Eski gömlekle yeni parti mi?

AK Parti kurulurken Erdoğan, Milli Görüş gömleğini çıkardıklarını açıklamıştı.

Gerçi Erbakan Hoca, Yenilikçi Hareket olarak kendisinden kopan eski talebelerine daha sonra şunu diyecekti: Milli Görüş gömleği deriye işlemiştir, çıkarmakla bitmez...

Ama Erdoğan, Gül ve Arınç üçlüsü yeni yola gömlek değiştirerek, toplumdaki değişim talep ve beklentisini temsil iddiasıyla çıktılar.

Bugün de önleri kesilen Özgür Özel ve arkadaşları, butlan CHP’siyle yollarını ayırırken aynı ikilemle karşı karşıya. Yeni yola eski gömlekle mi çıkacaklar, yoksa gömlek mi değiştirecekler?

Değişimin yeni partisi olacaklarsa kaderlerini belirleyecek soru buydu.

Yani CHP’deki değişimci ekibin bu soruya vereceği cevap, siyasi geleceklerini yeni bir parti kurma kararından daha çok etkileyecekti.

Yeni parti, Özgür Özeller için mecburi istikamete dönüşmüştü. Gerisi zamanlama meselesiydi.

Seçenekleri tükettiklerini, ellerinden geleni yaptıklarını ama kendilerine hayat hakkı tanınmadığını, seçim kazanma iddialarından vazgeçmedikçe butlan CHP’sinde barındırılmayacaklarını göstermeleri gerekiyordu.

Şartları olgunlaştıracak bir süreç yönetimiyle kulvarı tamamladılar.

Ve Özel, CHP grubuna dünkü veda konuşmasında o yolun sonuna, yeni bir yolun başlangıcına geldiklerini ilan etti.

Peki yeni partiyi nasıl tarif edecek, siyasi yelpazenin neresinde konumlandıracaklardı?

Öyle ya, Erbakan’dan ayrılan yenilikçiler, eski gömleklerini üstlerinden atarak iktidar olmayı başarmıştı. Sadece yeni bir parti kurmakla yetinseler tutar mıydı?

Yeni partinin kuruluş aşamasında yararlanabileceği bir tecrübe. Eski seçmenlerini kapsayarak CHP’yi aşmanın, mevcudu koruyarak üstüne fazlasını koymanın bir yolunu, geçmişteki AK Parti örneğinde bulabilirlerdi.

Çok konuştuk, çok tartıştık. Seçilmiş- atanmış CHP ikiliğinden hareketle adına SCHP denecek, öz veya hakikisi olma iddiasındaki bir ikiz parti, yenilenme sayılmaz diye.

Görüşümü yazmıştım...

Toplumsal değişimi yakalamak için siyasetteki tıkanmanın, yenilenme ihtiyacının, hedef kitlenin, yenilik talep ve beklentisine hitap edecek kadro, vitrin, vaat ve söylem setinin doğru tespit edilmesi gerekirdi.

Nereye açılarak genişleyeceklerini en iyi ne zaman belirlerlerse yıldızlarının parlayacağı asıl an da odur, demiştim.

Butlan krizinden çıkaracakları bir fırsat, bu şerden çıkarabilecekleri bir hayır varsa ancak eski bagajdan kurtulmalarıyla mümkün olabilirdi.

Dün Özgür Özel, nasıl bir parti tasarladıklarına ilişkin fikir verdi.

Şunları söyledi:

“Elbette bizler sosyal demokratız, Altı Ok’a sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz.”

Sosyal demokratlarla muhafazakar, milliyetçi, Kürt, sosyalist ve liberal demokratlara; Cumhuriyet değerleriyle barışık tüm demokratlara seslendi. Birlikte büyümeye, güçlenmeye davet etti. Türkiye İttifakı olarak iktidara yürümeye çağırdı.

Geçmişin mirasını reddetmeden geleceğe yürümeyi, eskiyi terk etmeden yeniyi kucaklamayı hedefliyor.

Siyasette gömlek değiştirmediklerine, ateşten bir gömleği hep beraber giydiklerine dair sözlerini de böyle anlıyorum. Konuşmanın bütünlüğü içinde okuyunca diğerleriyle çelişmiyor.

“Biz binayı terk ettik ama mirası emanete alıp çıktık. Eskimiş siyaseti geride bırakıyoruz. Yeni bir siyaset rekabeti için yola çıkıyoruz” mesajı açık.

Butlancılara içi boşalmış bir amblem, anlamını ve ruhunu kaybetmiş bir tabela bırakarak gidiyorlar.

Ruhsuz kalmış, hayatının anlamını ve amacını yitirmiş kimseler için ‘yaşayan ölüye döndü’ deriz, meyyit-i müteharrik...

Kılıçdaroğlu’nun yargı zoruyla zaptettiği CHP de artık anlamından arındırılmış, ruhunun terk ettiği böyle bir tabela partisi işte.

YORUMLAR (10)
10 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.