Germir’in sessiz yüreği
Germir bağları insanı kendine çağırır.
Bağların hemen ardında çukurun sessizliğine gömülmüş bir Germir bekler.
Akşam olunca bağların sesi çekilir.
Taş evlerin arasında ağır bir sessizlik gezer.
Germir bağlarından yükselen o çığlık:
“Arabaya taş koydum, ben bu yola baş koydum / Seni gelecek diye sol yanımı boş koydum.”
Germir’de bekleyiş toprağa sinmiştir.
Kimseye belli etmeden bekleyen analar, gidenin ardından baka kalan çocuklar ve bir selam umuduyla duvar gölgelerinde susan yârler…
Germir bağlarında öğrenilir susarak sevmek.
Sessiz bir bekleyiş…
İçe içe bir yanış…
Kendine dönen bir sükût…
Bir sevda bir ömre nasıl sığmaz, o bağlarda öğrenilir.
Germir, susarak sevenlerin yurdudur, sol yanını boş koyanların yurdu.
Sessizlik, bir annenin dilinde anlam bulur.
İnsan kendini ilk orada, annenin dilinde duyar.
