Dünya genelinde her 6 çiftten biri, yaşamının bir döneminde kısırlık (infertilite) sorunuyla karşı karşıya kalıyor. Standart tüp bebek tedavisi, bilimsel olarak kanıtlanmış aşamalarıyla birçok aile için tek çare olmaya devam ediyor. Ancak son yıllarda standart tedaviye eklenen ve "başarıyı artırdığı" iddia edilen yan uygulamalar büyük bir tartışma konusu haline geldi.
85 YÜKSEK KALİTELİ ÇALIŞMA İNCELENDİ: SONUÇ HÜSRAN
The Lancet Obstetrics, Gynaecology & Women’s Health dergisinde yayımlanan geniş çaplı bir meta-analiz, tüp bebek merkezlerinde sıkça sunulan bu "ek tedavileri" mercek altına aldı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, araştırmanın detaylarını şu sözlerle paylaştı:
"Araştırmada bugüne kadar yapılmış 157 randomize kontrollü çalışma değerlendirildi. Güvenilirlik kriterlerini karşılamayan 72 çalışma analiz dışı bırakıldı ve yüksek kaliteli 85 çalışmadaki binlerce hastanın verisi karşılaştırıldı. Sonuçlara göre; rutin olarak önerilen pek çok ek uygulamanın, gebelik ya da canlı doğum oranlarını artırdığına dair güçlü hiçbir bilimsel kanıt yok."
HANGİ POPÜLER YÖNTEMLERİN ETKİNLİĞİ KANITLANAMADI?
Analiz sonuçlarına göre, tüp bebek kliniklerinde hastalara ekstra ücretlerle sunulan ancak gebelik şansını artırdığı kanıtlanamayan popüler uygulamalar şunlar:
Akupunktur
Yumurtalığa veya rahim içine PRP uygulanması
Endometriyal reseptivite (ERA) testi
Kortikosteroid (kortizon) ve aspirin tedavileri
İntralipid infüzyonu (Serum tedavileri)
Herkese rutin uygulanan PGT-A (embriyolarda kromozom taraması)
Araştırmada yalnızca EmbryoGlue (embriyo yapıştırıcısı), rahim çizilmesi ve PICSI yöntemleri için çok sınırlı düzeyde olumlu bulgular elde edilse de, uzmanlar bu yöntemlerin bile rutin olarak kullanılmasını önerecek kadar güçlü kanıtlar bulunmadığının altını çiziyor.
"MALİYETİ NEREDEYSE TÜP BEBEK KADAR!"
Standart tüp bebek tedavisinin bilimsel basamaklarının çok net olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Faruk Buyru, ek uygulamaların çiftlere yüklediği psikolojik ve ekonomik tahribata dikkat çekti.
Bazen tedavinin en başında, bazen de başarısız denemelerden sonra hastalara "Bunu da yapalım, şansınız artsın" denildiğini belirten Buyru, "Özellikle akupunktur, kortizon, PRP ve rahim içi enjeksiyonlar birçok merkezde sıkça uygulanıyor. Bu yöntemler için zaman zaman neredeyse tüp bebek tedavisi kadar ek ücretler talep ediliyor. Bilimsel faydası olmayan bu uygulamalar gereksiz umut oluşturarak çiftleri maddi açıdan ciddi şekilde zorluyor" ifadelerini kullandı.

"TİCARİ KAYGILAR BİLİMİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ"
Dergi tarafından yayımlanan bir diğer çalışma ise, hastaların güvenilir internet kaynaklarından kanıta dayalı bilgiler okuduğunda, bu tür gereksiz tedavilerin risklerini ve etkisizliğini çok daha iyi kavradığını ortaya koydu.
Uzmanlar, tedavi süreçlerinde reklam ve pazarlama söylemlerine aldanılmaması gerektiği konusunda hemfikir. "Biz daha önce gebe kalamayan beş hastamıza yaptık, üçü gebe kaldı" şeklindeki söylemlerin bilimsellikten uzak olduğunu belirten Prof. Dr. Buyru, tüp bebek tedavisinde ticari kaygıların bilimsel gerçeklerin önüne geçmemesi gerektiği konusunda hem hastaları hem de hekimleri uyardı.
