Back To Top
Yeni bir meydan okuma arifesinde

Yeni bir meydan okuma arifesinde

 - Son Güncelleme: 07.05.2019 Salı 11:29
- A +

Türk demokrasisi her daim kırılgan oldu. Ancak bu kez çatlak en kritik yerde. Demokrasilerin olmazsa olmazı olan siyasi iktidarların seçimlerle gelip seçimlerle gitmesi ilkesi konusunda bir iflas yaşıyor, Osmanlı-Türk siyasi tarihinin daha önce görmediği bir noktaya gelmiş bulunuyoruz.

Yüksek Seçim Kurulu’nun Türkiye’nin önemli iline, İstanbul seçimlerine ilişkin iptal kararı, anti-demokratik iklimi daha da koyulaştırmıştır.

Malum, yasalarımıza göre üst mahkeme olan YSK’nın kararı nihaidir. 31 Mart sonrası yapılan itirazlar, kurulun işleyişi de kanuni şartlara uygun olmuştur. Ancak, siyasi iktidarın bu kurul üzerindeki etkisi, hatta açık yönlendirmesi her şeyin önüne geçmiş ve mevcut kararın meşruiyetini tartışmalı hale getirmiştir.

Cumhurbaşkanının ve Bahçeli’nin durmaksızın İstanbul’da seçimlerinin yenilenmesi çağrısı yaptıkları, sistematik bir baskı dili oluşturdukları, emniyetin evleri dolaşarak sahte seçmen avına çıktığı, sandık başkanlarını didiklediği ve itirazlara delil aradığı bir siyasi ortamda YSK’nın kanuni şekil şartlarını yerine getirmesi aldığı kararın meşruiyeti için yeterli olabilir mi?

2007 yılında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 367 kararın da yeterli olmuş muydu?

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kimi sandık sayımlarının ve veri girişlerinin hatalı yapıldığı ve bu durumun seçim sonuçlarını etkilediği iddiasıyla 32 ayrı soruşturma başlatması, 100’ün üzerinde kişiyi “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağırması YSK’dan kararını çerçeveleyen, yönlendiren ve Adalet Bakanlığı’ndan bağımsız olması düşünülemez bir durum değil miydi?

Böyle olunca toplumun, özellikle muhalif kesimin, bugünden dek, YSK’nın kararını adli bir prosedürün parçası olmaktan çok, iktidarın seçim sonuçlarına bir tür direnç çabası olarak görmesi, demokrasinin üzerine yeni bir gölge düştüğü, Kafkasya rejimleri istikametinde yol aldığımız tespitleri kimseyi şaşırtmamalıdır.

Şimdi ortada demokrasi açısından yeni ve büyük iddia var. Yenilenecek İstanbul seçimi sadece başkanlık değil, YSK kararı hakkında bir tavır seçimi haline dönüşebilir. Ya da, siyasi iktidarın başlatacağı yeni kutuplaşma, meydan okuma üzerinden 2015 Kasım seçimlerindeki tabloyu ürer.

Birinci ihtimal büyük bir demokratik yanıt olur.

İkinci ihtimal gerçekleşse bile Türkiye’nin demokrasi yolundaki yürüyüşüne, bu yol tozlu topraklı da olsa, üstü yara bere de dolsa devam edeceğine şüphe yoktur.

31 Mart seçimlerinin bu açıdan tekrar okunmasında büyük fayda var.

31 Mart 2019 seçimleri, YSK’ın İstanbul kararı ötesinde, ürettiği siyasi iklim ve sonuçlarıyla Türkiye’nin siyasi denge kartlarını yeniden karan bir seçim oldu.

Nasıl?

Aslında bir açıdan 31 Mart’ta seçmen eğilimlerinde çarpıcı bir değişiklik olmadığı söylenebilir. Nitekim 2018 Haziran ayında Türkiye genelinde yüzde 53,6 oy olan Cumhur ittifakı bu kez de 51,64 oranında oy aldı. İktidar ittifakı ve muhalefet partileri arasındaki kutuplaşma hali ve makas (yüzde 2’lik bir fark dışında) aynı kaldı. Bu tablo belirli bir gerçekliğe işaret ediyor. Mevcut siyasi kutuplaşmanın kültürel kimliklerinden kaynaklanan yapısal bir yön taşıdığını gösteriyor ve bu açıdan siyasi parti performanslarından görece bağımsız olduğuna ve kolay değişmediğine işaret ediyor.

Ancak bu durum madalyonun sadece bir yüzünü oluşturuyor. Zira aynı kutuplaşmanın, özellikle bu seçimlerle görünür daha hale gelen güncel-siyasal bir boyutu da var.

- Karşı kamplarda yer alan AK Parti ve Saadet Partisi (oy kaymaları bakımından bu partinin oy oranının 9 ay içinde yüzde 1,3’tan 2,7’ye çıktığı da düşünülürse) arasındaki kültürel, MHP ve İYİ Parti arasındaki ideolojik kök ortaklığı bu boyutun ilk verisidir. Bu bakımdan benzerler arasındaki ayrışmanın, siyaset tarzına, güncel söylemlere, ama en çok otoriter bir yürütme düzenine ve lidere i(anayasal yapı ve Erdoğan) itiraza oranla şekillendiğini söylemek yanlış olmaz.

-Mevcut kutuplaşmadaki bu güncel-siyasal boyutuna ilişkin diğer bir gösterge, Cumhur Cephesi’nde yaşanan hareketlilikler ve geçişlerdir. 31 Mart’ta AK Parti’nin MHP’ye kaptırdığı yüzde 5-6 civarında oy, bir grup seçmen açısından kuvvetli ideolojik vurguların, krize dair ekonomik unsurlar ve Erdoğan’a yönelik eleştirilerin kimliksel davranış ögelerin önüne geçtiğini göstermektedir.

- Bu konuda üçüncü bir delil AK Parti seçmen kitlesindeki memnuniyetsizlerin ilk kez bu seçimlerde kısmen siyasallaşmasıdır. Sandık verileri ve seçim sonrası yapılan kimi araştırmalar AK Parti oylarının 2018 Haziran Genel Seçimlerine nispetle büyük şehirlerde azaldığını göstermektedir. Bu azalma seçmenin karşı cepheye oy vermesinden çok, seçimlere katılmama ve geçersiz oy kullanma eğilimiyle ortaya çıkmış görünmektedir. Nitekim katılım oranı Türkiye 1 milyon 323 bin gerilemeyle 88.18’den 84.66’ya inmiştir. 30 büyük şehirde ise katılım oranının ortalaması yüzde 84.51 ile Türkiye ortalamasının altında kalmıştır. Sedat Ergin haklı tespitiyle, “söz konusu büyük şehirlerin önemli bir bölümü AK Parti’nin tartışmasız üstünlüğündeki seçim bölgeleri olduğu için katılım oranının düşmesi öncelikle AK Parti seçmenin bir kesiminden gelen bir mesaj olarak görülebilir.”

Ortada AK Parti seçmen kitlesinden kopan parçalar bulunuyor. Memnuniyetsiz bir grup seçmen bir süredir AK Parti’nin sağladığı siyasi, psikolojik, ekonomik, hukuki imkanları koruma refleksi ile bu siyasi partinin tarzına ve genel siyasi gidişe itiraz arasındaki çelişkiyle kuşatılmış durumda bulunuyordu. 31 Mart’ta çelişki terazisinde itiraz kısmen de olsa öne çıkmış ve iç ayrışmanın siyasallaşabileceğini göstermiştir.

Sonuç olarak mevcut seçmen kutuplaşmasında genel denge değişmemiş gibi görünse de, siyasi itirazda ortaklaşmanın altını çizen, kutuplar içindeki hareketlilik, düşük katılma oranı, AK Parti-SP ve İYİP-AKP/MHP köprüleri üzerinden bloklar arası geçişler bu seçimin en önemli özellikleri arasında yer almaktadır.

Durum dengeleri etkileyebilecek bir siyasi devir hızlanmasına benzetilebilir. Hızlanmanın anlamı, kültürel kimliklere endeksli seçmen davranışı yanında, yönetimde otoriterleşme/keyfilik dozunun artması, kararlardaki rasyonelliğin azalmasıyla birlikte güven duygusu ve siyaset tarzına endeksli seçmen davranışının yeniden güç kazanmaya başlamasıdır. Diğer ifadeyle kimlikçi ve popülist siyasetin kırılma ihtimaline yapılan bir seçmen göndermesidir.

Aşırı ve yorucu şekilde kutuplaşan ülkede itiraz sadece yönetim tarzına değil, aynı mevcut kutuplaşmaya, bu kutuplaşmanın içerdiği siyaset tarzına yönelik tepki olarak algılanabilir. İtirazda buluşma ise kutuplar karşısında siyasi ve toplumsal merkezi yeniden açma ve talep etme eğilimi olarak okunabilir.

Umarız bu eğilim güçlenerek devam eder.

İstanbul seçimleri ilk sınavdır.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 08 Mayıs 2019 00:16
Hakkın ve haklının yanında duran özgür vicdan sahibi yazar Ali abimiz Hoşgeldiniz.
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 23:42
Halk AKP’ye gereken öz demokrasi dersini verecektir. GÖRECEGiZ.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 03:31
0
Nasıl verecek.!Çukur kazarak mı? Uzayda bile olsanız kabak gibi ortaya çıkıyorsunuz.....
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 21:21
Yeniden Hoş geldiniz
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 18:10
Ali Bey, gozunuz aydin. Yorum sayfaniz trol saldirisina ugradi. Birileri emir vermis trollere "Bayramoglu bir makale yazmis, hucuuum"
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 20:58
3
korkmuşlar.
KARAR OKURU 15 Mayıs 2019 03:28
0
Ne kadar korktuk.......
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 15:59
Sayın Bayramoğlu, seçimlere itirazlar yapılırken Ak Partinin dışında bir şeyler söyleyen olmadı hiç. Şimdi iptal kararı verilince ortaya çıktılar. Oyların kaydırıldığı, yanlış kişilerle kurulların oluşturulduğu gibi bir çok hususa chp ve ittifak ortaklarının cevabı olmalıydı. Sizinde bu yazıyı bugün yazmanız bence yanlış oldu. itirazlar yapıldığında yazmalıydınız
ali muhittin 07 Mayıs 2019 15:44
YSK üyelerine "çete" diyen, Kızılay'da yüzünüze tükürürler diyenlere laf yok ! Aman da pek güzel demokrasi oyunu...
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 15:14
Adalet ve demokrasi özlemi bitmiyor.
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 13:06
YSK üyelerini ve ailelerini tehdit eden chp den hiç söz etmemişsiniz doğruluğu ve adaleti kendi tekelinde gören yazar bey YSK nın gerekçeli kararı kanunsuzluk sonucu alınmış , yani siz yeni parti kuracaksınız diye ak parti çalınan oylarının hakkını savunmasın mı terör örgütlerine kalkan ve umut olanların hilelerini sizler gibi görmezden mi gelsin
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 14:29
48
aynı zarftan çıkan dört oydan üçünü geçerli sayıp birini hileli saymak, dördüz doğuran bir kadına, çocukların üçü benden biri benden değil demek gibi bir şey.
KARAR OKURU 12 Mayıs 2019 02:06
1
Farklı ilçelerdeki 123 sandık tutanağı boş veya imzasız. YSK ilçeler bazında oyların ilçe seçimini etkileyecek düzeyde olmadığını ancak büyükşehiri etkilediğini tesbit ediyor. Böylece aynı zarftaki 4 oydan 3ü etkilenmiyor. 1i etkileniyor. Aynı zarftaki 4 oyu dördüzlere benzetirsek şöyle oluyor: Dördüzlerden birisi ölü doğmuş.
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 11:20
Seçimler iptal edilirse YSK üyelerine "insan içine çıkamazsınız" "sokaklarda yürüyemezsiniz" diyenlere tık yok. Resmen organize işler olduğu belli olan hırsızlıklara müsaade etmeyen, hakkını arayan cumhur ittifakı'na "kaka çocuk" muamelesi yapmak moda olmuş. Bir de şu bizi çok seven batı ve onun yardakçıları var. İlkönce bağımsız olun. Bağımsız olmak onurlu insanların meselesidir.
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 13:43
33
Hangi hukuku gerekce ile organize ismis anlamadik. Tamamen sizlerin hisleri bunlar. Hukuki hic bir gecerliligi olmayan Pelikanci trollerin ve belediye menfaat cetelerinin sisirmesi.
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 13:43
22
Yandas medya ile YSK uyelerinin resmini bas isimlerini ver Feto imasinda bulun sonra hukuksal tarafsiz karar bekle. Sizlerin ayari kacmis maalesef
İbrahim Tatlıses 07 Mayıs 2019 13:52
6
Onurlu insan mı :))))))) peh peh peh bunu söyleyenin savunduğu siyasi organizeden şeref, onur, haysiyet, dürüstlük akıyor.
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 09:06
Bakınız sayın yazar yüz kırk beş yıldır demokrasi mücadelesi veriyoruz diyenlerle hakkın mücadelesi bu olay yani hakk ve batıl savaşı bu chpkk nin rezil tehdit dili de mason ittihat var terakkiden kalmadır
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 11:19
38
Hak geldi (seçim tekrarı) batıl (İmamoğlu) zail olacak inşallah.
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 14:34
24
eğer gerçekten haktan adaletten söz ediyorsanız bu seçimlerde sandıklarında devlet memuru dışında görevlilerin görevlendirildiği bütün seçim merkezlerinde, bütün seçimlerin yenilenmesini savunursunuz. aynı sandıkta kullanılan zarfın içinden bana çıkan oylar hilesiz, sana çıkanlar hileli diyerek sadece sana çıkan oylar için yeniden seçim yapmanın ahlakı, adaleti nerede.
karar 07 Mayıs 2019 15:35
0
seçimler ve imamoğlu ile ilgili istediğini düşün ama "hak geldi batıl zail oldu" ile bunu birleştirme.senden bu yüzden ahirette davacıyım.
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 09:02
Özlemiştim analizlerinizi. Bu iyi oldu.
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 08:59
Bır sen eksik tin şimdi tam oldu karar mevkutesi
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 08:59
Eline sağlık ali bey.
KARAR OKURU 07 Mayıs 2019 07:34
Iste makale bu yaziya derler. Hocam cok degerli bir aydinsiniz. Sadece bilgili degil ayni zamanda durust bir insansiniz. Keske haftada birkac makalenizi okuyabilsek. Saygilarimla.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN