Back To Top
Hayatlarını mı kaybettiler, şehit mi oldular?

Hayatlarını mı kaybettiler, şehit mi oldular?

- A +

Önce devletimize ve devlet yetkililerimize “Son üç ay içerisinde 80 önemli olayı” önledikleri, yine “son üç aydır aranan 44 teröristi etkisiz hale getirdikleri” için ve “tehlikeyi oluştuğu noktada bertaraf edecekleri” için teşekkür edelim.

Böylece Reina katliamının önlenen “80 olay” arasından ‘sızmış’ olduğunu öğrenmiş olduk… Aman daha ne olsun ki, bu kadarcık kusur kadı kızında da…

Sonuçta istihbarat zafiyetimiz de güvenlik zafiyetimiz de yokmuş!

O halde…

Biz yazımızın başlığındaki soruya dönebiliriz…

Birliğimizi, dirliğimizi bozmak isteyen, toplumsal barışımızı hedef alan ve huzurumuzu kaçırıp toplumsal kaos çıkartmayı amaçlayan terör bu kez gerçekten beklemediğimiz yerden bizi vurdu ve bütün ezberlerimizi bozdu.

Soru şu:

Reina’da eğlendikleri sırada hunharca katledilen 39 masum insanımız “hayatlarını mı kaybettiler, şehit mi oldular?”

Bir terör saldırısı gerçekleştiğinde ve o terör saldırısında hayatlarını yitiren polis, asker, kamu görevlisi, sivil vatandaşımız kim olursa olsun, adı sanı, unvanı, kimliği ne olursa olsun…

Devlet büyüklerimiz, hükümet yetkililerimiz, AK Partili siyasetçilerimiz anında ‘olay mahalline’ ulaşırlar ve anında ölenlerin ‘şehit’ oldukları yönünde açıklama yaparlardı:
“Şu kadar şehidimiz var. Bunların şu kadarı sivil, şu kadarı polis, asker…”

“Şehitlerimize rahmet diliyoruz?”

Terör saldırılarında hayatlarını yitirenlerin cenazeleri “şehit cenaze törenleri” sayılırdı. Cenaze namazını kıldıran hocalar ağız dolusu “şehitlerimiz” derlerdi…

***

Reina katliamına kadar durumumuz böyleydi…

Çarşıda... Pazarda... Sokakta... Maçta... Otobüste… Otobüs duraklarında… Bugüne kadar terör saldırısında hayatlarını yitiren tüm canlarımız için bir an bile düşünmeden “şehit” oldukları söylendi.

***

Ve maalesef Reina’da eğlenirken terörün kahpe kurşunlarına hedef olan 39 masum insanımız için “şehit” kavramı söylenmedi. “Masumlar” dendi, “sivillerimiz” dendi, “hayatlarını yitirdiler” dendi, “yaşamlarını kaybettiler” dendi, “katledildiler” dendi, “teröre kurban gittiler” dendi… Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Başbakan Binali Yıldırım’a kadar kimsenin dili “şehit” demeye varmadı…

Nitekim…

Reina katliamında ‘yaşamını yitiren’ 32 yaşındaki Mustafa Sezgin Seymen’in cenaze töreninde, helallik sırasında kalabalıktan birisi hocaya “Hocam, Mustafa şehit. Kurban olayım sana Mustafa’nın şehit olduğunu söyle. Çekinme söyle!” diye seslenince… Din görevlimiz “elbette şehittir”, “ne demek” falan diyemedi…

Ya ne dedi?
“Cenabı Allah inşallah şehitlerden yazar” diyerek duasına kaldığı yerden devam etti!

Şimdi…

Eğer “şehitlik” unvanını ülkemizde hunharca öldürülen, teröre kurban giden masum insanlarımız için kullanıyorsak… Futbol maçından çıkarken töröre kurban giden vatandaşlarımız ile Reiana’da eğlenirken kahpece kurşunlarla öldürülen insanlarımız arasında hiçbir fark yok.

Eğer ülkemiz dört bir koldan terör saldırılarının muhatabı ise eğer zor günlerden geçiyor isek… İçinde bulunduğumuz durumun Kurtuluş Mücadalesi’nden bir farkı yok ise…

Eğer ülkemiz dış güçlere karşı topyekun bir mücadele veriyor ise… 

Velhasıl terör saldırılarının asıl hedefi belli ise... Yani o kurşunlar “milli birlik ve beraberliğimize” sıkılıyorsa, yani o kurşunlar kardeşliğimize sıkılıyorsa o takdirde bütün bu saldırılarda ölen her vatandaşımız “şehit” hükmünde sayılmalıdır! Nokta.

Eğer, devlet büyüklerimiz, devlet kurumu olan Diyanet’imiz ve görevlileri toplum vicdanını rahatlatmak, yüreklerimize su serpmek için “terör saldırılarında ölen” canlarımızın “şehit” hükmünde olduklarını söylüyorlar ise…

Reina’da ölenlerimiz için de şehittir desinler… Bunu söylemekten çekinmesinler.

Yok, eğer…
Şehitlik unvanı özel bir unvandır ve İslami bir kavramdır. Kimlerin şehit sayılacağı Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde belirlenmiştir deniliyor ve tam da bu yüzden çekimser davranılıyorsa…

O halde son günlerde pek cömertçe kullandığımız “şehit” ve “şehitlik” gibi kavramları gözden geçirip ayrıca tartışmamız gerekiyor…

Söyleyeceklerim bundan ibarettir…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 27 Şubat 2018 17:27
şehit olmak hiç kolay degil keşke bizde şehit olsak allah şehitlerimizin öte dünyasını cennet etsin AMİN
Simon 09 Ocak 2017 23:25
Neden hep dincilerden yalanci, sahtekar cikar? 80 olay onlenmis, inanmiyorum. Sen 500 kisiyi son 3-4 olayda kaybet sonra 80 engelledim de. 14 yasindaki hirsizi mi engellediler? Akilli olun. Cocuk mu var karsinizda.
Yusuf korkmaz 08 Ocak 2017 15:04
Size ben de çok mesafeli biri olarak pek okuduğumu söyleyemem. Ancak yazınızın başlığı dolayısıyla okuyunca içimden sizi alkışlamak geldi. İnsanlarımız ancak böyle düşündükleri zaman bir ve beraber olabilirler. Saygıyla
Nezihat seymen 07 Ocak 2017 12:02
Ben Mustafa sezgin seymenin halasiyim.bugune kadar yazılarınızı zaman zaman okudum.belitmeliyimki akp yanlısı olduğunuz için bende bu fikri benimsemedigimden size mesafeliyimdim.bu makalenizi içim titreyerek okudum.biz aile olarak musluman dini inançlarına ve ananelerine bağlı bir aileyiz.ne yazıkki bu Türkiye mizde bunu açıklama mecburiyetinde olmamız. bu yazınizda gerçekleri ifade ettiğiniz için elinize kaleminize yüreğinize sağlık.tesekkur ederiz.
Başar MORGÜL 06 Ocak 2017 21:45
sizin gibi aydin düşünen.gerçekleri yazan cesur kalemlere bu ülkenin ihtiyacı var. yazılarınızın takipçisiyiz.
murat söylemez 05 Ocak 2017 14:28
hislerime tercüman oldunuz.
KARAR OKURU 04 Ocak 2017 23:56
Kımlerin şehit olduğunu Allah bilir.Lakin herkese mertebe dağıtanlar,Allaha şirk koşan sapkınlardır.Kendilerine Allah'ın yerine kural koyma kanun çıkartma ve mevkiler verme cüreti gösterenlerin vay ki vay haline!!!!
orhan 04 Ocak 2017 23:21
Görüşlerine,düşüncelerine vede cesaretine hayran oldum.biz sizden razı olduk, Allah'da olur inşallah.
Serdar 04 Ocak 2017 23:13
Çok güzel tespit. Birçok şeyde olduğu gibi şehitliğin de içi boşaltıldı.
Hasan 04 Ocak 2017 23:02
Mesele laiklik ve hayat tarzi degil siz hala anlamadiniz mi?Buradan geziye doğru yürüyecekler işte.
samimi 04 Ocak 2017 21:41
Elif Çakır; Bravo size. Unutmayalım ki "Kalabalıklar her zaman haklı değildir" Peygamberler ve Galile gibi kandilleri hatırlayın. Onlar dediler ki "Alemlerin Rabbi Allah'tır." ve "Dünya yuvarlaktır" Gerçeği söyledikleri için taşlandılar, yakıldılar. Sonuç malum; Haklıydılar.
inşallah ŞEHİTlerdir..... bir ülkenin toprakları,özgürlüğü,varlığı ve halkının kardeşliği ,bütünlüğü tehdit altında ise,bütün bu terörist eylemlerde,bunu hedef alıyorsa,bunun sonucunda bu olaylara maruz kalanlarALLAHın inayetiyle ŞEHİTtir. bir yıkıntı altında kalanı, hamile iken öleni,yangında can vereni bile bu mertebeye layık gören dinimiz,inşallah onlarıda ŞEHİT kabul edecektir....yinede doğrusunu ALLAH bilir.
O k u r 04 Ocak 2017 20:42
Bu yazının maksadı nedir? Alkol alırken haksız yere katledilen masumlar da şehit olur mu deniyor. Yoksa vatana kastedenlerin öldürdüğü masum siviller şehit olmaz mı deniyor.
KARAR OKURU 05 Ocak 2017 09:31
0
"Hükümet kendi meşrebine uyanı şehit, uymayanı şehit ilan etmez mi?" diye soruyor. Şehitlik kavramını bu kadar bol keseden dağıtırsan, politik bir araç haline getirirsen, sonunda böyle duvara tosluyorsun işte. Bence sorunuzun muhatabı hükümet. "Terör nedeniyle hayatını kaybeden siviller alkollü olmaları durumunda şehit sayılırlar mı?" diye sorabilirsiniz mesela. Zira bu konuda Cennetin anahtarını eline almış gibi davranıyor hükümet. Kendi sorumluluklarından kaçmak için de olabilir bu.
O k u r 06 Ocak 2017 00:46
3
Hükümetin bu konudaki tavrı aşikar. Sanki gizli imiş gibi eleştirmeye gerek yok. Hükümet, vatana kast eden her eylemde ölen her müslüman vatandaşına şehit diyor. İçki almışken böyle bir menfur saldırı ile hayatını kaybeden kişi ise masum ve mazlumdur, ancak şehit olmaz. Bu hükümetin değil İslamın bir hükmüdür. İtirazı olan Tayyip'e değil Tanrı'ya müracaat edecek. Doğduğunda kulağına ezan okunan, öldüğünde camiden uğurlanan bir milletin hükümeti, ne hakla İslam'ın llitaratürü ile konuşabilir deniyorsa, o başka... Dağdan gelip bağdakini kovmak son asrın modası zaten...
KARAR OKURU 06 Ocak 2017 09:38
0
Siz Kuran'ın bu konudaki hadislerini okudunuz mu hiç? Okumadığınız açık. Hükümet bu şehitlik konusunda Kuran'ı (sizin deyiminizle "İslam literatürünü") esas alıyorsa, Kuran'ı yanlış yorumluyor demektir. Yok eğer onu esas almıyor, kendi meşrebince şehit ilan ediyorsa, bu sefer de Kuran'ın hadislerine aykırı davranıyor demektir. Neresinden tutsanız olmaz yani. Bu şehitlik meselesi, aynen Ortaçağ Kilisesinde olduğu gibi bir politik araç haline gelmiştir. Nokta!
O k u r 06 Ocak 2017 16:08
0
Kur'an'ın "hadislerinden!" haberim yok. Ama söylediklerimin hangisi, Kur'an ayetleri ve Hz. Peygamberin hadislerine aykırıdır izah ediver...
KARAR OKURU 04 Ocak 2017 18:15
Güzel bir yazi olmus, türkiye deki carpikliklardan birisini acik bir sekilde ortaya sermis sayin yazar. Ama yorumlarda belirtildigi üzere türkiyede sehitlik iki yorumlamasi var resmi ve islami, bunlar bazen örtüsür bazen örtüsmez. ateist olan bir asker polis görev basinda ölse devlet nezdinde sehittir ama islam nezdinde olmaz. Her konudaki kaypakligmiz bu konudada kendini gösteriyor siyasiler hadleri olmadigi halde konjüktüre göre kafalarindan sehitlik payesi dagitiyorlar. Eger sehitlik derken dine atif yapiliyorsa sayet, bütceden aslan payini alan diyanet isleri baskani ciksin su sartlarda su delillere dayanarak sehitlik olur yoksa olmaz desin ve güncel durum icin fetvasini aciklasin. Diger taraftan resmi sehitlikten söy ediliyorsa zaten kanun acik cok tartismasi olmaz. Konu siyasiler acisindan tehlikeli cünkü derine inersen seriat, islam devleti gibi mevzular gündeme gelir. Cünkü meseleyi siyasi konjüktüre göre degil kuran sünnet ekseninde degerlendirmen gerekir oda kimsenin isine gelmez. Kafamiz kumda, konforumuzu bozmayalim simdi.
Romantizm ve Vatanseverlik gözüyle bakılırsa bu yazı hamasi sayılmayabilir ok ! Ancak bir de konu İslam ve Şehitlik açısından irdelenmeli diyorsanız ki diyorsunuz, o ahvalde devreye İslam Akaidi girer ve bu pozisyondakilere Şer'an Şehit denilemez, kapıda görev ifa eden Polis için denilebilir çünkü zaruret icabı ifa ettiği görev Devlet adınadır, ihtiyari davranarak yanlışı seçmemiş ! Tabi ki içeridekilerin, içki de içse, kızlarla dansetse de Müslüman oldukları biliniyorsa "Allah rahmet etsin-Mekanı cennet olsun-Allah günahlarını affetsin" denilebilir ama Şehit,,,,,, ııhh......
Mardinli Muhammed 04 Ocak 2017 16:37
Şu anda bahsedeceğimiz konu mu bu?Bunun sırası mı?Bari siz yapmayın bunu.Tabi ki hedef ülkemizin ve müslümanların ayağa kalkmasını engellemek.Ülkesini,halkını seven herkesin bu konuda hemfikir olması lazım.
Mustafa Reşit 04 Ocak 2017 16:08
Helal olsun size, günlerdir içimizi yakan, kavuran bu saldırıdan sonra tüm devlet büyüklerinin, diyanetin takındığı iki yüzlü tavrı ortaya koymuşsunuz, Alla sizden razı olsun!
ahmet 04 Ocak 2017 15:55
Kusura bakmayın ama ilmi açıdan olaya bakıp buna göre şehit ve değil denir.Sizin görüşünüze göre değil...Ne yani olmayan bir şeyi söyleyip dinen sorumlumu olsunlar.
Bilal deniz 04 Ocak 2017 14:52
Sadece biraz vicdan hanım efendi 1m5 temada vatanı için canını feda edenlerle alkol komasına girenleri bir kefeye koymanız biraz izian gerektirmesi yanlışınız hanımefendi yanlış fakat kim şehit kimdegil allah bilir Not.Allahını haram etiği bir şeyi yapmak allaha isyandır onun için bu vatandaşlarin hesabını sadece Allah bilir ama zahiri olarak şehit olamazlar .allah utandırmasın alem
hamza akyol 04 Ocak 2017 21:57
1
"içki içen Allahın haram ettiği şeyleri yapıyor" ama "çocuk tecavüzünün üstünü örten Allahın haram kıldığı şeyleri yapmıyorlar", "yılbaşı kutlayan dinden çıkıyor" ama "insanlara zülmeden islamın kurallarına göre davranıyor", "kolu bacağı açık olan Allahın emirlerine karşı geliyor" ama "aptallık yapan, beynini kullanmayan dahası da Allahın 'oku' emrine karşı cahilliği öven ve teşvik eden Allahın emirlerine uyuyorlar" öyle mi? Gidin Kuran okuyun.
Mehmet 04 Ocak 2017 14:29
Bu ülkede vatansever insanların vatan haini olarak damgalandığını, halkın üzerlerine kışkırtıldığını, doğru yanlış her şeyin karıştığını ve hakimlerin hür iradeleriyle karar alamadıklarını ifade edecek vicdan sahibi insanlar aranıyor. Sizin bir tanıdığınız var mı Elif Hanım?
Recep 04 Ocak 2017 14:11
Laik yaşam tarzı tehlikede diyenler ,diyaneti suçlayan lar,dindarları suçlayanlar her kurban bayramı dindar insanları asagilamalarinizi ne yapacağız.O yüzden geçin bu yaşam tarzına saldırı var ayaklarını.hayvanin biri 39kisiyi katletti biz bu terörü ,arkasındaki gücü tartışmak yerine laikliği tartışıyoruz.anlamiyor musunuz böyle oyunlara gelmeyelim.bu katliam yapıldı diye sevinen sözde dindar ahmakla aynı safta oluruz terörün arkasındaki leri perdelemek ten başka bir işe yaramaz.
KHK magduru 04 Ocak 2017 13:31
Yanlışın var Elif hanim şehitlermizi var hemde çok ....ama önem sırası ve öncelik acsindan15 TEMMUZ şehitleri en kutsal lutfen
Tarık Selim 04 Ocak 2017 13:20
Kamu hukuku açısından ‘şehitlik’, devletin mağdur yakınlarına sağladığı avantajları konu edinir. Meseleye bu açıdan yaklaşılıyorsa maça gidenle Reina’da eğlenen arasında devletin fark gözetmeyip adil olması gerekir. Buna göre şehitlik devletin bahşettiği bir protokol yeri gibidir. Ama devlet büyüklerimiz bir çok konuda olduğu gibi, hukukla değil de yerleşik, sorgulanmamış temayüllerle hareket ettikleri için arada fark görecekler, bunu da dine dayandıracaklardır. Evet, şehitlik dini bir kavramdır. ‘Allah yolunda savaşıp’ da öldürülenler içindir. Ömer Halisdemir ismini her duyduğumda gözlerim yaşarıyor; vatan savunması için canlarını veren her yiğidimize Allah gani gani rahmet eylesin. Lüzum olduğunda ben de canımı vereceğim. Lakin bu ölümlerin ‘Allah yolunda’ olup olmadığı her zaman tartışılır olacağından kimin şehit olup, kimin olmadığını ancak Allah bilir. Şehitliği asker ve polislik gibi mesleklere hasretmek de bu bakımdan doğru da değildir. Sırf asker olduğu için (çatışma olmaksızın) kendi hatalarından dolayı kaza yapan zırhlı aracaçtaki askerimizin, Reina’da asayişi sağlamak için orada bulunan polisimizin şehit olduğunu söylerken, öldürülen ASELSAN mühendislerinin de şehit olduklarını söyleyebilecek miyiz? Ya da İzmir’de işe giderken kaza yapıp, hayatını kaybeden devlet hastanesi çalışanı bir hemşiremizin? Şehitlik konusunda dini olanla, hukuki ve kültürel olanın belirgin sınırlarla ayrılması gereken noktadayız.
Kasım Özdemir 04 Ocak 2017 12:20
Kelam doğru xaman yanlış Doğru zamandaki binlerce bilgilendirilme keyfi kullanilinca gelinecek yerlerden bir durak da bu yazı olmuş. Hayır dilemekten başka ne kaldı elde.
y.burak 04 Ocak 2017 12:15
Bazi yazilarinizdan hala satin alinamayan vicdanlarin oldugu umudu yeseriyor umutsuz yüreklerimizde.. Iktidarin bütün celiski ve cikmazlarini tevil eden memur yazarlarin görevlerini en arsiz sekilde icra ettikleri ülkemizde giderek umutsuzluga kapilan yiginlarin din ile dini kavramlar ile kutsallar ile uyusturulmalari klasik, tarihsel bir dünya gelenegidir. Azda olsa kimi celiskileri cikmazlari ayartmalari karartmalari irdelediginiz icin gercekten biz okuyucular nezdinde sayginlik kazanmak bir yana umutta asiliyorsunuz. Tesekkürler.
??? 04 Ocak 2017 12:12
İsinize gelen yorumlari yayinliyorsunuz gelmeyeni degil.illa bu milleti ayristiran,bolen yorumlsr mi yazalım?Kime hangi zihniyete hizmet oluyor bu?
Mustafa ÇALIŞKAN 04 Ocak 2017 12:11
Soruyu açık uçlu hale getirip bırakmışsınız! Bi zahmet araştırmacı gazetecilik gereği bir ihsas-ı rey'de bulunup cevaplandırsanız ?
KARAR OKURU 04 Ocak 2017 10:40
Tabi ki "sehit" islami bir kavramdir. Musluman olmayan sehit olamaz, cunku musluman olmadigi icin cennete giremez. Bunu bilmiyor musunuz, Elif Hanim? Esas sorulacak soru "sehitlik gercek midir, degil midir?" Yani, devlet adamlarimizin sehit oldugunu iddia ettigi insanlarin tum gunahlari affedilir ve cennete girmeye hak kazanirlar mi?" Mesela bir seri katil veya bir pedofil sehit olursa gunahlarindan arinip sonsuza kadar cennette olmayi hak edebilir mi? Oncelikle tartismamiz gereken budur.
KARAR OKURU 04 Ocak 2017 11:35
1
"Şehitlik" kavramı birçok dinde vardır. Yani yalnızca İslama özgü bir kavram değildir. Örneğin Musevilikte, Helen döneminde domuz eti yemeyi reddettiği için öldürülenler şehit sayılmıştır. Biraz farklı bir anlamı olsa da Hinduizm'de "dharma"dır şehit ve Hristiyanlıkta "martyrdom". Mesele kimin şehit, kimin kahraman, kimin vatan haini olduğuna artık politikacıların karar vermesidir. Eskiden kiliseler parayla dağıtırdı bunları, şimdi politikacılar kendi işlerine geldiği gibi. Haşa, Allah'ın işine karışmaktır bu. Haydi haddini bilmeden dağıtıyorsun da, ulufe dağıtılır gibi de dağıtılmaz ki bunlar.
KARAR OKURU 04 Ocak 2017 21:31
0
Bu sorunun cevabini bilen var mi? Bir seri katil veya pedofil sehit olursa cennete gidebilir mi?
KARAR OKURU 04 Ocak 2017 13:54
0
Nereden biliyorsunuz Reina' da olenlerin musluman olmadigini? Kimin musluman olup olmadina sadece kisinin kendisi karar verebilir.
Murat AÇIKGÖZ 04 Ocak 2017 10:36
Elif hanım, Şehitlik kavramı çok açıktır. Bunun üzerinden tekrar mütalaa etmeye gerek yok. Sizi anlıyorum. Diyorsunuz ki, farklı olaylarda bile kullanılan şehitlik unvanı neden bu insanlar için kullanılmadı. Ne yazık ki haklısınız. Fakat bu yanlıştan dönmemiz gerekiyor. Ulu orta kullandığımız şehit kavramı yüzünden bu tarz olaylarda hayatını kaybeden insanlar içinde 'şehitlik' unvanı vermek istiyoruz. Biz her ne kadar şehit veya şehit değil desek bile bunu en iyi bilen Yüce Allah'dır.
KARAR OKURU 04 Ocak 2017 10:06
Ben de son üç gündür kulak kesilmiştim; istediğine şehitlik unvanı dağıtan devlet böyyüklerimizden bu konuda bir ses çıkacak mı acaba diye (yabancı uyrukluları bu kapsamın dışında tutarak tabii). Ama heyhat! Din görevlilerine talimat verilmiş olmalı ki, onlar da “şehit” diyemiyorlar. Bu durumda ayrımcılığın dik âlâsını devletin tepesindekiler yapmış olmuyor mu? Bu şehitlik kavramının içinin de bu hükümet tarafından çoktan boşaltıldığını düşünüyorum. Şehit ilan ederek, ölenlerin yakınlarına para vererek, maaş bağlayarak acıların ve sorumluluklarının üstünü örtebileceklerini düşünüyorlar. Aynen Soma madeni faciasında ve Aladağ Öğrenci Yurdu yangınında olduğu gibi. Amaç, yeterli tedbir almayan, denetim görevini layıkıyla yerine getiremeyen hükümetin, ölen insanların yakınları tarafından bu ölümlerden sorumlu tutulmasının önüne geçmek sanırım. Başka bir açıklaması var mı bunun? Sn. Erdoğan dememiş miydi, “bu ülkede yaşanan cinayetlerden biz siyasiler sorumluyuz”. Ee, sorumlular da ne oluyor, ne yapıyorlar? Her facianın ardından “Yola devam” diyorlar! Kimin yolu ise bu? Yarın öbür gün “milli irade” diye bağıra bağıra meydana çıkacaklar, içi kan ağlayan insanlardan oy isteyecekler yine. En hafif tabiriyle ayıp artık, geçekten ayıp!
almanya 04 Ocak 2017 05:28
vaybe Abla sizde gercekten'de kocaman bir yürek ve hala isleyen bir vicdan var. Insan sevgiyi ve saygiyi kazanmaz hak eder siz o hakedenlerdensiniz. dogruya doğruyu egilmeden bükülmeden ve kivirtmadan yazmak bu günün türkiyesinde zor bir durus ve bir okuyucu olarak saygimizi hak ettiniz dünki ve bu günki yazinizla. Tesekkürler hala güzel insanlar varmış.
elif çakır dün bir numaralı ak partiliydiniz bugün ise düşman siz bence önceki şimdiki ve halinizi bir gözden geçirin.ama yine de siz safınızı seçin ki ona göre sizin düşüncelerinizi tartışalım.yarın neyi kimi savunacaksınız acaba.
KARAR OKURU 04 Ocak 2017 15:03
1
Destur yahu! "Düşman" ne demek? Anlaşılan size göre Ak Parti'yi övmeyenler, onu sorgulayanlar düşman sayılıyor. Ak Parti'yi eleştirdi diye "vatan haini" de diyecek misiniz yazara? Tartışmaya falan niyetinizin olmadığı belli. Ayar vermeye gelmişsiniz buraya. Aksi durumda onun yazdıklarında neyin yanlış olduğunu koyardınız ortaya. Yazacak bir şey bulamayınca da hakaret etmenin anlamı yok. Bence Elif hanım tam da bir gazetecinin yapması gerekeni yapmış ve haksızlık yapıldığını düşünerek irdelemiş konuyu. Hükümeti her gün öven, hiçbir yanlışını görmeyen ve kendisine gazeteci diyen yalaka Pravdacılar var, buyurun onları okuyun.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN