Back To Top
Demirtaş’ın tutuklanmasının anlamı

Demirtaş’ın tutuklanmasının anlamı

 - Son Güncelleme: 26.09.2019 Perşembe 10:07
- A +

Bugün siyasi iktidarın cezalandırdığı, bırakmamakta direndiği şiddetin panzehri siyasettir. Bu yapılan sadece şiddet yanlılarının işine yarar. Onların sözünü ve sesini öne çıkarır. Öfkeyi tahrik eder.

Şubat 1994 tarihinde dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, TBMM’deki DEP’li milletvekillerini kastederek, “Eşkıyayı Bekaa’da aramaya gerek yok. Maalesef bunların bir kısmı Yüce Meclis’in çatısı altındadır” demişti. 2 Mart 1994 günü 6 DEP’li milletvekillinin dokunulmazlıkları kaldırıldı. Meclis çıkışında yaka paça tutuklanarak cezaevine gönderildiler ve 10 yıl hapis yattılar. Leyla Zana, Ahmet Türk, Orhan ve diğerleri...

Bu insanlar cezalarını tamamladılar, Leyla Zana hapisten çıktığı zaman Türkiye’nin Güneydoğu’su görülmemiş bir şekilde ayağa kalktı, sokaklara çıktı, kimileri tekrar milletvekili oldu, yıllar içinde Türkiye açılım politikası, çözüm süreci aşamalarından geçti, hapse atılan insanlarla, hedef alınan, itham edilen siyasi partilerle masaya oturuldu.

Sonra başladığımız yere tekrar geri döndük.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD’ye gitmeden yaptığı bir açıklamada şunları söylüyordu: “Bu ülkede katil aranıyorsa bunların adresini aramaya gerek yok. Bunlar, parlamentoya kadar sızmışlar. Sokağa insanları çağırıp ondan sonra Diyarbakır’da 53 evladımızı öldürenleri bu millet unutmuyor ve unutmayacaktır da. Sonuna kadar bu işin takipçisiyiz, takipçisi olacağız. Bunları bırakamayız...”

Erdoğan’ın “sokağa insan çağırma” ifadesiyle başta Demirtaş’ı kastettiğine şüphe yok. Nitekim bu konuşma, Güreş’in tutuklama öncesi çıkışından farklı olarak, Demirtaş cezasını tamamlayıp tahliye olmak üzereyken, başka bir soruşturma gerekçesiyle tutuklanmasından, 1 gün sonra, “post-mortem” olarak yapıldı. Tahmin edileceği gibi bu soruşturma, sokağa insan çağırma iddiasıyla, 6-8 Ekim Kobani olaylarıyla ilgili.

Güreş’in açıklamasıyla Erdoğan’ın açıklaması arasında 25 yıl var.

İçerik “mıh” gibi, aynı. Varsa tek fark üslupda, o da üslubun kesinleşmiş olmasında...

Ne demeli?

Bu tablo, hem Kürt meselesi hem siyasi güç-yargı ilişkileri, Türkiye siyasetinin hukuk devleti ilkeleri açısından olduğu yerde saymasından başka anlam taşımaz.

Esasa gelelim...

Demirtaş neden hapiste?

6-8 Ekim Kobani olaylarındaki tutumundan dolayı mı? Çözüm sürecindeki rolünden ötürü mü? Hendek hadiseleri sırasındaki açıklamalarından kaynaklı mı? Peki neden şimdi? Neden o zaman değil? Neden dokunulmazlıkların kaldırılması Mayıs 2016’yı bekledi?

Neden tutuklamalar 15 Temmuz darbe girişiminden sonra olağanüstü hal koşullarında, 4 Kasım günü 2016 tarihinde münferit değil, HDP’ye yönelik kitlesel şekilde (yüzlerce teşkilat üyesi, 9 milletvekili) yapıldı? 11 Eylül 2016’da 28 belediyeyle başlayan kanun hükmünde kararnameyle kayyum atama furyası neden kısa zamanda HDP’yi yerel siyasetten kazıyacak boyuta geldi? Bu durum, siyasi iktidar ya da iktidar bloğunun yeni “resmi” politikasından, yargıyı bu istikamette yönlendirme hamlesinden bağımsız olabilir mi, bağımsız algılanabilir mi?

Erdoğan’ın 20 Eylül tarihli konuşması bu bakımdan son derece açıktır.

Hal böyleyse milletten beklenen de şudur: “Kürt meselesi, Kürt siyaseti, HDP, ona verilen oylar, onlarla temas kuran kalemler, akademisyenler söz konusu olduğunda o konuyu ve onları buranın, Türkiye’nin, demokrasinin bir parçası olarak görmeyin. Bu konuda hukuku, hukuk devletini veri almayın...”

Ne var ki, bu öyle bir cenderedir ki, sıkılmaya başlandı mı hızla her yere sirayet eder, her yeri çatlatır, içine kattığı sorunları içinden çıkılmaz hale getirir ve sonunda en büyük sorun kendisi olur. Hukukun yerlerde sürünmesine, yargının yargı olmaktan çıkmasına, bu tür cendereler vesile olur ve bu düşük hali normalleştirirler.

Selahattin Demirtaş’ın, Sırrı Süreyya Önder’in sorunu bu bakımından hepinizin sorunudur. Çağdaş anlamıyla “siyaset etmeye”, sembolik olarak “siyaseten katle” verilen her destek o yöntemi meşrulaştırır ve size yaklaştırır.

Bu tür konulara, Kavala’ya, Altan’a, Ilıcak’a ilişkin yazılarda, dava dosyalarından, açılan soruşturmalardan, verilen hükümlerden hiç söz etmiyor, bunları hiç tartışmıyorum. Çünkü bu tartışma insanı rencide eder. Çünkü ortada hukuk ve yargı yoktur. Demirtaş tutukludur çünkü siyasi irade, kendisi de beyan ediyor, öyle istemektedir.

Ama bir de işin hakkaniyet yönü var, onu da siyasi davranış üzerinden konuşalım.

Açıktır: Demirtaş ve Önder gibi isimler bu yaşadıklarını, o gerekçelerle hiçbir şekilde hak etmiyorlar. Önder, Demirtaş gibi isimlerin Kobani olaylarında, Hendek hadiselerinde asıl rolü, kimi belediyeler dışında, olayları dindirmeye çalışmak, masumları çatışma bölgesinden çekip çıkarmak olmuştu. Daha sonra devre dışı bırakılan dönemin İçişleri Bakanı’yla birlikte bu istikametteki çabaları önemli sonuçlar vermiştir. Bugün aksi nedenlere yargılanmaları, hüküm almaları kaba ve ölümcül bir siyaset oyunun vahim bir sonucundan başka bir şey değildir.

Peki siyasi akıl nerede duruyor?

Soralım: Sırrı Süreyya Önder kimdir? Demirtaş kimdir?

Önder, çözüm sürecinde elini taşın altına sokmaktan, siyaseti, özgür düşünceyi temsil etmekten öte ne yapmıştır? HDP içinde şiddete karşı isimlerin başında geliyordu. Gelin görün ki, mevcut koşullarda başarılı bir senarist, yönetmen demokrasiyi dert ettiği, Kürt meselesinin çözümüne çaba gösterdiği için cezalandırılıyor.

Bilinmez mi ki, Demirtaş, HDP çevrelerindeki Türkiyelileşme eğilimin taşıyıcı isimlerindedir. Şiddet karşısında yasal siyasetin gücü ve özerkliğini özellikle o temsil etmektedir. Kürt hareketinde yarattığı etki alanı resmi Kürt siyasetine rağmen ve kendi çabasıyla olmuştur. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 13 oy alması Ankara kadar belki Kandil’i de rahatsız etmiştir.

Bugün siyasi iktidarın cezalandırdığı, bırakmamakta direndiği şiddetin panzehri siyasettir. Bu yapılan sadece şiddet yanlılarının işine yarar. Onların sözünü ve sesini öne çıkarır. Öfkeyi tahrik eder.

Daha  önce de söylemiştim: Ankara gerçekten çıldırmış olmalı...

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 11 Ekim 2019 00:41
Ben Karar gazetesini objektif haber ve yorum veren muhafazakar camianın çürümemiş bir öğesi zannederken sizin şu yazınız büyük hayal kırıklığı yarattı. Hendek olaylarında en sevdiğiniz insanı kaybetseydiniz acaba yine de ''yatıştıran ve hatta insanları sokağa, şiddete çağırdığı İDDİA edilen'' Demirtaş'a bu güzellemeleri yapar mıydınız? Gerçtekten terör örgütü ve onun siyasi destekçilerine sempatiniz var ise doğrudan bunu paylaşın. O barış elçisi diye tanımladığınız insanın çağrısı üzerine 50 küsür insan hayatını kaybetti Ali Bey!
KARAR OKURU 11 Ekim 2019 00:30
Ali Bey Yeni Şafak'tan beri elimden geldiği kadar yazılarınızı takip etmeye çalışan biriydim. Şu yazıya, hatta yazının ''...Demirtaş gibi isimlerin Kobani olaylarında, Hendek hadiselerinde asıl rolü, kimi belediyeler dışında, olayları dindirmeye çalışmak, masumları çatışma bölgesinden çekip çıkarmak olmuştu...'' kısmına kadar entelektüel bir bakış açınız var zannediyordum ancak artık bizle alay ettiğinizi düşünüyorum. Gerçekten demirtaşın insanları sokağa ve şiddete çağırması bir iddia mıdır? Bu açık Kürt milliyetçiliği hatta bana kalırsa örtülü PKK seviciliği nereden gelmektedir?
Ahmet Kaya 01 Ekim 2019 17:10
Sayın yazar bizim aklımızla,hafızamızla dalga geçiyor herhalde.Bu şahısları öyle süslüyor ki neredeyse yazının sonunda Nobel Barış ödülüne aday gösterilsinler diyecek sandım.Bu şahıslar Gezi olaylarında kepçelerin,Tomaların önüne yatıyorlardı,neden hendek olayları olurken Diyarbakır sokaklarına çıkıp,eylemcilere uyarıda bulunmuyorlardı.Selahattin Demirtaş hiçbir zaman Türkiye'yi kucaklayacı bir siyaset izlemedi.HDP Pkk nın terör eylemlerini uluslararası platformda cici göstermek için kurulmuş aparat bir partididir.Türkiyelileşme diye bir amacı hiçbir zaman olmamıştır.
KARAR OKURU 01 Ekim 2019 09:28
Yürekli yazar, yüreğine sağlık. Zor zamanların yiğit yazarı, yalama değil, yalaka değil. Müslümanlara zulmedildiğinde yanlarındaydı, Tayip Erdoğan'a zulmedildiğinde yanındaydı. Bugün de mazlumların yanında. Kalemi hiçbir zaman falso yapmadı, korkak davranmadı. Nadir bir haysiyet abidesi Ali Bayramoğlu. Akil insanların eli öpülür, ellerinizden öpüyorum.
KARAR YORUMCUSU 01 Ekim 2019 01:12
Dünün "muhafazakar yazarları" bu gün nasıl "hilkat garibesi" haline geldiğine en iyi örnek bu yazıdır. Dün söylediklerinin bu gün tam aksini savunan fakat neyi savunduğunu bilmeyen bir "kültür" oluştu. Bu yazarların memleket, devlet, din, millet duyarlılığını ne yazık ki demokrasi adına bunları yoketmeye çalışanların savunuculuğu aldı. Demek ki kaderde bunu da görmek vardı. Bu milletin feraseti yüksektir. Herkesi ve herşeyi tartar günü geldiğinde sahibinin önüne koyar. Umarım bir gün önünüze konduğunda bu yazıdan dolayı yüzünüz kızarmaz.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 18:11
Sayın yazar Siz aydın kalıp aydınlatmaya devam edin. Sırr-ı süreyya gibi gezi olaylarında operatör u döverken falan biz zaten görmedik. Demirtaş zaten sokağa çıkın dedi ama yasin böru yu demir kazıklarla vurup öldürün demedi zaten sizde sanirim bizi böyle aydınlatmaya çalışıyorsunuz. Aydin kalmaya devam edin.
KARAR OKURU 27 Eylül 2019 21:45
Cildirma caresizlikten geliyor galiba, kurduklari yapi kendi ustlerine devrilmesin diye zorlayici bir caba bu.. insan nefsi kendini ilahlastirma ve merkeze koyma egilimindedir, Allahi da kendi isteklerine uydurmak ister, oysa dogru olan Allahin merkezde ve insanin Allaha uydugu dengedir (İslami olan ve benim benimsedigim dogru bu).. dogru yoldan ayrilan cizginin açisi baslangicta cok dardir farkedilmez, ama zamanla yollarin birbirine mesafesi giderek acilir.. gordugum kadariyla iste bunu yasiyorlar ve dogru yola donmezlerse kendilerine kotuluk etmis olurlar, cunku o yolun sonu cehennem..
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 21:34
Demokrasi hukukun olmadığı yerde kim bilir gün gelir kimi vurur bilinmez ama zararı tüm halka olur bu gercek
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 21:24
Ankara çıldırmışmış. Valla siz çıldırmışsınız.
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 21:27
Pkk yi terör örgütü olarak görmüyorum demedi mi bu ismini saydiginiz şahıslar.eee daha ne konuşuyorsunuz.siz demi pkk yi terör örgütü olarak görmediğiniz için savunuyorsunuz bu sahislari
Adem Saracoglu 26 Eylül 2019 19:40
Kaleminize saglik;) Keske memleketde sizin gibi insanlardan daha cok olsa;) Karar da bile mesele Kürtler olunca herkes Resmi cizgide! Iyiki varsiniz;)
Muhtefi. . 26 Eylül 2019 18:11
Hocam sizin evde Damat,Gelinler bi taraf olsa. ! Mesela Gelin Hanım kendisini ve Torunları çekse kendince bir hal takınsa. O yemek vb güzel değildi. Evin düzeni hoş değil. Ben gelince kendime ÖZEL ODA istiyorum. Sonra Hep birlikte olmaliyiz dese.:))..Kendini surekli dayatirsa hep ben ezildim fakat şimdi ben kendime Özel Alanlar istiyorum, Torunları beraberken getirmese işi var PİKNİĞE GİTTİLER DAĞLARA. .sonra da istiyorum ben aslında Birlikte yasamak falanda, filanda, ama, lakinler...Sizler. Ne dersiniz...???...
KARAR OKURU mahmut şen 26 Eylül 2019 22:51
0
Mühtefi ; Ayni evde birlikte yaşamanın bazı kuralları elbette var, önemli olan evde eşit muamele görmektir, yoksa falanda, filanda, fişmekanda olur, siz ne dersiniz....
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 23:07
0
Aslinda cevap yazmak istedim, ama neresinden baslasam?
Muhtefi. . 27 Eylül 2019 09:41
2
22:51..Aynı Evde yasanıyorsa bazı kurallar değil. TAM KURALLAR vardır. Herkesler icin..1 kilo Elmayı istersen yan yana diz. İster üst üste. Kare,dikdortgen vb hep 1 KİLO gelir. Politikacı değilim ÇIPLAK KONUŞURUM.!..:)..Bu Vatanı, Milleti, Ulusu, Halkları adına ne dersek diyelim,Milliyetçilik veya Vatansever adina önce SEVECEĞİZ. sevmeden 1 Arpa boyu yol alınmaz .sorunlar, hatalar, eksikler Toplumda, Devlette,Özel yaşamda bitmeyecek. Seveceğiz Vatanı ve birbirimizi önce. MASKESİZ. !..
E.K 26 Eylül 2019 17:57
Sn yazar ana hatlariyla gorus aciniza katilmakla beraber, Kurt siyasetcilerin istediklerini soyleme ve yapma ozgurlugu yoktur. Hic bir siyasetcinin yoktur..Siddet ve terorle siyasetcilerin mesafeli olmasini beklemek insanlarin hakki.. Yapilan yanlista cezasiz kalmamali...Arkasini dagdaki capulculara dayayip meydanlarda siyasete hayir.. Cozum ureten, siddet icermeyen siyasete evet.
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 17:23
Çok güzel bir yazı yazmışsınız yine
Ahmet Kaya 02 Ekim 2019 17:38
1
Allah Allah.Neyi güzel yazmış acaba.
M. S. 26 Eylül 2019 16:38
Kandilin iradesine boyun eğdi(!) diyorsunuz Demirtaş'ı taşa tutuyorsunuz, Reisin iradesine boyun eğmedi diyorsunuz Babacanı, Gülü topa tutuyorsunuz. Kendinize de bir ayna tutun.
İbrahim 35 26 Eylül 2019 15:20
Siyaset yapmak sorumsuz olmak anlamınamı geliyor siyaset yapıyorsun benim hakkımı da gözetmen lazım karşı görüşte olmamız hakkımın olmadığı anlamına gelmiyor.Sizin akınız benim karam olursa siyaset yapılmaz,bu cenahtaki insanlara bence yeterince tolerans gösterildi bakıldı ki bunların anlayacağı yok Rahmetli Ecevitin dediği gibi bu meydan devlete meydan okuma yeri değil.
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 13:50
"Guclunun hakli oldugu bir dunya olmamasi lazim"...bu sozu Cumhurbaskani Erdogan BMde soyledi bugun. Sanki herkes Turkiye'de olup bitenleri bilmiyor.
Bedr 27 Eylül 2019 02:47
0
Dışarıda başka, içerde başka ;-)
KRİTİK 26 Eylül 2019 12:37
ÖCALAN 1978 lerde parlatılıp 1979 da APO adıyla namlandırıldı.1982 de ise PKK nın kesin lideri yapıldı.Hikayenin 1972 ye uzanan kollanıp - kurtama öncesi var.Şidedet yanlısı kürt sol-terör harekatı o zamanın Kemalist derin devleti tarafından çıkarılıp palazlandırıldı.Amaç DEVLETE muhalif sosyal gurupları ve dindar Türkleri PKK öcüsüyle hizaya getirmekti.20 yıl başarılı oldular.Ne zamanki Kürt harekatı içinden SİVİL siyaset yanlıları çıktı ve güç kazandılar işte ozaman, bizim derinler, bu sesleri bastırma yolunu seçtiler.Aynı işi o zaman Kemalistler yapıyordu şimdide dindar-soslu AKP yapıyor.
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 20:24
7
12.37, İşin garibi Kemalistler şimdi de PKK ya sahip çıkyor. Sen işin bu tarafını es geçtiğin için bütün kurgun çöpe gidiyor...
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 12:11
DEMİRTAŞ duruşu veüslubuyla gireceği gönüllere çoktan girdi, atılan hiç bir iftira ve çamur o gönülleri etkilemeyecek, cezaevinde birgun yatmamak için elli takla atacak olanların ona saldırmaları ne tuhaf. Çöl aslanı ÖMER MUHTAR'ın şu sözü aklıma gelidi. " ben cellatlarımdan daha uzun yaşayacağım ".....
KARAR OKURU 10 Ekim 2019 13:37
0
sokağa çağırdığı ve eyleme davet ettiği, sonra da onlarca gencin katline sebep olan pkk taraftarlarının ellerindeki kan demirtaş menşeili
METİN P. 26 Eylül 2019 11:21
7 HAZİRANDAN ÖNCEKİ BİR DOĞU ANADOLU MİTİNGİNDE DEMİRTAŞ SAHNEDEYKEN ARKASINDAKİ BÜYÜK BEZ AFİŞTE ÖCALAN POSTERİ VE KALAŞNİKOF RESMİ VARDI.ŞİMDİ HERKESE SORUYORUM.NEDEN ÖCALAN VE KALAŞNİKOF.MESELA BEYAZ BİR GÜL MOTİFİ VE DÜNYA ÇEVRE ÖRGÜTÜ MOTİFİ OLAMAZ MIY DI?BU BİR TEHDİT DEĞİL Mİ?İNSANLARA YA BİZE YA SAVAŞA VERECEKSİNİZ MESAJI DEĞİL MİYDİ BU?YİNE DEMİRTAŞ:ÖYLE HENDEK ÇUKUR DİYE KÜÇÜMSEYENLER DÖNÜP TARİHE BAKSINLAR.NE DEMEKTİR BU?
METİN P. 26 Eylül 2019 11:09
DEMİRTAŞ:HER YER KOBANİ HER YER DİRENİŞ.Bu söz artık her yerde savaş olacak anlamına gelmiyor mu?Ve onun yandaşları olayı doğru anlamadılar mı?Eşinin gözü önünde sakallı insanları hunharca katletmediler mi?53 insan bu çağrıdan sonra katledilme di mi?Figen:Biz sırtımızı pydye ypgye ypjye (yani pkkya)yaslıyoruz.Hakkari milletvekili:pkk sizi tükürüğüyle boğar.Hendek teröründe hdpnin rolü:ÖZERKLİK AÇIKLAMASINI BÜTÜN BÖLGELERDE HDP YETKİLİLERİ VE YÖNETİCİLERİ YAPTI.KARAYILAN,BAYIK,KARASU ORADA YOKTU.ALİ BAYRAMOĞLU NE DEMEYE ÇALIŞIYOR?
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 10:57
Bayramoğlu Demirtaşın bir hatasını bile yazmamış, çıldırmış olmalı.
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 10:24
Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın. NFK
DUYGULU 26 Eylül 2019 09:05
Sayın yazar sadece YASİNİN öldürülmesi bile yeteceğini bilmeni isterim. empati yapacak kalemin olduğunu sanmıyorum.Doğru bu ülkede siyaseti,demokrasiyi ve insan haklarını siz ve sanatçılar çok iyi bilirMİŞ.Atmış olduğun BAŞLIĞI cevabını önce YASİNİN annesine, sonrada varsa oğlunun kapanmamış gözlerine bakarak sor.
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 11:42
2
09,05 DEMIRTAŞ'IN yasin'le ilgili sözlerinden habardar olman lazım, ÏNSAN diyerek söze başlamadıktan sonra, yasin, isa musa, demek anlamsız kalıyor...
özgür 26 Eylül 2019 08:55
Ne yazık ki Demirtaş'a %13 oy 'un hakkını veremedi!.. Demokrasiye katkı yapmak yerine kandilin iradesine boyun eğdi...Toplumun umutlarını boşa çıkardı..Herkes için adalet !.....
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 08:25
Çıldıran sizsiniz Bayım. Bu yaştan sonra size birşey anlatmak imkan dahilinde değildir.
Sercan 26 Eylül 2019 10:36
4
Eminim siz çok zekisiniz ama eğer bu zekanı iknada kullanamıyorsanız koyverin gitsin. Kahrolsun Dış Mihnaklar!...
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 00:32
Demirtas cok yetenekli ve hep gercegi soyleyen bir siyasetci. Sureyya Onder de oyle. ikisi de sadece Kurt vatandaslari degil, toplumun her kesimini etkileyebilecek liderler. Yani iktidar icin "tehlikeli" insanlar. Hapse atilmalari cok buyuk adaletsizlik ve bunun AK Partiye zarari cok buyuk olacak.
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 00:20
ankara istiyorki; kürtlerle türkler barış içinde yaşamasın. birbirlerini öldürsünler. böylece onlar insanları rahatca yönetip, kral gibi yaşamaya devam edebilirler. kandildekiler de aynı şeyi istiyorlar. kürtlerle türkler savaşırsa, onlar da krallıklarını devam ettirirler. yoksa kandildekilerden amele, ankaradakilerden de imam ya da müezzin olur. başka bir işe yaramazlar. ankaradaki ırkçılar ise amelelik de yapamazlar.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN