Hazımsızlık nedenleri, bağırsak gazı ve sindirim zorluğu yaşayan milyonlarca insan, yaşam kalitesini düşüren bu duruma karşı etkili çözüm yolları arıyor.
Mide şişmesi ile oluşan rahatsız edici doluluk hissi, modern çağın en yaygın şikayetleri arasında yer alıyor.
Uzmanlar tarafından yapılan son çalışmalara göre, toplumun yüzde 20'si her hafta en az bir defa bu sorunla mücadele ediyor.
Beslenme düzenindeki hatalar, gıda intoleransları ve bazı hastalıklar bu tablonun ortaya çıkmasında başrol oynuyor.
MİDE NEDEN ŞİŞER VE GAZ OLUŞUR?
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, vücutta hissedilen şişkinlik tek bir sebebe indirgenemeyen karmaşık bir durum olarak tanımlanıyor.
Midede biriken gaz ve sindirilmeyen besinler, karın bölgesindeki gerginliğin temel kaynağını oluşturuyor.
Gün içerisinde tüketilen yiyecek ve içecekler, midenin hacmini genişleterek sabah saatlerindeki düz karın görüntüsünün akşama doğru kaybolmasına neden oluyor.
Sindirim sürecinin doğal bir parçası olan gaz üretimi, bazı gıdaların parçalanması sırasında artış gösteriyor.
Bu durum genellikle geçici olsa da, huzursuz bağırsak sendromu (IBS) veya çölyak hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının da işareti olabiliyor.
Uzmanlar, geçmeyen şişkinlik, kilo kaybı ve karın ağrısı gibi durumlarda mutlaka bir aile hekimine başvurulması gerektiğini belirtiyor.
Aile hekimi, gerekli kan testleriyle potansiyel nedenleri belirlemek için yol gösterici oluyor.
Stres kaynaklı yeme krizlerine son veren yöntem!
ŞİŞKİNLİK RİSKİNİ ARTIRAN FAKTÖRLER NELERDİR?
Bilimsel araştırmalar, bazı grupların sindirim sorunlarına daha yatkın olduğunu ortaya koyuyor.
Özellikle kadınların, hormonal dengelerinin bağırsak hareketleri üzerindeki etkisi nedeniyle erkeklere oranla iki kat daha fazla şişkinlik yaşadığı biliniyor.
Şaşırtıcı bir şekilde, genç yetişkinlerin ileri yaş grubuna göre daha sık şikayet ettiği gözlemleniyor.
Ayrıca kabızlık sorunu yaşayanlarda ve bağırsak hastalığı bulunan bireylerde gaz şikayetleri daha yoğun seyrediyor.
Beslenme düzeninde yapılacak stratejik değişiklikler ise bu sorunun yönetiminde kilit rol oynuyor.
SOĞAN VE SARIMSAK MİDEYİ RAHATSIZ EDER Mİ?
Yemeklerin vazgeçilmezi olan soğan ve sarımsak, fruktan adı verilen ve sindirimi zor olan karbonhidratlar açısından zengin besinler arasında yer alıyor.
Bu maddeler kalın bağırsağa ulaştığında bakteriler tarafından fermente edilerek gaz açığa çıkmasına neden oluyor.
IBS hastaları için sorun yaratabilen bu gıdalar yerine yeşil soğanın yaprakları veya Frenk soğanı tercih edilebiliyor.
Sarımsak aroması için ise sarımsaklı yağ kullanmak, gaz problemini minimize eden akılcı bir çözüm olarak öneriliyor çünkü FODMAP yağda çözünmüyor.
Kalori hesabını tarihe gömen yeni zayıflama yöntemi!
BUĞDAY VE EKMEK TÜKETİMİ NASIL OLMALI?
Buğday içeren gıdaların yoğun tüketimi, içerdiği fruktan nedeniyle bazı bünyelerde şişkinliği tetikleyebiliyor.
Özellikle günün her öğününü hamur işi ve makarna ile geçirmek sindirim sistemine aşırı yük bindirebiliyor.
Uzmanlar, buğday tüketimini sınırlamayı ve alternatif olarak pirinç, patates veya yulaf gibi besinlere yönelmeyi tavsiye ediyor.
Mayalı ekmek yerine ekşi mayalı ekmek tercih etmenin, fermantasyon sürecindeki bakteri etkisiyle sindirimi kolaylaştırdığı belirtiliyor.
Buğday tüketimi sonrası oluşan şikayetlerde çölyak hastalığı riskinin de elenmesi büyük önem taşıyor.
Ancak testlerin doğru sonuç vermesi için test öncesi altı hafta gluten tüketimine devam edilmesi gerekiyor.
BAKLAGİLLERİN GAZ YAPMASI NASIL ENGELLENİR?
Protein ve lif deposu olan fasulye, mercimek ve bezelye gibi baklagiller, rafinoz içeriği yüzünden sıklıkla gaz yapmakla suçlanıyor.
Rafinoz, bağırsak bakterileri tarafından işlendiğinde gaz üreten bir karbonhidrat türü.
Ancak bu besinlerin sağlığa olan faydaları göz ardı edilemeyecek kadar fazla.
Vücudu alıştırmak adına porsiyonları küçültmek ve zamanla artırmak sindirim sisteminin adaptasyonuna yardımcı oluyor.
Kuru baklagilleri pişirmeden önce suda bekletmek ve yıkamak, konserve ürünleri ise iyice durulamak rafinoz miktarını azaltarak gaz oluşumunu hafifletiyor.
Sağlığınızla Rus ruleti oynamayın! Yanlış pişirme yöntemleri hasta ediyor
SÜT ÜRÜNLERİ VE LAKTOZ HASSASİYETİ
Süt, yoğurt ve dondurma gibi ürünlerde bulunan laktoz şekeri, sindirilmesi için ince bağırsakta üretilen özel bir enzime ihtiyaç duyuyor.
Bu enzimin yetersiz olduğu durumlarda sindirilemeyen laktoz, bağırsaklarda gaz ve şişkinliğe yol açarak yaşam kalitesini düşürebiliyor.
Laktozsuz süt ürünleri veya sert peynirler bu sorunu yaşayanlar için güvenli bir liman oluşturuyor.
İki ila dört haftalık deneme süreci ile vücudun verdiği tepkileri ölçmek mümkün oluyor.
SAKIZ ÇİĞNEMEK VE GAZLI İÇECEKLERİN ETKİSİ
Mideye hava dolmasının en yaygın nedenlerinden biri de sakız çiğnemek ve gazlı içecek tüketmek olarak gösteriliyor.
Bu alışkanlıklar, yutulan hava miktarını artırarak midede doluluk ve geğirme ihtiyacı yaratıyor.
Gazsız içeceklere yönelmek ve sakız çiğnemeyi bırakmak, şişkinlik şikayetlerini azaltmada basit ama etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.
Milyonların inandığı o makale yalandan ibaret!
KEFİR VE PROBİYOTİKLERİN FAYDALARI NELERDİR?
Fermente bir süt ürünü olan kefir, içerdiği yararlı bakterilerle bağırsak florasını destekleyen güçlü bir besin kaynağı olarak dikkat çekiyor.
Yapılan çalışmalar, kefirin gaz şikayetlerini azaltabileceğini gösteriyor.
Başlangıçta düşük miktarlarda tüketilmesi ve zamanla artırılması önerilen kefir, kahvaltılarda veya ara öğünlerde meyve ile tatlandırılarak içilebiliyor.
KİVİ VE KETEN TOHUMU SİNDİRİME İYİ GELİR Mİ?
Kabızlık kaynaklı şişkinliklerde kivi, içerdiği özel enzimler ve su tutma kapasitesi yüksek lifler sayesinde bağırsak hareketlerini hızlandırıyor.
Günde iki adet kivi tüketmenin sindirim sistemini rahatlattığı gözlemleniyor.
Benzer şekilde keten tohumu da gaz yapmayan lif yapısıyla güvenli bir alternatif sunuyor.
Yoğurt ile birlikte tüketilebilen keten tohumu, düzenli kullanımda şişkinlik ve kabızlık semptomlarını hafifletiyor.
Lif alımını artırırken bol su tüketmek de sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Kabızlığa neden olan 7 tehlikeli gıda: Hemen listenizden çıkarın!
NANE ÇAYI MİDEYİ RAHATLATIR MI?
Geleneksel bir yöntem olan nane, kas gevşetici etkisiyle mide kramplarını hafifletmek için sıklıkla kullanılıyor.
Nane yağının IBS hastalarındaki olumlu etkileri bilinmekle birlikte, nane çayının şişkinlik üzerindeki etkisi hakkında net bilimsel veriler sınırlı kalıyor.
UZMAN GÖRÜŞÜ VE UYARI
İngiltere merkezli beslenme uzmanı ve diyetisyen Laura Tilt, gastroenteroloji alanındaki deneyimlerine dayanarak, nane çayının bazı hastalarda şişkinliğe iyi geldiğini gözlemlediğini belirtiyor.
Ancak Tilt, bu makaledeki bilgilerin genel tavsiye niteliğinde olduğunu, kesin tıbbi teşhis ve tedavi için mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini vurguluyor.

