Milyonlarca insan, havaların durumuna göre sokaklara, parklara veya ormanlık alanlara akın ediyor.
Özellikle zayıflamak için yürüyüş yapan bireylerin sayısında her geçen gün büyük bir artış görülüyor.
Ancak bu süreçte doğru yürüme teknikleri göz ardı edildiğinde kalıcı sağlık sorunları ortaya çıkıyor.
En popüler kilo verme yöntemleri arasında bulunan bu fiziksel aktivite, hatalı uygulandığında faydadan çok zarar getiriyor.
Bu noktada güncel ortopedi uzmanı tavsiyeleri büyük önem taşıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, düzenli fiziksel aktivite kalp hastalıkları riskini yüzde 30 oranında azaltıyor.
Sağlık Bakanlığı da günde en az 10.000 adım atılmasını öneriyor. Fakat bunu yaparken bedeni doğru kullanmak gerekiyor.
YERE BAKARAK YÜRÜMEK BOYUN FITIĞINA DAVETİYE ÇIKARIYOR
Adım atarken sürekli olarak zemini izlemek, boyun ve omuz kasları üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.
Bu alışkanlık, omurganın doğal dizilimini bozarak zaman içinde kronik boyun ağrılarına zemin hazırlıyor.
Aynı zamanda çevresel tehlikelerin fark edilmesini engelleyerek, engebeli veya bozuk yollarda takılıp düşme riskini maksimum seviyeye çıkarıyor.
Kalbinizi sessizce bitiren ve her gün yaptığınız 8 tehlikeli hata
UZUN ADIMLAR ATMAK EKLEMLERİ ZORLUYOR
Daha hızlı hedefe ulaşmak veya daha fazla enerji harcamak umuduyla adımları gereğinden fazla açmak, diz, kalça ve ayak bileği eklemlerine aşırı yük bindiriyor.
Bu durum kas dengesizlikleri yaratarak çeşitli sakatlıklara kapı aralıyor.
En ideal ve güvenli olan yol, kişinin kendi vücut yapısına uygun, doğal adım mesafesini koruması olarak biliniyor.
KOL HAREKETLERİNİN EKSİKLİĞİ RİTMİ BOZUYOR
Yürüyüş sırasında kolları gövdeye yapışık tutmak veya kontrolsüz bir şekilde savurmak, bedenin doğal denge merkezini sarsıyor.
Oysa kolları hafif bükülü şekilde ve tempoya uygun olarak hareket ettirmek, hem denge hissini güçlendiriyor hem de bedenin daha fazla kalori harcamasını sağlıyor.
Vücudunuzun aniden yaşlandığı o dönemleri öğrenince çok şaşıracaksınız
KAMBUR DURUŞ NEFES KAPASİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR
Omuzları öne eğerek ve sırtı kamburlaştırarak adım atmak, sırt kaslarını zayıflatırken karın kaslarının da devre dışı kalmasına neden oluyor.
Bu yanlış postür, akciğerlerin yeterince genişlemesini engelleyerek vücuda alınan oksijen miktarını kısıtlıyor.
Göğsü dışarıda tutmak, dik bir omurga ile karın kaslarını hafifçe sıkarak ilerlemek en verimli sonucu veriyor.
HATALI AYAKKABI SEÇİMİ AYAK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR
Yüksek topuklular, parmak arası terlikler veya taban desteği bulunmayan dümdüz ayakkabılar ile uzun mesafeler katetmek ayak anatomisine büyük zarar veriyor.
Ayak kemerini destekleyen, zeminden gelen darbeleri emen, kaliteli ve yürüyüşe özel tasarlanmış ayakkabılar kullanmak, su toplaması ve eklem ağrıları gibi sorunları büyük ölçüde engelliyor.
Erken ölümü engelleyen günlük 5 dakikalık yöntem
VÜCUDUN AĞRI SİNYALLERİNİ DİNLEMEMEK TEHLİKELİ SONUÇLAR DOĞURUYOR
Fiziksel aktivite sırasında hissedilen ağrı, bedenin bir imdat çağrısı olarak kabul ediliyor.
Bu sinyalleri dikkate almayıp antrenmana devam etmek, basit bir kas gerilmesini kalıcı bir yırtığa veya kronik bir rahatsızlığa dönüştürüyor.
Ağrı başladığı anda hızı azaltmak veya tamamen durup istirahat etmek en mantıklı çözüm olarak öne çıkıyor.
ISINMA VE SOĞUMA RUTİNLERİNİ ATLAMAK KASLARI YIPRATIYOR
Kasları esnetmeden ve vücut ısısını artırmadan doğrudan yüksek tempolu yürüyüşe geçmek, liflerde mikro yırtıklar oluşma ihtimalini yükseltiyor.
Aynı şekilde aktivite sonunda aniden durmak da kasların sertleşmesine yol açıyor.
Antrenman öncesi ve sonrasında yapılan 5 dakikalık hafif esneme hareketleri, sakatlanma riskini minimuma indiriyor.
6-6-6 ile forma girin! Sosyal medyayı sallayan yeni yürüyüş tekniği
TELEFON EKRANINA ODAKLANMAK KAZALARA ZEMİN HAZIRLIYOR
Mobil cihazlara bakarak yürümek, dikkati tamamen dağıtarak kişinin çevresel farkındalığını sıfıra indiriyor.
Bu dikkatsizlik sadece duruş bozukluğuna yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda direklere çarpma, çukurlara düşme veya ciddi trafik kazalarına karışma riskini artırıyor.
SIVI KAYBINI TELAFİ ETMEMEK YORGUNLUĞA NEDEN OLUYOR
Özellikle güneşin yoğun olduğu saatlerde veya tempolu aktivitelerde vücut terleme yoluyla hızla sıvı kaybediyor.
Eksilen sıvıyı yerine koymamak; baş dönmesi, şiddetli kas krampları ve ani halsizlik tabloları yaratıyor.
Uzmanlar, aktivite öncesinde, sırasında ve sonrasında düzenli aralıklarla su tüketilmesini şiddetle tavsiye ediyor.

