Doğada hayatta kalmak bazen en değerli parçanızdan vazgeçmeyi gerektirir. Denizlerin sert kabuklu canlıları yengeçler, ölümle burun buruna geldiklerinde akılalmaz bir stratejiye başvuruyor. Bir yırtıcının kıskacına takılan veya kaçamayacağını anlayan bir yengeç, saniyeler içinde kendi uzvunu vücudundan ayırarak düşmanını şaşkına çeviriyor.
ÖLÜMDEN KAÇIŞIN ŞİFRESİ
Yengeçlerin tehlike anında uzuvlarını kasten bırakma davranışına bilimsel olarak ototomi (autotomy) deniliyor. Bu durum basit bir yaralanma değil, yengecin sinir sistemi tarafından kontrol edilen bilinçli bir savunma hamlesidir. Bir yırtıcı, yengeci kolundan yakaladığında; yengeç eklem yerindeki özel kasları kasarak kolunu pürüzsüz bir şekilde gövdesinden ayırır. Bu sayede avcı elindeki tek bir parça ile yetinmek zorunda kalırken, yengeç hızla güvenli bölgeye kaçarak canını kurtarır.

KOPAN UZUV GERİ GELİYOR
Yengeçlerin bu stratejisindeki en büyüleyici nokta, kaybın kalıcı olmamasıdır. Doğanın bu usta savaşçıları, kopan kollarını yeniden üretme yeteneğine sahiptir. "Regenerasyon" adı verilen bu süreçte, kopan bölgede önce küçük bir tomurcuk oluşur. Yengeç her kabuk değiştirme (moulting) döneminde bu yeni uzvunu biraz daha geliştirir. İlk başlarda zayıf ve küçük görünen bu yeni kol, birkaç döngü sonunda eski gücüne ve boyutuna tamamen kavuşur.
DOĞANIN EN SERT FEDAKARLIĞI
Yengeçler için bu süreç sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda büyük bir enerji harcaması anlamına geliyor. Yeni bir kol büyütmek yengeç için oldukça maliyetli olsa da, "bir parçasını feda edip yaşamı seçmek" içgüdüsü her zaman galip geliyor. Bilim insanları, yengeçlerin bu yeteneğinin doku yenilenmesi ve tıp alanındaki araştırmalar için önemli bir ilham kaynağı olduğunu belirtiyor.
