.
Gelin-görümce el ele verdi! Hatay’da kurdukları markayla 60 kişiye istihdam sağladılar
"HAKÇI" YOK, İMECE VAR: KENDİ MISIRINI KENDİN ÖĞÜT
Yavuzkemal'deki değirmenlerin en dikkat çeken özelliği, başında bir "değirmencinin" ya da ücret alan bir "hakçının" bulunmaması. Belde sakinleri, tarlalarından hasat ettikleri mısırları çuvallarla getirip değirmen çarkına kendileri bırakıyor. Herhangi bir ücret ödenmeden tamamen halkın kullanımına sunulan bu sistem, Karadeniz’in yardımlaşma ruhunu 2025 yılında da yaşatmaya devam ediyor.

MEMLEKET KOKUSU GURBET YOLUNDA
Belde sakinlerinden Elmas Dağ, değirmenlerin sadece bir üretim aracı değil, bir "köprü" olduğunu söylüyor. Çocuklarının ve torunlarının İstanbul ve Bursa gibi büyükşehirlerde yaşadığını belirten Dağ, duygularını şöyle dile getiriyor:
"Eskiden buralar çok kalabalıktı, her yerde mısır ekilirdi. Şimdi çocuklarımız gurbette. Ben burada kendi ellerimle öğüttüğüm mısır unlarını onlara gönderiyorum. Onlar gelemiyorsa, memleketin tadı onlara gitsin istiyorum."

1965 SELİNDEN KURTULAN EMANET: ÇİFTÇİLER DEĞİRMENİ
Yavuzkemal Belediye Başkanı Adem Önal, tarihi korumanın bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak beldenin geçmişine dair önemli bir detayı paylaştı. Eskiden iki ana değirmenin bulunduğunu ancak birinin 1965 yılındaki büyük sel felaketinde yok olduğunu belirten Önal, şu an ayakta kalan ve "Çiftçiler Değirmeni" olarak bilinen yapının vatandaş-belediye iş birliğiyle ayağa kaldırıldığını ifade etti.

