Ayasofya'ya çağrılanlar çağrılmayanlar

İmamoğlu’yla başlayalım. İktidar medyası, katılmama kararıyla Yunan medyasını sevindirdiğini yazıyor.

Ekibine sordum. Meğer davet edilmemiş bile. Ne telefonla ne de resmi bir davetiyeyle...

“İlk cumaya katılmayacak, Ayasofya yerine Ankara’da Lozan’ı anma toplantısına gidecek, misilleme gibi” haberlerinin nereden çıktığına gelince...

Programında görünüp görünmediğini araştıran meslektaşımız, “Hayır” cevabını almış. Ama davet edilip edilmediğini sormamış.

24 Temmuz’da Başkan’ın nerede olacağı sorusuna da “Kurultay için Ankara’da” denmiş.

“Ankara’da Lozan toplantısına katılacağı” ise bir yanlış anlaşılmadan kaynaklanmış.

Çünkü katılacağı Lozan toplantısı, bir gün önce İstanbul’daki belediye etkinliğiymiş. Bilgi verilirken günler karıştırılmış.

Kılıçdaroğlu ise resmen davet almış. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, bizzat arayarak iletmiş. Ama kurultay çalışması nedeniyle katılamayacakmış.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, organizasyonu Diyanet’in üstleneceğini açıkladığında şöyle bir ifade kullanmıştı: “Meclis’teki ortak duruş çok anlamlı.”

Buna istinaden, ben de Meclis’teki tüm partilerin ayrımsız çağrılacağını ummuştum.

Milletvekillerine basılı davetiyeler ulaştırılmış. CHP’li milletvekilleri de dışlanmadan.

Katılım durumlarını da öğrendim. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, kurultay mazeretiyle katılmayacak ama parti grubu serbest bırakılmış. İnisiyatif milletvekillerinde, manisi olmayanlardan isteyen açılış ve cumaya katılabilecek.

Haliyle MHP ve İYİ partililere davet gitmemesi düşünülemez. Grupları tam kadro hazır olacak mı, netleştiremedim. Ancak liderleri, yine bizzat Erbaş Hoca’nın aramasıyla davet edilmişti. Bahçeli’yle Akşener’in, katılımlarını teyit ettikleri de duyurulmuştu.

Davette parti ayrımı gözetilmemesi sevindirici.

Peki ya HDP’liler?

Ayasofya’nın müzeden camiye çevrilmesine usulen itiraz etmişlerdi. “Ortak mabet ve miras, siyasete alet edilmemeli” gibi bir gerekçeyle. Ama gür bir karşı çıkış değildi.

Yani aslına bakarsanız, Cumhurbaşkanı’nın anlamlı bulduğu “Meclis’teki ortak duruş”un çok da dışına ve uzağına düşmemişlerdi.

Fakat HDP’li milletvekilleri cemaatten dışlanmış, davetiye gönderilen olmamış. Eş Genel Başkan Mithat Sancar’ı Diyanet’ten arayan soran olmadığı gibi...

Saadet lideri Karamollaoğlu da davet almayanlardan.

Milli Görüş hareketi, ilk gününden beri hiç zikzak çizmeden Ayasofya’yı camiye geri döndürme fikrinin yılmaz takipçisiydi. AK Parti’yi de her fetih yildönümünde “Ayasofya’sız kutlanmaz” diye sıkıştırırlardı.

Karamollaoğlu, icabet etme isteğini açıkça dile getirdiği halde çağrılmadı.

Eleştirdiği için mi dışarda bırakıldı? Ayasofya’da kılınacak cuma namazına davetten söz ediyoruz. Cezalandırma aracı gibi kullanmaya gerek var mıydı?

Ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na davet gönderilmemesinin izahı var mı? Bir de “Katılmıyor, Müslüman Türkler sevindi, o sevinmedi” diye yerden yere vuruluyor.

Önce davetiye gitse, sonra eleştirilse olmaz mı?

İktidar, ‘siyasi şov’ gibi görünmesini istemiyor, bundan rahatsız. Ama medyası, böyle göstermek için elinden gelen kara propagandayı yapıyor.

Haşa, siyasetin gölgesi düşürülmese cumanın şartları yerine gelmeyecek sanki!

"MÜSLÜMAN TÜRK'ÜN RENGİ"

Ayasofya’nın halısı için ‘ördek başı yeşili’ seçilmişti. Turkuaz Medya Grubu’nun kimi haberlerinde “Müslüman Türk’ün rengi turkuaz” dendiğine rastladım.

Camilerin yaygın halı rengi, daha çok kırmızı ve tonları gibi sıcak renklerdir benim bildiğim. Yeşil mavi karışımı turkuaz, camilerde halıdan ziyade çinilerde görmeye alıştığımız soğuk bir renk.

Ayasofya halısının sipariş edildiği Özkul Halı Fabrikası, 50 bin camiye halı dokumuş. Foto galerisine göz atın, dağılımı görürsünüz.

Cam mavisi, camgöbeği, ördek yeşili...Ne derseniz, turkuaz tonlarında halıların çok yakıştığı eski ve yeni camiler de var.

Fakat “Müslüman Türk’ün rengi” ilan etmek biraz aşırı ve iddialı kaçmıyor mu?

Kırmızı protokol halısı, merasim polisi üniforması, milli takım forması, hatta sarı basın kartından sonra cami halısı rengi de turkuaz modasına mı döndürülecek yani?

Bir de Ayasofya’nın Osmanlı dönemi halı fotoğraflarına bakın. O zamanki geleneksel renkler mi daha sıcak ve dokuya uyumlu duruyor, şimdiki soğuk ördek yeşili mi?

Oryantalist resim severseniz, işledikleri muazzam şark halısı renklerinden ve desenlerinden de çıkarabilirsiniz.

Yeniliğe, farklı denemelere açık olmak başka. Cami halısına kadar memleketi tek renge boyama takıntısı başka. Zorlamaya ne gerek

YORUMLAR (49)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
49 Yorum