Ekonomide büyük fatura yeni başlıyor
Şu not ile başlayalım: Bazı çalışmalarımın o ortamda anlaşılmadığı ama sonrasında sıkça kullanıldığını görüyorum. Umarım bu önemli çalışmamızın da kıymeti çok geçmeden anlaşılır.
Son dönemde bazı hesaplamaları zaman kavramı ile açıklamaya çalışıyoruz. Bu çalışmamız da bunlardan biri olacaktır.
Mesela faizler yükseldi ama bu yükseklik sadece birkaç ay sürdü. İşte burada mutlak değer kavramı çok anlam ifade etmiyor.
Kilit soru şudur: Yüksek faiz kadar ne kadar sürdüğü de önemlidir. Gerçek maliyetin anlaşılması için oran ve zaman birlikte değerlendirilmelidir.
Grafikte reel faizi ele aldık ve bunu yıllık hale getirdik. Kısaca buradaki her bir oran aylık reel faizi değil yüklenilen yıllık reel faizi vermektedir. Böylece zaman maliyetini de görebilmiş oluyoruz.
Bir başka soru da şudur: Neden TÜİK yerine İTO fiyatlarını baz aldık? Çünkü TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri gerçekçi değil. Mesela TÜİK enflasyonu %32,61 iken kredi faizi %54,95’dir. Burada TÜİK enflasyonuna göre reel faiz %16,84 çıkmaktadır. Ve yıllık ortalama reel faiz ise %16,22’ye gelmektedir.
TÜİK enflasyonunun gerçek olmadığını buradan bile söyleyebiliriz. Nasıl mı?
Bir yıldır TÜİK enflasyonuna göre reel faiz yüzde 16-20 aralığında seyretmektedir. Sizlere kesin bilgi olarak söyleyeyim: Bu yüksek reel faize bu kadar uzun süre hiçbir ekonomi dayanamaz. O yüzden TÜİK enflasyonu gerçek değil…
Gelelim İTO fiyatlarına göre reel faize (1995 Geçinme Endeksi).
Kredi faizi %54,95 iken yıllık enflasyon %41,58 seviyesindedir. Basit faiz farkı 13,37 görülse de gerçek reel faiz yüzde 9,44 seviyesidir.
Evet, İTO fiyatlarına göre haziran ayında reel faiz %9,44 oranına sahiptir.
Ve 12 aylık süre… İTO fiyat endeksine göre 12 aylık toplamda reel faiz %9,66 seviyesine karşılık geliyor.
2018-2019 kemer sıkma programında yıllık reel faiz Ocak 2019’da %9,85’e ulaşmış ve ardından Haziran 2019’da yüzde 8,0’lere gerilemişti. Yüzde 9,0-10,0 aralığında 8 ay seyreden yüksek reel faiz yaklaşık 2 milyon kişinin işini kaybetmesine yol açmıştı.
Şimdi durum şu: Şubat 2026’da İTO fiyatlarına göre reel faiz yüzde 9,0 sınırının üzerine çıktı. Şimdiye kadar 5 aydır 9,0-10,0 aralığında seyrediyor. Ve daha açık söyleyeyim: Reel faizin yüzde 9,0’un altına düşmesi bu gidişle zor görülüyor.
Burada bir farkı daha ifade edelim: 2018-19 sert faiz öncesinde de yüksek sayılabilecek bir reel faiz dönemi yaşanıyordu. Oysa 2021-2025 arası negatif faiz döneminde yüksek kazançlar elde edilmiş durumda. Negatif faiz dönemindeki bu birikim dolayısı ile şirketler 2018-19’a göre şu anda daha dayanıklı durumdadır.
Lakin bir de negatif durum var: 2018-19’da ihracatçılar açısından reel kur daha düşüktü. Şimdi ise reel kur yüksekliği özellikle ihracatçı firmaları ikinci yönden sıkıştırmaktadır.
Tam bir makas durumu.
Gelelim son duruma:
Reel faiz kritik eşik olan yüzde 9,0-10,0 aralığında ve bu aralıkta geçen süre de 5 ayını doldurdu. Ve maalesef ki enflasyon hala yüzde 30,0-33,0 bandında ve düşemiyor. Enflasyon düşüşüne bağlı faiz düşüşü ve maliyet avantajı sarmalına bir türlü geçemiyoruz. Bunun nedeni ise siyasi operasyonlar…
Burada da tam bir çıkmaz haldeyiz.
Peki, ne olacak?
Ya enflasyonu düşürme programını rafa kaldıracağız ve bu seviyelerde idare edeceğiz…
Ya da çok beklemeden erkenden baskın seçime gideceğiz.
Başka çare yok.
Eğer enflasyonla mücadele programına devam edip sonra da seçime gideceğiz diye düşünüyorsanız bunun maliyetini hiçbir iktidar taşıyamaz… Benden söylemesi.
PİYASA KATILIMCILARI NE BİLİYOR?
Merkez Bankası anket usulü enflasyon beklentilerini açıklıyor. Mesela 12 sonrası için beklenen enflasyon %23,81… (önceki %23,82)
Gelin gerçekleşen ile beklenene bakalım.
Geçen yıl (2025) bu yıl mayıs için piyasa katılımcıları %25,06 enflasyon bekliyorlarmış. Oysa gerçekleşen enflasyon %32,61 oldu.
Ama daha önemlisi şu: Piyasa katılımcıları hiç ama hiç enflasyon beklentisini tutturamamış. Gerçekleşen enflasyon hep yüksek olmuş.
İnsan tabi merak ediyor: Bu pembe gözlüklü piyasa katılımcıları kim? Bunları kim ciddiye alıp karar veriyor?
Ama çok şaşmamak lazım. Çünkü Merkez Bankası bile enflasyon hedefinin 1 yıl önceden hiç doğru tahmin edemiyor. Merkez bile enflasyona hep pembe gözlükle bakıp hayali tahminler yapıyor.
Böyle bir tahmin seti sizce sağlıklı mı? Ya da bunları ciddiye almak gerekiyor mu?

