Dijital ortamda çocuklara ve gençlere yönelik cinsel tacizin boyutunu ortaya koyan yeni bir UNICEF araştırması, sorunun sanılandan daha yaygın olduğunu gösterdi. 21 ülkede gerçekleştirilen çalışmaya göre 12-17 yaş grubundaki internet kullanıcılarının yaklaşık beşte biri, son bir yıl içinde çevrim içi cinsel tacize maruz kaldı.
UNICEF’in araştırmasında dikkat çeken bir başka sonuç ise faillerin çoğunlukla tamamen yabancı kişiler olmaması. Araştırmaya katılanların verdiği yanıtlara göre vakaların yüzde 57’sinde tacizde bulunan kişi mağdur tarafından daha önceden tanınıyordu.
Sosyal medya çılgınlığı sınır tanımıyor: Milyarlık ordular bu ağlarda yaşıyor
FAİLLERİN ÇOĞU MAĞDURLARIN TANIDIĞI KİŞİLER
İnternette çocukları hedef alan kişilerin yabancılar olduğu yönündeki yaygın kanının aksine, faillerin önemli bölümünün mağdurların sosyal çevresinden çıktığı belirlendi.
Vakaların yüzde 16’sında fail tamamen yabancıyken, yüzde 57’sinde mağdur tacizciyi daha önceden tanıyordu. Bu kişiler arasında arkadaşlar, aile üyeleri ve romantik ilişki yaşanan kişiler bulunuyor.
Vakaların yüzde 27’sinde ise çocuklar veya gençler, kendilerine ulaşan kişinin kimliğini belirleyemedi.
DW Türkçe'de yer alan habere göre, UNICEF’in raporunda, bazı durumlarda çevrim içi başlayan tacizin gerçek hayata da taşındığına dikkat çekiliyor.
SOSYAL MEDYA VE MESAJLAŞMA PLATFORMLARI İLK SIRADA
Araştırmaya göre vakaların yaklaşık yüzde 60’ı büyük dijital platformlarda gerçekleşiyor. Facebook, WhatsApp ve Instagram en sık adı geçen platformlar arasında yer alırken, bunları Snapchat, TikTok ve YouTube takip ediyor.
Çevrim içi oyunlar da çocukların doğrudan mesajlaşmasına olanak tanıdığı için riskli alanlar arasında gösteriliyor. Katılımcıların yüzde 14’ü, cinsel tacizin çevrim içi oyunlar üzerinden gerçekleştiğini bildirdi.
UTANÇ DUYGUSU ÇOCUKLARIN YARDIM İSTEMESİNİ ENGELLİYOR
UNICEF’in çalışmasında, tacizin ardından çocukların önemli bölümünün yaşadıklarını kimseyle paylaşmadığı da ortaya çıktı.
Katılımcıların yüzde 41’i yaşadığı olayı tamamen kendisine sakladığını söyledi. Deneyimini paylaşan çocukların ise en çok arkadaşlarına, kardeşlerine veya annelerine başvurduğu görüldü.
Araştırmacılar, faillerin mağdurlar üzerindeki baskısının yanı sıra utanç duygusunun da çocukların yardım istemesini ve yaşadıklarını bildirmesini zorlaştırdığını belirtiyor.
ARAŞTIRMAYA 21 ÜLKEDEN YAKLAŞIK 21 BİN GENÇ KATILDI
Çalışmada, düzenli internet kullanan 12-17 yaş arasındaki yaklaşık 21 bin çocuk ve gencin verileri değerlendirildi.
Araştırma 21 ülkede gerçekleştirildi. Bunların arasında Etiyopya, Endonezya, Kamboçya, Kenya, Malezya, Mozambik, Namibya, Filipinler, Tanzanya, Tayland, Uganda ve Vietnam'ın yanı sıra Ermenistan, Brezilya, Kolombiya, Dominik Cumhuriyeti, Meksika, Karadağ, Kuzey Makedonya, Pakistan ve Sırbistan bulunuyor.
Çalışma kapsamında ayrıca çocukluk döneminde istismara maruz kalan 100 gençle daha ayrıntılı görüşmeler yapıldı.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMALAR DA BENZER TABLOYU ORTAYA KOYMUŞTU
UNICEF’in bulguları, çocukların dijital ortamda karşı karşıya kaldığı cinsel içerikli tacize ilişkin önceki araştırmalarla da örtüşüyor.
2020'de yayımlanan EU Kids Online araştırmasında, 19 Avrupa ülkesindeki katılımcıların yüzde 22’si cinsel içerikli mesajlar aldığını bildirmişti.
ABD’de Pew Research Center tarafından 2022’de gerçekleştirilen araştırmada ise 13-17 yaş grubundaki gençlerin yüzde 17’si, rızaları dışında kendilerine internet üzerinden açık içerikli görüntüler gönderildiğini söylemişti.
Sosyal medyada 2,5 saat sınırı: Depresyon riski artıyor
UNICEF'TEN HÜKÜMETLERE VE TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE ÇAĞRI
UNICEF, çocukların dijital ortamda daha iyi korunabilmesi için hükümetleri ve teknoloji şirketlerini daha güçlü önlemler almaya çağırıyor.
Raporda dijital platformların çocuk güvenliği ve mahremiyetini merkeze alacak şekilde tasarlanması, mevcut yasal boşlukların giderilmesi ve çocukların kolayca ulaşabileceği güvenilir ihbar ve destek mekanizmalarının oluşturulması öneriliyor.
Çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yaş sınırı tartışmaları da bu bulguların ardından yeniden gündeme geliyor. Avustralya 2025'in sonunda 16 yaşından küçüklerin sosyal medya hesabı açmasını engelleyen düzenlemeyi hayata geçiren ilk ülke olurken, İngiltere ve Fransa'da da benzer yaş sınırı uygulamaları gündeme geldi. Almanya'da ise yaş doğrulaması ve platformların sorumluluğunun artırılmasına yönelik kademeli bir model tartışılıyor.

