Şef Mehmet Yalçınkaya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen gastronomi programına; akademisyen şef Asuman Kerkez, Şef Doğa Çitçi, Şef Sezai Ömer Erdoğan, Şef Zeki Açıköz, Şef Kemal Can Yurttaş, araştırmacı Kübra Yüzüncüyıl, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan ile şefler Bedrettin Aydoğdu ve Gökhan Aksoy konuk olarak katıldı. Programda başkentin yerel ürünleri, kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel yemekleri ve köklü işletmelerinin mutfak hikâyeleri ele alındı.

Festivalin gastronomi buluşmasında konuşan Şef Mehmet Yalçınkaya, oluşturulan listenin kenti ziyaret edenler için güvenilir bir rehber niteliğinde olduğunu ifade etti. Ankara mutfağının karakterini yağmurla beslenen bereketli toprakların belirlediğini vurgulayan Yalçınkaya; et ve hamur işlerinin yanı sıra erkeç pastırması, sakatat kültürü, yöresel üzümler, turşular ve kurutulmuş meyvelerin kentin gastronomi kimliğinde ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu dile getirdi. Yalçınkaya, gastronomi kültürüne sağlanan destek dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a ve TGA heyetine teşekkür etti.

USTALARDAN BAŞKENT LEZZETLERİNİN PÜF NOKTALARI
Gastronomi programında söz alan kentin köklü işletmecileri ve şefleri, Ankara mutfağının simge yemeklerine dair dikkat çeken detaylar paylaştı:
4 Saatlik Emekle Hazırlanan Ankara Tava: Boğaziçi Lokantası 3. kuşak işletmecisi Sefa Boyacıoğlu, kente gelenlerin mutlaka tatması gereken Ankara tavanın dışarıdan sade görünse de haşlama, fırınlama ve kızartma aşamalarıyla 3,5-4 saatlik zahmetli bir hazırlık süreci gerektirdiğini anlattı.
24 Saat Dinlendirilen Ankara Döneri: Meydan 1957 Döner’in 2. kuşak temsilcisi Hüseyin Özercan, hakiki Ankara dönerinin bir yaşını geçmemiş erkek kuzu etinden yapıldığını belirterek, etin süt veya yoğurt kullanılmadan yalnızca domates ve soğan suyuyla terbiye edilip 24 saat dinlendirildiğini söyledi.

Taş Tabanda Çıtır Simit: Funda Pastanesi 5. kuşak işletmecisi Bartu Tarakçı; Ankara simidinin taş tabanlı fırında pişmesi ve pekmezin yakılmasıyla oluşan aromanın ürüne asıl karakterini verdiğini belirterek simit-ayran, tava ve döner üçlüsünü önerdi. Tarakçı ayrıca unsuz hazırlanan kendilerine has "moy pasta" ve geleneksel sütlü tatlılarda klasik reçeteleri koruduklarını kaydetti.
Kaliteli Hammaddenin Önemi: Nakia Restoran Şefi Sercan Arslan ise Beypazarı güveci, Ayaş domatesi, erişte ve Beypazarı havucu gibi coğrafi ürünlerin kalitesine işaret ederek, doğru hammadde kullanımının kentin tabaklarına özgün bir kimlik kazandırdığını aktardı.

LEZZET ROTASINDA 60 DURAK
Ankara tava, Ankara döneri ve Ankara simidinin yanı sıra Beypazarı güveci, Çubuk turşusu, İnceğiz çorbası, öllüğün körü, efelek sarması ve bazlama gibi yöresel tatlar 60 duraklık rotanın öne çıkan durakları arasında yer alıyor. Deneyimli bir kurul tarafından tescillenen Lezzet Noktaları, başkenti ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlere Ankara'nın hem merkezindeki hem de çevre ilçelerindeki zengin mutfak mirasını deneyimleme fırsatı sunuyor.
