Back To Top
Son viraj

Son viraj

 - Son Güncelleme: 20.06.2019 Perşembe 11:58
- A +

Önümüzdeki sınav İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin değildir. Asıl olan, İstanbul seçmeninin sandığa, demokrasiye, iradesine yapılan fütursuz müdahaleye ne yanıt vereceğidir. 

Bu anlamda, Türkiye, demokrasi tarihinin kritik anlarından birisine doğru ilerliyor.  

İki kutup arasında bu denli yakın seyreden bir siyasi yarışmada sonuçlarla ilgili tahmin yürütmek zordur. Ne var ki, bu kez seçim sonuçlarıyla ilgili tahmine bile gerek olmadığını sanıyoruz. Sahadan gelen tüm bilgiler, tüm araştırmalar, tüm gözlemler, Türkiye seçmen davranışının (muhafazakarlar başta olmak üzere farklı eğilimlerini kuşatan) ortak belirleyenlerinden birisi olan adalet ve vicdan saikının varlığı ve tarihsel örnekleri, vatandaşın iradesine sahip çıkacağını, adaletsizliğe itiraz edeceğini gösteriyor.  

Kendi adıma kestiremediğim tek husus, aradaki muhtemel oy farkıdır. Ancak bu fark siyasi iktidar aleyhine ne denli yüksek olursa, tepkinin demokratik niteliğinin de o denli kuvvetli olacağı ortadır. Ayrıca kayda değer bir oran farkı durumunda, 23 Haziran seçimlerinin Türkiye siyasetinin ana damarlarını ve ittifaklarını etkileme gücü olacaktır.  

23 Haziran, her şeyden önce, AK Parti’nin ve Erdoğan’ın sahnesidir. 

Durağanlığı ve statükoyu politik dil olarak benimseyenlerin, siyasi okumaları ve siyasi stratejileri de durağanlaşır. Güç ve sayısal üstünlük üzerine kurulu kimlik politikalarının arkasındaki toplumsal tasavvur zamanla birçok yönüyle hayali bir topluma tekabül etmeye başlar ve gerçek toplum arasındaki makas açılır. Çok parçalı bir toplumda böyle bir siyaset, kaçınılmaz olarak birbirini derinleştiren hatalar üzerine oturmaya başlar.  

Erdoğan’ın 31 Mart’a ve 23 Haziran’a ilişkin okuma ve stratejileri bu duruma tipik bir örnek oluşturuyor. 

AK Parti lideri her şeyden önce, 31 Mart seçim sonuçlarını yanlış okudu. Oy davranışı açısından kemikleşmiş, yani değişmeyen, AK Parti’den (ya da Cumhur ittifakından) başka oy mecrası olmayan, kendi içinde türdeş bir muhafazakar çoğunluk varsayımından yola çıktı. Gerek bu varsayım gerek ona bağlı seçim sonucu değerlendirmesi, ortalama değer temsili, siyasi istikrar ve toplumsal merkez ilişkisi, adalet, vicdan, sahicilik, siyasi kibre mesafe, aile ve siyaset ilişkisi, kültürel kimlik - kamu yararı etkileşimi, ekonomik kriz gibi Türk seçmeninin ortak tarihsel hassasiyetlerini dikkate almadı.  

Bu sadece siyasi bir hata değil, AK Parti’nin son  yıllarını tanımlayan “siyasetsizliğin” ta kendisiydi.  

Nitekim 31 Mart’ta yaşanan oy kaybını, AK Parti teşkilatının muhafazakar seçmenle yetersiz olan ilişkisine ve küskünlüğe bağladı. Özellikle İstanbul başkanlık seçimini kaybetmesi varsayımına göre hem makul değildi, hem büyük fiili ve simgesel iktidar kalesinin kaybı anlamına geliyordu. 

Seçimlerin yenilenmesi girişimi, değişmez, ama biraz ihmal edilmiş çoğunluk varsayımı ve ikna halinde bu çoğunluğuun “beklenen-doğru” istikamette harekete edeceğine yönelik özgüvenin sonucuydu.

23 Haziran seçim stratejisi de bu okumadan hareketle üretildi. Teşkilatın tüm gücüyle sahaya inmesi, özellikle küskün muhafazakar seçmenle temas kurulması, onun ikna etmesi bu stratejinin ilk ayağıydı. İkinci ayak, teşkilat-seçmen ilişkisini siyasi lider değil, aday ve alt birimler üzerinden yürütmek, boşlukları böylece doldurmaktı. Buna üçüncü ayak olarak Erdoğan’ın tam benimseyemediği, ama siyasi danışmalarının istediğine uyararak bir miktar yerine getirdiği beka söyleminden uzaklaşma çabaları eklendi. Kendisine beka söyleminin hem muhafazakar Kürt seçmen üzerinde hem genel olarak sivillik iddiası ve imajı üzerinde olumsuz etkilerde bulunduğu söyleniyordu. Ancak İmamoğlu’nun karşısına Yıldırım’dan çok, tahripkar diliyle, beka söylemi ve otoriterlik bağını tam temsil eden tonuyla bir başka anlayışın temsilcisi, İçişleri Bakanı Soylu çıktı. Çok geçmedi, Erdoğan spontane tüm konuşmalarında siyasetsizliğin, statüko politikalarının kaçınılmaz dili olan bu söyleme geri döndü.  

Bunlara paralel olarak, belki de bunların doğal bir sonucu olarak, Erdoğan ve AK Parti, alttan gelen, itirazla iç içe girmiş, yeni dalgayı da göremedi.  

31 Mart seçimlerinde Cumhur ittifakının 2 puanlık kaybının yanında, sonuçlarının satır aralarında, özellikle büyük kentlerde, metropollerde ortaya çıkmakta olan bir eğilim vardı. Bu eğilim, hem kutuplaşmaya ve kutuplaşma siyasetine yönelik tepki, hem kutuplar karşısında siyasi ve toplumsal merkezin yeniden oluşmasına ilişkin talepten oluşuyordu. İmamoğlu’nun seçmen gözünde ilginç kılan hususlardan birisiydi buydu. 

Siyasetsizlikte durağanlık, durağanlıkta siyasetsizlik kurucu unsurdur. 

Erdoğan stratejisinin işe yaramadığını gördü, ancak okumasını, varsayımını, paradigmasını değiştirmedi. Adaylar arasında televizyon tartışmasına onay vermesinin nedeni, ilk anketlere göre kan kaybının devamıydı. Temas ve ikna yetmeyince, Yıldırım’ın performansına umut bağladı. O da olmadı, son çare olarak yeni stratejisini tümüyle ters yüz ederek sahaya çıktı.  

Ancak sahadaki söylemi bildik. Meydan okuma, kutuplaşma ve siyasetsizlik üzerine oturan bir söylem. Kendi belediye başkanlığını hatırlatma, kutuplaşmaya tekrar el atma, İmamoğlu’na ölçüsüz, çatışmacı, dışlayıcı bir dille yüklenme, Erdoğan kullandığı son araç. Ne var, bugüne kadar kan kaybının yaşamasına yol açmış bir araç. 

Bu hafta içinde yaptığı konuşmalardan örnekler şöyle: 

-“Biz İstanbul’umuzu bu yalancılara teslim edemeyiz...” 

- “Veri kopyalama FETÖ sanatıdır...” 

-“Yarın basında bunun başka görüntüleri çıkacak...” 

- “Biz ne valimize it dedirtiriz, ne de polisimize şerefsiz dedirtiriz. Utanmıyor mısın ya, bunların hesabını soracağız. Herkes yerini haddini bilecek...”  

- “Bize Mursi’yi hatırlatanlarla mı biz şimdi yarışıyoruz? Evet… Şu anda unutmayın, Pazar günü yapılacak seçimde bir tarafta bize Mursi’yi hatırlatanlar var, diğer tarafta adaletle bu yolda yürüyecek olanlar var. Onun için şu 5 gün çok önemli...” 

- 23 Haziran bir yönüyle belediye başkanlığı seçimidir. Ama dışarıdan böyle bakılmıyor ... Bu seçim bizden ziyade Türkiye’yi hedef alanlar için hayati öneme sahiptir ...  

- “Bu seçimi 1453’ün rövanşı olarak görenlere Osmanlı tokadı patlatmaya hazır mısınız?” 

Erdoğan, 31 Mart öncesi ayarlarına dönmüş bulunuyor. 23 Haziran gecesi seçmenin yanıtını hep birlikte göreceğiz.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Hüseyin Şenel 23 Haziran 2019 22:24
Yazınıza ve kendime koyduğum şerh ‘te seçim sonuçlarına rağmen ısrarcıyım ve Sn.Erdoğan’nın bunu fırsat olarak kullanabileceği de ekleyip,bekliyorum.. Yeni parti kuran değil,kurdurmamak için “bayrağı devir” etmeyenler “bozuk pusulaya” bakmaktadırlar.(pusula seçim sonucu ilişkisi) Ancak,mesela,Sn.Babacan’nın Gn.Bşk.olması “kaybolmayı,dağılmayı engelleyip“ yola devam” etmeyi sağlayacaktır diye düşünürüm..Bu da Demokrasimiz ve Ak Parti için her şeyin daha daha güzel olması için şahane bir “fırsat” değilmidir?
selami bardakçı 22 Haziran 2019 00:05
''Güç ve sayısal üstünlük üzerine kurulu kimlik politikalarının arkasındaki toplumsal tasavvur zamanla birçok yönüyle hayali bir topluma tekabül etmeye başlar ve gerçek toplum arasındaki makas açılır. Çok parçalı bir toplumda böyle bir siyaset, kaçınılmaz olarak birbirini derinleştiren hatalar üzerine oturmaya başlar. '' MÜKEMMEL
Erdoğan, İMAMOĞLU'nun başkan seçildiğini şimdiden kabul etti. Son mesajı gayet açık : Yasalarımızda küfürlerin karşılığı bellidir. Cezası belli bir süreyi aşarsa BAŞKANLIĞI düşecektir.
bekir 20 Haziran 2019 20:44
Dikkat edin chp nin adayına oy verirseniz 5 yıl boyunca büyük pişmanlık yaşayıp kendinizi suçlu hissedeceksiniz...Şunu kimse u utmasın chpden Bu ülkeye asla fayda gelmez...Siyasî tarihimize bakın anlarsınız.
Hüseyin Şenel 20 Haziran 2019 18:38
Kennedy’nin babasının ayakkabı boyacısı ile sohbetinden sonra verdiği karar meşhurdur. Eğer sade bir vatandaş,ben bile seçimlerde netleşmesi beklenen,çizdiğiniz tablonun nüanslar ile böyle olduğunu düşünüyorsam kendime ve yazınıza şerhim şudur: Siyaset Üstadı Sn.Erdoğan’ın tabloyu görmemesi mümkün değildir..Katılıyorum,yazdığınız gibi,tabloyu yanlış okuyan seçimlerde netleşecek..
KARAR 'da Kararlı 20 Haziran 2019 17:35
Can havliyle son salvolarını savuruyorlar.Rakip boksör kendinden emin bir şekilde yumruklarını hedeflefiği noktaya sallıyor ve 12den vuruyor.Aynı zamanda karşı taraftan gelecek faullü ataklara da atraksiyonla cevap veriyor.Olası kural dışı saldırılara da, tam pres karşılık veriyor. Maçın başından beri rakip boksör(I.O.),sayı üstünlüğünü elde etmişe benziyor.Son iki raunda giriyoruz,fakat ringin dışından da müdahaleler yapılıyor,tarafsız seyretmesi gerekenler de,rakibe karşı taraf oluyor.Yani kısaca maç âdil geçmiyor.Bakalım skor nolacak.Pazar milletin hakemliğine başvurulacak ve galip açıklan
takip'ciniz 20 Haziran 2019 13:23
vali,,,,vali,,,,vali..o da ben gibi 4 (dört) sene yüksek tahsil gördü,,, sonra bir yolunu buldu ve oraya geldi.. Liyakat mi?? yoo Ehliyet mi?? yoo Enderun dan mı? yoo Zamanın içişleri bakanı hangi köylüyse o köyün ahalisini getirdi kaymakam vs,,,maliye, işletme, iktisat, ,,vs nekadar varsa topladı,,, İşte İstanbul valisi;;Bayram günü gasteci soruyor,,o korkudan titriyor,,, İşte BU!! Valiler halkın hizmetkarı olmalı,,, işini kolaylaştıran,,, yolunu açan,,, yolunu kapat-mayan,,,olmalı...
efedamat 20 Haziran 2019 13:07
tarih:24 eylül 1998 gazete:radikal manşet:muhtar bile olamaz tarih:20/06/2019 gazete:karar yargı kararı önünü kesebilir. muhtar bile olamaz denilen recep tayyip erdoğan şimdi cumhurbaşkanı. yargı önünü kestiği zaman deniz baykallı chp gerekeni yapmaya destek vererek kanunu değiştirdi. istanbulu kim kazanacak belli değil.peki bu ifade seçmene aba altından sopa göstermek ve yargıyı etkilemek değilmi. muhtar bile olamaz manşetine ne kadar üzülüp öfkelendiysem yargı önünü kesebilir demecine de o kadar öfkelenip üzüldüm. sadece ben mi bu durumdayım acaba.hadi bakalım iş inada bindi.
"fütursuz müdahale" kavramına takıldım,kaldım.Durum sadece buysa ne ala ama öyle olmadığına inanmaktayım.Sandık başkanlarının kanuna aykırı görevlendirilmesi,oy sayımlarında müthiş kaymalar ve oyların yeniden sayılmasını engelleyen İl Seçim Kurulu görevlileri "haklı ve doğru" mu?Bu seçim tekrarına,oyların sayılmasını engelleyen İl Seçim Kurulu sebep olmuştur hem de kanunsuz şekilde.Başkanı hemen emekliye neden ayrıldı ki?Kanuni olarak bu "kurula" soruşturma açılmalı,yeni seçimin maliyetinin de bu kişilerden tazmini doğru olacaktır!Bir daha aynı hatalar yapılmamalı,kararlar da gece alınmamalı.
karar okuru 20 Haziran 2019 10:37
Sonuçları açıklanmayan ve Ak Parti çevresinde yapılan bir ankete göre İmamoğlu 7 puan önde. Muhtemelen açık ara seçimi kazanacak. Reis aşkına, İstanbullulara kızmasın. çünkü İstanbul, Ankara gibi metropoller değişimin öncüleridir. Değişim taşradan başlamaz, kentten başlar, taşraya doğru ilerler. Nasıl 25 yıl önce seçmen iradesi İslamcı zihniyete Ankara ve İstanbul'dan kaymaya başlamış ve dalga dalga Anadoluyu sarmışsa bugün de tersine bir değişim İstanbul ve Ankara'dan başlamıştır. Bunu tersine çeviremezler.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 15:08
5
İktidar bu tip anketleri bilerek yayınlıyor kendi kitlesini konsolide etmek için .Rakibimiz bizden 2 ,3 puan önde diyerek kendi secnenini harekete geçirirken diğer Parti'nin secnenini rehavete dusurnek amac.aman dikkat.
Bozoklu Celal 20 Haziran 2019 09:53
Ak Parti'nin hak hukuk, adalet, liyakat anlayışında epey aşınma var. Ak Partiye karşı öfke doluyum. Ancak CHP zihniyetinin hak hukuk , adalet, liyakat anlayışı hiç bir zaman güven vermediği için zorunlu olarak Binali bey'i tercih edeceğiz. CHP jakobenliği bırakıp Avrupa tipi gerçek sosyal demokrat çizgiye gelirse düşünürüz. Ancan bu da zor gözüküyor.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 11:04
4
Kotu olabilir olasiligi karsisinda zaten kotu olani tercih ediyorsunuz yani. En azindan iyi olabilir ihtimaline sans vermek gerekmez mi?
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 11:46
5
Selam Celal, Kararını gözden geçirmeni dilerim. Zira Akpnin düzelmesini beklemek olmayacak duaya amin demektir. Cehapenin düzelmesini dilemek ise mum yakmaktır. Ancak müslüman postuna sarılmış tiplerin koltuktaki süreleri uzadıkça zenginlikleri, adaletsizlikleri ve kabalıkları artıyor. Değişim iyidir.
Herhangi biri 20 Haziran 2019 12:39
3
Saadet partisi var
Köroğlu 20 Haziran 2019 13:46
3
Ben de CHP'ye çok uzağım. Yaşananlardan ders çıkaramayan şaşkınlar kulübü. Hukuk ve demokrasi ile alakaları yok, tek dertleri iktidara bizim kabile gelsin, öteki kabile gelmesin. Öte yandan 31 martta hukuk ve demokrasi göz göre göre çöpe atıldı. Eğer sen de CHPliler gibi "ötekiler gelmesin de nolursa olsun" diyorsan eyvallah. Ama eğer hukuk ve demokrasi olmaz ise olmaz diyorsan, o zaman tepkini göstermelisin. 6-7 puan fark çok az. En az 20 civarı olmalı ki CHP dahil kimse bir daha böyle bir şeye cesaret edemesin.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 15:24
3
CHP'nin o çizgiye gelmesini beklemeye devam edip bu kafayla devam edersen yakında padişahın hangi oğlunun tahta çıkacağını seçersin. İstanbul seçimleri seçme, seçilme hakkıyla aldığımız bu ülkeyi çocuklarımıza seçme, seçilme hakkıyla bırakıp, bırakamayacağımızın seçimi olacak. Gerisi teferruat.
cem aydın 20 Haziran 2019 09:23
Değerli bir tahlil ve sanki 24 haziran sabahı Akparti niye kaybetti modunda yazılmış hissine kapıldım. Maalesef şu görünüyor ki nasıl Fetö geldiği noktada gücünün büyüsü ile kararlar verdi şimdiki iktidar da aynı psikoloji ile hareket ediyor.Kendi potansiyel seçmenine çağrı yapıyor agresifleşiyor karşı taraftan iyice ümidini kesmiş gibi.Oysa böyle seçimlerin asıl belirleyici seçmeni hareketli oylardır ve bu söylemler onları cezbetmiyor.Valinin hesabını soracağız diyor ama Ebru Gündeş'in nasıl vip ten geçirildiğini cevaplayamıyor.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 11:43
4
Akp ve fetönün insan kaynağı aynı olunca sonuçlar da benzer oluyor haliyle.
Karar Okuru 20 Haziran 2019 09:25
Bu kafaya yıllarca destek verip mevcut koşulların oluşmasında rol almış kişilerin bu eleştiriler kendilerinin ne denli öngörü yoksunu olduğunu kendi ifadeleri ile ortaya çıkıyor. Peki bu tiplerin şimdiki ön görülerinin kalitesi niye daha iyi olsun. Önce ciddi bir iç değerlendirme gerek. Yoksa dün mü yanıldın, yoksa şimdi mi diye sormak gerek. O zaaman şöyle demişlerdi filan yetersizlik örtme çabasıdır. Şunu bunu diyenin kafasını ve arkasını görmemek bir yetersizliktir bir şey yazıp çizen için. Basit dolandırıcılar biraz safları dolandırır.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 11:05
3
dün de yanılmadı bugün de yanılmadı. dün de hukuk ve demokrasi diyordu, bugün de hukuk ve demokrasi diyor. ama bazıları dün de laik antidemokrattı bugün de laik antidemokrat. köktendincinin islamcısı ile kemalisti arasında fark yok.
Hüseyin Şenel 21 Haziran 2019 10:19
0
“Şunu bunu diyenin kafasını ve arkasını görmemek bir yetersizliktir bir şey yazıp çizen için. Basit dolandırıcılar biraz safları dolandırır” Demokrasi anlayışımızda ki farkı bu cümleniz netleştirmektedir: 1-“Kafasının içi”,hele“arkası” en basitinden“düşünce özgürlüğü tarifleri” içindedir.İnsan bu Özgürlük cinsini kabul ettiği,sindirdiği kadar Demokrat’tır. 2-a)Yapılan,yapılmış güzel,faydalı işler olduğunu kabul edip,bunların“dolandırıcılık” için,“basit Dolandırıcını”nın yaptığı önhazırlık olarak görüyor
Hüseyin Şenel 21 Haziran 2019 10:20
0
Bunlardan faydalanıp destekleyenleride “kafayı ve arkasını” göremediği için “saf” katagorisine koyuyorsunuz. b)veya onların doğru, güzel,faydalı olmadığını, dolayısı ile destekleyenleride “saf” katagorisine koyuyorsunuz. -“a” şıkkı sizin için sıkıntılı.Neden? “güzelliklerden” faydalanmamanız “skolastik saflık” değilmidir? - “b” şıkkı için: kafamız ve arkası ile siz ve ben farklı güzel,iyi,faydalı işler ve Demokrasi tariflerinde farklı düşünüyoruz.Bu durumda sıkıntı yok.Birimiz “saf” ve “dolandırılıyor” kabul.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 08:57
Kesinlikle 17 yıldır her anlamda bir yıkım söz konusu bu süreçte kazanan yoktur gemide büyük bir delik açılmıştır bunu kapatmak çok zor ama imkansız değil.bu ülkeyi seven tüm İstanbullular buna dur diyecektir yada geminin istanbul tarafındaki delik kapatılmayarak tüm gemi (Türkiye) batacaktir istanbullunun kısacası türkiyenin özeti olan isatabullunun ferasetinin basiretinin açık olmasını temenni etmekten başka çaremiz yok .
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 21:13
0
17 yıldır yıkım dersen inandırıcı olmaz.Fanatik taraftarlar toptancıdır.Son 10 yıla kadar halk severek destek vermiştir.Ama raydan çıkma yavaş yavaş şimdi ortaya çıkıyor.Kibir gurur torpil-torpil ,adaletsizlik,hak yeme,ahlaksız bürokratların çoğalması,batan gemi misali devlet malına saldıran kişilerin çoğalması.....
karar okuru 20 Haziran 2019 08:57
Ali Bayramoğlu'nun derin vehmettiğimiz yazılarını yıllarca okuyup durduk. Ama o da insanmış. Farkında mı bilemiyorum ama yaşadıkları istikrarını çok etkilemiş. Yoksa hep böyle miydi acaba?
Hüseyin Şenel 21 Haziran 2019 11:01
0
Önce Ak Partiyi veya fikrini daha sonra Muhalif fikirleri desteklediğini söylüyorsanız "istikrar" kelimesini açmanız lazım diye düşünürüm..
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 08:38
AKP'nin kaç ayarı var? 2010 öncesi ve sonrası, 17-25 Aralık öncesi ve sonrası, 31 Mart öncesi ve sonrası. En iyisi gözünü kapatıp Reis en doğrusunu bilir diyerek oyunu vermek.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 10:42
3
İşte bütün sorun bu o gözlerinizi açabilseniz her şey daha güzel olacak canım kardeşim
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 08:24
Tespitiniz dogru, ama tektarafli Imamoglu yalanci mi evet. Rantci mi evet, Polise Valiye küfür ettimi, evet. Yinede ülke politikasi icin secilmesi gayet iyi olur...
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 08:45
9
Bu nasıl bir mantık. Adam yalancı, rantçı ama yine de seçilmesi gayet iyi olur öyle mi? Bir adam bile bile yalan söylüyorsa bunun ne anlama geldiğini açın Peygamber efendimizin hadisi şeriflerini okuyun. Yalancılık müslümana yakışmaz. Münafıklık alametidir.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 09:05
3
Kardesimiz aklinca ters algi yapmaya çalismış. Acemiligini gormezden gelin,emege saygi.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 11:29
4
Yaban, dolan, talan, haram, adaletsizlik, adam kayırma ve bilimum kötülüklerin kitabını yazdı akp.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 12:48
7
Ben ülke icin yaziyorum. Malesef an ihtibari BENCE ülkeyi yönetecek (yönetebilecek) muhalefet yok, iktidarda kabiliyetini hizla kaybediyor... Ama birincinin rekor kirmasi icin ikincinin cok hizli kosmasi lazim. Bir müsubet bin nasihattan iyidir misali, belki birilerine 'dank' eder... Yalan konusunda malesef öyle, degilse buyrun ispatlayin...
Adeta oyları Akparti çalmış gibi manipülasyon yapmaya çalışıyorsunuz. Oylar kimin lehine yazılmışsa, sayımı kim engellemeye çalıştıysa, gece yarısı ysk hakimleriyle kim konuştuysam oyları onlar çalmıştır bunu ilk okul çocuğu bile idrak edebilir ama niyet başka olunca...
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 11:36
3
İbrahim merhaba, Düzeltmeler yapıldı fark kapanmadı. Farkı kapatan geçersiz oylar oldu. Ampüle basmışlar. O da sayıldı. Geçersiz oyların hepsi sayıldı ama fark 13 bin. Kaybetmek de yarışmaya dair. Büyütmeyelim. Bir sonraki seçime iyi hazırlanırlar, olur biter. Aşırı anlam yüklemek İmamova yarar. Bak ben bile ona oy vereceğim :) Bi kereden bişey olmaz :))
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 07:13
Ali Bey, sizin de bahsettiğiniz gibi Ekremin durumu sıkıntılı. Az ihtimal, ama velev ki Ekrem seçildi, işi çook zor. Topal ördek ne yapabilir ki? Zaten reis de diyor görev yapamaz diye. Seçmen hakkında büyük beklentiye girmeye hiç gerek yok. Devletin bütün güçleri karşısında seçmenin Ekrem demesine kattiyen ihtimal veremiyorum. Bizim milletin ekseriyeti artık gücü, kolayı, menfaati, günü kurtarmayı, tercih eder hale geldi.
......... 20 Haziran 2019 08:14
2
Yukarıdaki yazıyı okudugunuza emin misiniz? Ekrem'in durumu sıkıntılı yorumu ve diğer cumleleriniz yazının bir paragrafını dahi okumadiginizi belli ediyor
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 09:01
5
Esas iktidarın durumu sıkıntılı. Tek parça kalabilecek mi, bu kadar iç-dış-ekonomik sorunlar varken?
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 05:16
Bakış açınız taraflı Ali bey hırsızın hiç mi suçu yok??? Seçmen iradesinin ve bir partinin oylarının gaspedilerek seçim sonuçlarının değiştirilmesi, seri yalan-iftira-otel odalarında gizli buluşmalar-manüplasyon ve algı yönetimiyle seçim sonuçlarını etkilemek gibi husularda "evrensel liberalizm ne der acep!"... siz ne diyorsunuz... arzularınız ve hoşa gitmeyen gerçekler :)
İlkeli 20 Haziran 2019 09:19
2
Çalan kim? Kem küm... Nasıl çalmışlar? Çalmışlar işte... Şuçlu kim? Birileri... Ceza alan var mı? Eh işte... Komşu, komşu ! Hu, hu! Oğlun geldi mi? Geldi Ne getirdi? İnci, boncuk.Kime, kime? Sana, bana.Başka kime? Kara kediye kara kedi nerede? Ağaca çıktı. Ağaç nerede? Balta kesti. Balta nerede? Suya düştü. Su nerede? İnek içti. İnek nerede? Dağa kaçtı. Dağ nerede? Yandı, bitti kül oldu.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 11:38
2
Sizi anlıyorum. Bir umut Ali Bayramoğlu bizi mutlu eder mi diye okuyup üzülüyorsunuz. Üzülmeyin, fark edin. Taraf olduklarınız karın kadar zengin, Muaviye kadar adaletsiz oldular. Size düşen en azından o saftan çıkmak olmalı. Diğerine girmeseniz de kendi safınızı kurmuş olursunuz.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 05:10
Sayın yazar, bu seçimde teröristler chp yi destekliyor, Türkiye karşıtı ülkeler chp yi destekliyor. Bu durumu ve birtakım ülkelerin İstanbul seçimleriyle bu kadar yakından ilgilenmelerini nasıl yorumlamalı?
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 09:23
0
Teröristler ve Türkiye karşıtı ülkeler CHP'yi desteklerse halkımız normal şartlarda ne yapar gider karşı tarafa oy verir. Türkiye karşıtı güçler ve teröristler bunu bilmeyecek kadar aptal mı? Bütün anketlerde önde görünen İmamoğlu'na bu kesimden gelen destek İmamoğlu'na kaybettirmek ve mevcut iktidara seçim kazandırmak için yapılan kripto destektir.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 10:56
5
O yüzden binali yıldırım diyarbakır’a gidip “Kürdistan” ve “PEKEKE” dedi değil mi? Teröristler öcükte beni desteklesin diye.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 11:39
2
Her seçim döneminde İsrail saldırır Filistin’e; Akp’nin seçimleri almasını garantilemek içindir. Akp iktidarı biraz da bu kanlarla yoğrulmuştur.
KARAR OKURU 21 Haziran 2019 00:12
0
Allah şahitltir siyasi anlayış 30 yıl öncesine döndü. Bizi koyun ve ahmak görüyorlar.Oy insanın şerefi, haysiyeti, namusu ve onurudur. Bunu bizden vadettikleri ıle almaya çalışan zavallılar bilsinki makyajınız döküldü. Rabbim Her şeyi bilendir görendir. Bunu Firavun dahi gördü ama iş işten GEÇTİ.ALLAHLA SAVAŞILMAZ.
Hüseyin Şenel 21 Haziran 2019 10:58
0
1-Çıkar sağlayabilme avantajım var ümidinin olduğu 2-düşünce özgürlüğü.3-Önemlisi :Onun düşüncesinden çok karşı tarafın hal,hareket ve hedefine yani fiil'lerine bakmalı..Diye yorumlanmalı.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 03:52
Umarim tahmininiz dogru cikar Sayin yazar. Bu tehdit dilinden, iftiradan biktik usandik. Iktidar hirsi bu ulkeyi felakete surukluyor ama umurlarinda degil. Imamoglu kazanirsa bile hukuka aykiri bir sebep uydurup mazbatayi vermeyebilirler. Hatta Ankara belediye baskani Mansur Yavas'in mazbatasini bile alabilirler. Bu is zivanadan cikti cunku.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 09:03
0
Her aksi hareket, AKP'nin daha büyük oranda çözülmesine neden olacaktır. Gücünün zirvesinden aşağıya düşen bir iktidardan bahsediyoruz. İç-dış-ekonomik sorunlar onu boğacak. Hepsi de kendi eserleri.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 10:03
24
Mansur Yavaş Ankara’da meclisi yönetirken hiçbir dayanağı olmayan tasarruflarda bulunup, itiraz eden Meclis üyesinin mikrofonunu kapatarak “Mahkemeye verin” diye racon kesiyor, İmamoğlu tüm kampanyasını yalan üzerine kuruyor, israf eksenli kampanyasını bile jetle tatile giderek yürütüyor hitabettikleri kitle nasıl bir sürü psikolojisi ile hareket ediyorsa koşulsuz bir destekle her yazılana söylenen inanmaya hazır bir kitle...
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 11:43
2
Sayın 19:03 İnsanlar cehapeyi seçiyor değiller, akpyi istemediklerini beyan ediyorlar ki sonuna kadar haklılar. Akp insanların iyi niyetlerini kullana kullana tüketti. Denize düşen yılana sarılır. İyi karşılanabilir mi hayır ama insanları buna zorlayan akpnin kendisi.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 15:08
1
10.03 Tasarruf edilmesine neden böyle karşısınız? İmamoğlu bütün kampayasını yalan üzerine kuruyor demişsin! İmamoğlunun insanları etkileyen tek vaadi herkesi kucaklayacağım, kavga etmeyip herkesimin adayı olacağım. Şuana kadar çizdiği portrede bu yönde. Zaten kişi kendinden bilirmiş işi. jet meselesine gelince halkın %40 açlık sınırında, %40 yoksulluk sınırında yaşadığı bir ülkede yöneticilerin devlet imkanlarıyla alıp kendi menfaatleri doğrultusunda seçim kazanmak için kullandığı jetleri, makam araçlarını görmeyip İmamoğlunun kendi parasıyla kiraladığı jete laf etmek riyakarlığın zirve nokt
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 20:17
1
10:03... saraylarda yasayan bir Cumhurbaskanimiz varken imamoglu'nu israfla suclamaniz gulunc.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN