Zeybekçi vurguncularla karıştırılmak istemiyor

Fon dolandırıcılığı skandalında “AK Parti’den bir Borsa İstanbul paylaşımı niye gelmedi” diye sormuştum.

Geç geldi ama bir geldi, pir geldi...

Borsa İstanbul sitesinde amaç ile misyonu; güvenilir, şeffaf, âdil ve sürdürülebilir alım satım şartlarını sağlamak diye açıklanıyordu.

Foncuların balon şişirerek yapay fiyat oluşturması, içi boş hisse değerlerini yüze, bine katlaması buna sanki pek uymuyordu.

Ama AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı, SPK’nın yapması gerekenler arasında neyi yapıp neyi yapmadığını göstermiş de Borsa İstanbul’unkini göstermemişti.

Ne düşünürdünüz?

İktidar partisinin Ekonomi İşleri Başkanı, Nihat Zeybekçi. Ona bağlı X hesabı, Sermaye Piyasası Kurulunun görev ve yetkilerini hatırlatmıştı.

Herhalde Ponzi yöntemiyle borsada saadet zinciri dolandırıcılığı yapılırken SPK’nın nasıl müdahale edebileceğini ve nelere etmediğini görelim diyeydi.

Doğal olarak Zeybekçi’den Borsa İstanbul yönetiminin görev ve yetkileri için de benzer bir hatırlatma beklenmez miydi?

O paylaşımın bir türlü gelmemesi, farklı yorumlara ve soru işaretlerine yol açmıştı.

Ekonomiden sorumlu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zeybekçi’nin bu tutukluğu nihâyet çözüldü.

Nedeniyle başlayalım; meğer kendisi de Tera’nın tasfiyedeki bir fonuna yüklüce para kaptırmış ama mağdurlardan olduğunu söylüyor. Vurguncularla, parti yönetiminden arkadaşı Fatma Betül Sayan gibilerle karıştırılmak istemiyor.

Belki Yeni Parti’den önce açıklayarak ön almak için konuştu. Ancak hakkını da verelim, Sözcü’den İsmail Saymaz’a tüm açıklığıyla konuşmuş.

Zeybekçi, bu fonlarda manipülasyon uyarılarından haberdar olduğunu saklamamış. Kurumlar ve arkadaşların uyarılarından haberdarmış. Ortağı olduğu şirketlerin faizden kaçınmak için buraya para yatırdığını ise bilmiyormuş, kendisine sorulsa izin vermezmiş.

Peki sorumlusu kim? Madem biliyorlardı, iktidar partisi Ekonomi Başkanı’nı da mağdur eden dolandırıcılık veya vurgun çarkını niye engelleyemediler?

Sorumlular arasında ilk kez Borsa İstanbul yönetimini de saydığı yere işte şimdi geldik.

Fakat sıkı durun; Zeybekçi de sıradan vatandaş kadar şaşkın, tepkisi sizinkinden benimkinden farksız.

DEVLETİN İHMALİ VARSA İKTİDAR PARTİSİNİN YOK MUDUR?

Devletin gözü önünde bu dolandırıcılık nasıl mümkün oldu?

Nihat Zeybekçi’nin Sözcü’deki cevabı aynen şöyle:

“Maalesef devletin ihmali var. Devlet bunları saniye saniye bilebilecek, gözetleyebilecek, müdahale edebilecek durumda.

Vatandaş ‘bir şey olsaydı devlet müdahale ederdi’ güvencesiyle buralarda parasını tuttu.

Gerek SPK gerek Borsa İstanbul, işlemleri saniye saniye görebilir enstrümana sahip. Kıytırıktan bir hisse 10 liradan bin liraya çıkarken neden müdahale edilmedi? Maalesef büyük bir ihmal var.

Ellerinde durdurma, erişime engelleme, işlem yasağı getirme gibi her şey var. Bunları yapmaktan alıkoyan ne?”

Gerçi Zeybekçi; “maalesef devletin sorumluluğu var” sözlerine “devlet ihmal etmez, kurumlara görev ve sorumluluk verir, ihmal varsa gereğini yapar” diye açıklık getirdi sonra.

Yalnız, aynı kapıya çıkıyor. Zeybekçi’nin, fazlası anlamında yanlışı yok ama eksiği çok. Çünkü sıradan vatandaşla aynı konumda değil. Devleti, partisinin iktidarından başkası yönetmiyor.

Halk, devleti yönetsin diye AK Parti’yi iktidar yaptı. Siyasi hesabını muhalefetten mi soracak? Devlet veya kurumlar diye başka birini mi sorumlu tutacak?

2018’de Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişle birlikte bazı şeyler değişti. SPK gibi kurullara atananların başka görev üstlenemeyeceği kuralı kalktı.

O sınırlamasa kalkmasa Devlet Denetleme Kurulu Başkanı’nın Borsa İstanbul Başkanvekili olduğu dönemi nasıl denetleyeceği bugün tartışılmazdı. Bakanlık, Cumhurbaşkanlığı yetkililerinin Borsa İstanbul yönetiminde, Borsa İstanbul Başkanı’nın Varlık Fonu Başkanvekilliğinde ne aradığı da sorulmazdı.

Arpalık tartışmasına indirgenemeyecek kadar büyük bir sorundan, bir sistem riskinden söz ediyoruz. Diğer denetleyici kurullar için de geçerli, düzgün ve etkin işleyişi sakatlayan bir açık.

Zeybekçi, fonzedelerle oturup fon soyguncularından yakınırken dosdoğru konuşuyor. Fakat kapıyı, pencereyi açık bırakan sistem çarpıklığını düzeltecek siyasi sorumluluk makamında oturan da o.

Sonuçtan bir AK Parti Genel Başkan Yardımcısı yararlanmış, biriyse yana yakıla şikâyet ediyor. Sebebi kim düzeltecek, kendi hâlinde sıradan mağdurlar mı?

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.