Cevat’ın mücadeleciliği

Buradaki “mücadelecilik” kelimesini özel ad anlamına büyük harfle de yazabilirdim. O, evet “Mücadeleci” idi. Yani yolu gençlik döneminde Mücadele Birliği ile kesişti. Ama benim başlığa aldığım mücadelecilik, Cevat’ın (Ondan Cevat Özkaya veya Cevat Bey diye bahsetmek, dışardan bir dille yazmak olduğu için, ve o “Bizim Cevat” olduğu için doğrudan ismiyle bahsedeceğim) hayatın içinde gerçekten bir mücadele adamı olma hüviyeti sebebiyledir.

Özel anlamı ile de “Mücadeleci” idi, üniversite yılları ve sonrasında Mücadele Birliği bünyesinde bulundu. Pınar Dergisi de O yapı içinden devraldığı bir emanetti.

Mücadele Birliği içinde çok insan bulundu. Zaman zaman sayılır, siyasetteki, medyadaki, farklı dini yapılar içindeki isimlerin Mücadele Birliği ile ilişkileri anılır ve bu isimler sanki Mücadele Birliği’nin farklı yapılar içine bilinçli olarak soktuğu isimler gibi değerlendirilir.

Bu komplocu bir yorumdur. Mücadele Birliği’ni gizli, oraya buraya sızan, tehlikeli bir hareket gibi gösterme amacını taşıyan kötü niyetli bir yaklaşımdır.

Mücadele Birliği 1960’lı yıllarda doğmuş, genç zeki isimlerin “dâvâ” heyecanıyla buluşmuş, bana göre “islâmi” hüviyeti belirgin bir hareketti. Hareketten 1970’lerin ortalarından itibaren ayrılmalar olmuş, ayrılanlar kendi ilgileri – kabiliyetleri çerçevesinde farklı alanlarda hayatlarını sürdürme çabasında olmuşlardır.

Birbiriyle haberleşmeleri sadece dostluk bağları sebebiyledir. Bu dostluk bağları halen de öbek öbek devam etmektedir.

Farklı mecralarda bulunan farklı isimleri de bu çerçevede görmek gerekir. İşte düğünlerde, ölümlerde yan yana duran dünün mücadele şevkiyle dolu ağarmış saçlı simaları…

Bugün de bu insanlar yaşlarına – ağarmış saçlarına, sağlık sorunlarına bakmadan memleket derdi ile hem haldirler. Ne iyi gidiyor, ne kötü gidiyor, ilgilenirler, düşünceleri vardır, tecrübelerini konuştururlar… Aynı yerde midirler? Hayır. Farklı mecralarda, bazan farklı düşünceler içindedirler ama ana kaygıları memlekettir ve o “kutlu dâvâ”dır.

“Cevat’lar” da bir öbektir. Diyelim önceleri Pınar öbeği, sonra Araştırma Kültür Vakfı öbeği, sonra Umran öbeği… Zaman zaman çiğ köfte buluşması yapmakla memleketi konuşmak aynı niteliktedir. Bosna konuşulur orada, Gazze konuşulur, Amerika’nın, İsrail’in, Siyonizmin Ortadoğu hesapları çözümlenmeye çalışılır.

Cevat, taa üniversite yıllarından okuyan, kendini yetiştiren bir insan olarak bu oluşumların hepsinde vardır ve hepsine ufuk taşıyan özelliktedir.

Pınar Yayınevi hakikaten köklü bir kültür – fikir -hatta aksiyon damarı olmuştur. İslâmî camiada farklı bir ufuk açan muhtevada eserler yayınlanmıştır. Edward Said’den Noam Chomsky’ye, Garaudy’den, Taha Abdurrahman’a çok geniş bir yelpazenin ülkeye kazandırılmasında Cevat’ın ufku belirleyicidir.

İslâm devriminden bu yana İran’da olan bitenler, ilk heyecanların yaşanmasından sonra gelen süreçte bir tür laboratuvar gibi değerlendirilir.

Pınar Yayınevi’nin islâmî camiada en muhtevalı bir yayını kararlılıkla sürdürdüğü bilinir.

Cevat Bey kardeşim, şimdi ebediyyet yolcusu. Onun bir mesele üzerinde tartışırken gürül gürül sesini özleyeceğiz. Mazlum-der başkanlığını yapmış olması bile zor zamanlarda onun yüreğinin nasıl mazlumlarla çarptığını gösterir.

Eseri bütün muhtevasıyla Pınar’ın imza attığı eserlerin tamamıdır. Bir perspektif işidir çünkü yayıncılık. Bir tercih, bir seçme, ayıklama, bir ufuk işidir. Bir bilinç inşa etme kaygısıdır. İslâm dünyasının perişanlık zamanlarını yaşayan bizim çağın çocukları için bu iş, zorlu bir iştir.

Cevat bu görevi yüz akıyla ifa etmiştir. Genç grupların “Cevat Abi”sidir.

Ama iş bitiyor bir gün. “Gel çağrısı” geliyor. Dünya bu. Yolculuk başlıyor. Cevat kardeşimin yolculuğu başladı. Bizler de yetim-i akran olarak o yolculuğun adaylarıyız. “Biz de size iltihak edeceğiz” demiş Allah Elçisi, önden gidenlere…

Mekânı cennet olsun. Allah’ın sonsuz rahmeti onunla olsun. Ailesine, çocuklarına ve tüm dostlara başsağlığı ve sabrı cemil niyaz ediyorum.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.