Arabalarda şasi numarasının değiştirilmesiyle yapılan change işlemi, sahiplerinin seneler sonra mağdur olmasına neden olabiliyor. Kazalı, hurda, icralık ya da farklı yollarla temin edilen arabaların kimlik bilgilerinin başka arabalara aktarılabildiğini söyleyen ekspertiz firmasının sahibi Sami Tarcan, profesyonel olarak yapılan işlemlerin ilk başta fark edilmesinin zor olduğunu aktardı. Tarcan, change işleminin, bir arabaya başka bir arabanın şasi numarasının aktarılması olduğunu belirtti. Şasi numarasının olduğu bölümün kesilerek başka bir arabaya kaynaklanabildiğini söyleyen Tarcan, işlem sonrasında yapılan müdahalenin doğru biçimde tespit edilememesi durumunda arabanın ekspertizden geçebildiği bilgisini de verdi. Muayene istaysonlarında temel olarak şasi numarasının araba kayıtlarıyla uyumunun kontrol edildiğini ifade eden Tarcan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eğer etrafında herhangi bir oynama varsa o şekilde polislere haber veriyorlar ama çoğu muayene istasyonu bu şasi numarasının orijinal olup olmadığına bakmaz. Hatta ekspertizlerin yüzde 95’i bile change araçlara bakmıyorlar. Onlar için özel ekstra paketler çıkarırlar. Eğer bu paketi almazsanız change araba çıksa bile sorumluluk kabul etmiyorlar. Sigorta, muayene her şeyi yapılıyor. Mesela bazı arabalar 10 sene sonra yakalanıyor. Niye 10 sene sonra yakalanıyor? Biri ihbar ediyor ya da bizde çıkıyor, biz polise bildiriyoruz. Biz de bildirmek zorundayız. Çünkü düşünsenize, mağdur olan arkadaş bu arabayı aldı, biz uyarmamıza rağmen aldı. Aslında o bizi dinleseydi aracı almayacaktı. Bu yüzden ekspertiz yapan arkadaşların her zaman şasi numaralarına biraz daha dikkat etmesinde fayda var diye düşünüyorum."
“BİREBİR ORİJİNALİNİ YAPABİLİYORLAR”
Change yönteminde özellikle hurda ya da kullanılamaz haldeki modellerin kimlik bilgilerinin kullanıldığını söyleyen Tarcan, "Deprem bölgesinde olan arabaları biliyorsunuz ki kaskosu olmayan araçları ne yaptılar? Şasi numarasını alıp icralık arabalarla ya da işte bu yurt dışından gelen kaçak arabalarla change ettiler. İcralık arabayı ne yapacaklar, satamayacaklar. Ne yapıyorlar? Kazalı bir arabayla ya da işte hurda bir arabayla bir şekilde şasi numaralarını taşıyarak ya da şasi numaralarını bir şekilde geçirerek bu arabayı bu şekilde aktif hale getiriyorlar. Şasi numarasını öyle basıyorlar ki, orijinalinden ayırt etmeniz imkansız. Birebir orijinalini yapabiliyorlar" ifadelerini kullandı.
Şasi numarası değişikliğinin otomobillerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Tarcan, "Motorlu her araçta yapılabilir. Hatta ben geçen birinde duydum, tırda bile yapmışlar, otobüste bile yapmışlar. Ama benim ilgi alanım otobüs değil. Benim ilgi alanım tamamıyla otomobiller. Tırdan anlamam, otobüsten anlamam. Tamamıyla otomobillere eğitimlerimi almışımdır. Tüm motorlu taşıtlarda şasi numarası oynanabiliyor. Bunu bu şekilde yapabiliyorlar" dedi.

Şasi numarasında şüpheli bir işlem tespiti olduğunda kolluk ekiplerine bildirim yapılması gerektiğinin gerekliliğine değinen Tarcan, "Düşünsenize, bir vatandaş arabayı almış, 8 sene sonra elinden gidiyor. Bu adamın ne günahı var? Geriye dönük mahkemeler açılıyor, belki geriye dönük satıcılar öldü, vefat etti veya hiçbir durumu yok. Ne oluyor? 3 sene, 4 sene, 5 sene mahkemeler sürüyor. Bazen bize de kızıyorlar, ’Abi şasi numarasını sen yakaladın ama niye polise bildiriyorsun?’ Ben bildirmezsem bu sefer sorumluluğu ben alıyorum. Ben bunu alıcıya söylemesem arabayı alacak. 2 sene sonra, 3 sene sonra, belki 5 sene sonra yakalanacak. O demeyecek mi bana, ’Sen bu arabayı bana niye söylemedin?’ diye. Burada biz mecburen eğer ki şasi numarasında oynama, herhangi bir şey varsa ekiplere maalesef ki bildirmek zorundayız" diye konuştu.
“SATAN KİŞİ HER ZAMAN ŞÜPHELİDİR”
Change olduğu ortaya çıkan arabanın, durumdan haberdar olduktan sonra başka bir kişiye satılmasının da yeni hukuki sorunlara neden olabileceğini söyleyen Tarcan, mağdur olan araç sahibinin satışla zararı başka bir kişiye aktarmak yerine hukuki yollara başvurarak hakkını araması gerektiğini söyleyen Tarcan, "Aracı ben aldım, bende yakalandı, ben burada mağdur oluyorum. Satan kişi her zaman şüphelidir. Yani şunu düşünebilirsiniz; ’Ben bu arabanın change olduğunu öğrendim. Çaktırmadan satayım’ derseniz siz de şüpheli durumuna düşüyorsunuz. Araç en son kimdeyse o şekilde yakalanması her zaman artıdır çünkü sen mağdur olduğun için bütün herkes sana mağdur konumunda baktığı için bu sefer satıcıları dava ediyorlar. Satıcılar her zaman bu şekilde şüpheli konumuna düşüyor" ifadelerini kullandı.

Tarcan, İstanbul’daki şubelerine 24 Kasım 2025 tarihinde getirilen bir araçta şasi numarası üzerinde oynama tespit ettiklerini ve alıcı ile satıcıyı uyardıklarını anlatarak, sözlerini şöyle noktaladı:
"O gün arkadaşlar Kırşehir’den geldi. ’Bak kardeşim, bu arabanın şasi numarasında oynama var. Yani şasi numarası change edilmiş, başka bir arabadan şasi numarası değiştirilmiş’ dedik. Tabii satıcı bize inanmadı. ’Öyle bir şey olamaz, ben de daha önce bu arabayı aldım, sattım. Hiç kimse bir şey söylemedi’ dedi. Bizden çıktıktan sonra 2-3 ekspertize daha girdi. ’Bu aracın şasi numarasında herhangi bir şey yok’ denilmiş. Kırşehir’e gelen arkadaş alıp gitti arabayı. Aldıktan yaklaşık 7 ay sonra araca polisler el koymuş. Biz uyarmamıza rağmen aracı aldı. Şimdi, ’Ben ne yapacağım?’ diyor. Kardeşim ben seni 7 ay önce uyarmıştım. ’Bak bu arabanın şasi numarasında oynama var’ demişim. ’Abi biz diğer ekspertizlere de güvendik, bundan dolayı mağdur olduk’ dedi. Bu saatten sonra yapacak bir şey yok."
