Türkiye'de her yıl 25 bin erkeğe teşhis konuluyor: 40 yaş üstü dikkat!

Türkiye'de her yıl 25 bin erkeğe teşhis konuluyor: 40 yaş üstü dikkat!

Türkiye'de her yıl 25 bin erkeğin kapısını çalan prostat kanseri hakkında uzmanlar uyardı. Ailesinde hastalık öyküsü bulunanlarda tehlike çanları çalarken, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği erken teşhisin hayat kurtardığını vurguladı. 40 yaş üstü erkeklerin yaptırması gereken kritik testler ve tedavideki son gelişmeler açıklandı. İşte detaylar...

Erkek sağlığını tehdit eden hastalıkların başında gelen prostat kanseri belirtileri ve prostat kanseri tedavisi konuları, her yıl binlerce kişi tarafından araştırılıyor.

Özellikle PSA testi sonuçları ve üroloji doktoru kontrolleri, erken teşhis sürecinde hayati önem taşıyor.

Uzmanlar, prostat büyümesi ile karıştırılmaması gereken bu hastalıkta, genetik faktörlerin ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının etkisine dikkat çekiyor.

BABANIZDA VEYA KARDEŞİNİZDE VARSA RİSK 5 KAT ARTABİLİR

Sputnik Türkiye'den Meltem Günay'ın haberine göre, Türkiye genelinde her sene yaklaşık 25 bin erkeğe prostat kanseri teşhisi konuluyor.

Bu hastalıkta aile geçmişi, riski belirleyen en önemli faktörlerin başında geliyor.

İstatistiksel verilere göre; babasında kanser öyküsü bulunan kişilerde risk iki katına çıkarken, erkek kardeşinde aynı hastalık görülenlerde bu oran üç kata yükseliyor.

Eğer hem babada hem de kardeşte prostat kanseri varsa, kişinin bu hastalığa yakalanma ihtimali toplumun geneline kıyasla beş kat daha fazla oluyor.

Sinsi ilerleyen ve üç hastadan birinde hiçbir belirti vermeyen bu hastalıkta kimlerin risk grubunda olduğunu bilmek hayati önem taşıyor.

70 YAŞINDAN SONRA ERKEKLERDE EN SIK GÖRÜLEN KANSER TÜRÜ

Mevcut tabloyu değerlendiren Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, hastalığın görülme sıklığının yaşla doğru orantılı olarak arttığını ifade etti.

Hem dünyada hem de Türkiye'de erkeklerde en sık rastlanan ikinci kanser türü olan prostat kanseri, 70 yaş sonrasında ne yazık ki birinci sıraya yerleşiyor.

40 YAŞINDAN İTİBAREN YILDA BİR KEZ ÜROLOJİK MUAYENE ŞART

Hastalığın önlenebilir yapısına dikkat çeken Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, vakaların yüzde 30'unda hiçbir şikayet oluşmadığını ve sürecin sessizce ilerlediğini vurguladı.

Beklenen risk yaşının 70 ve üzeri olmasına rağmen 40-45 yaşlarında da vakalarla karşılaşılabildiğini belirten Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, 40 yaşından itibaren erkeklerin yılda bir kez kontrole gitmesi gerektiğini söyledi.

İdeal tarama başlangıç yaşı 50 olarak kabul ediliyor ancak idrar yapmada zorluk, sık idrara çıkma, bel ve sırt ağrısı gibi şikayetler varsa beklemeden doktora başvurulması gerekiyor.

Ayrıca 50-70 yaş aralığındaki erkeklerin yılda bir defa PSA (Prostat Spesifik Antijen) testi yaptırması öneriliyor.

HASTALARIN CİNSEL YAŞAM KALİTESİ KORUNMAYA ÇALIŞILIYOR

Tedavi sürecindeki en büyük hedeflerden biri, hastaların cinsel fonksiyonlarını kaybetmeden uzun ve sağlıklı bir ömür sürmelerini sağlamak oluyor.

Geçmişte daha çok ileri yaş hastalığı olarak görülen prostat kanseri, günümüzde genç yaşlarda da tespit ediliyor.

Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, tedaviye bağlı gelişen cinsel isteksizliğin sadece hastayı değil, aileyi de etkileyen psikolojik bir travmaya dönüşebildiğini belirtti.

Bu nedenle tedavi planlamasında psikologlar, psikiyatri uzmanları ve ürologlarla multidisipliner bir çalışma yürütülerek, yaşam kalitesini koruyan yöntemler tercih ediliyor.

TOPLUMDA KANSERİN ÖLÜMLE EŞDEĞER GÖRÜLMESİ TEDAVİYİ ZORLAŞTIRIYOR

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, Türkiye'de kanserin 'fobik' bir hastalık olarak algılandığını dile getirdi.

Toplumun büyük bir kısmının teşhis konulduğunda bunu ölümle eşdeğer gördüğünü belirten Prof. Dr. Bülent Karabulut, tedavilerin çok zor olduğu veya her hastanın ağır kemoterapi alacağı yönündeki yanlış inanışların yıkılması için çaba gösterdiklerini ifade etti.

YENİ NESİL İLAÇLARLA YAŞAM SÜRESİ VE KONFOR ARTIYOR

Prof. Dr. Bülent Karabulut, kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarının prostat kanseri tedavisinde yeni bir çığır açtığını anlattı.

Yeni nesil ilaçların eski yöntemlere kıyasla tümöre 3-4 kat daha fazla yanıt verdiğini belirten Prof. Dr. Bülent Karabulut, hastalıktan kurtulma oranlarının yükseldiğini ve yaşam süresinin uzadığını kaydetti.

Son 15 yılda yaşanan gelişmeler sayesinde prostat kanseri artık kronik bir hastalık gibi yönetilebilir hale geliyor.

Üzerinde çalışılan yeni ilaç kombinasyonları da gelecekte çok daha etkili sonuçlar vadediyor.

KİŞİYE ÖZEL GEN TESTLERİ VE ATOM TEDAVİSİ ARTIK RUTİN HALE GELDİ

20-25 yıl önce sadece hayal edilen birçok tıbbi uygulamanın bugün rutin hale geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Bülent Karabulut, testosteron üretimini durdurmak için artık cerrahi müdahaleye gerek kalmadığını, bunun iğne veya haplarla yapılabildiğini söyledi.

Yan etkisiz ve konforlu ilaçların kullanıma girdiğini belirten Prof. Dr. Bülent Karabulut, akıllı ilaçlar ve gen testlerine göre belirlenen immünoterapilerin önemine değindi.

Bir zamanlar ütopik sayılan PSA'ya özel atom tedavileri ise 2025 yılı itibarıyla gerçeğe dönüştü.

Önümüzdeki süreçte riskli aileler için kişiye özel takip programları daha da yaygınlaşacak.

ERKEKLERİ DOKTORA GİTMEYE KADINLAR İKNA EDİYOR

Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Dr. Belma Kurdoğlu Akgün, erkeklerin hastalığı bir tabu olarak gördüğünü ve doktora gitmekte isteksiz davrandığını hatırlattı.

Yapılan araştırmalara göre, erkeklerdeki idrar sorunlarını ve semptomları genellikle ilk fark edenler eşleri oluyor.

Doktora gitme konusundaki erteleme davranışını kıran ve teşvik eden kadınlar, erken teşhiste kilit rol oynuyor.

Dr. Belma Kurdoğlu Akgün, kadınların sosyal medya ve sivil toplum kampanyalarına daha duyarlı olduğunu, bu bilinçle eşlerini ve çocuklarını doğru yönlendirerek hayat kurtardıklarını ifade etti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN