Gladio’yu hatırlar mısınız? Artık o yok, ama…
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kendisini tebrik edince öğrendik: Georgia Meloni’nin başbakanı olduğu hükümet, İtalya Cumhuriyeti’nin en uzun süreyle iktidar sürdürmüş hükümetiymiş…
Meloni 22 Ekim 2022 tarihinde başbakan oldu; parmak hesabıyla, başında bulunduğu hükümet dört yıla yakın iş başında…
Avrupa’da ortalama biraz daha yüksek, fakat çeyrek asır süren hükümetler hiçbir Avrupa ülkesinde yok…
“Yoktu” desem daha doğru. Meloni’nin üç yıl (2020-2023) başkanlığını yaptığı Avrupa Muhafazakar ve Reformist Partiler Birliği’nin (ECR) üyesi aşırı sağcı ve sert milliyetçi bilinen partiler değişik ülkelerde iktidar peşinde…
İtalya’da Meloni’nin İtalyan’ın Kardeşleri Partisi (Fratelli d’Italia, Fdl) de aşırı sağ kökenli…
Bir zamanlar, komünistler ülke yönetimlerini ele geçirmesinler diye NATO tarafından üye ülkelerde CIA eliyle gizli örgütler (İtalya’daki adı: Gladio) oluşturulmuştu; şimdilerde aynı ülkelerde aşırı sağ yükselişte…
İtalya’dan sonra sırada Almanya ve İngiltere var…
‘Almanya İçin Alternatif’ (AfD) adını taşıyan aşırı sağcı parti iktidara yürüyor; AfD oyları son anketlerde CDU/CSU’nun 2025 genel seçimlerinde aldığı yüzde 28,5’luk oy oranını geçerek %29’a yükseldi.
[1990’lı yıllarda, Almanya’da katıldığım bilimsel toplantılarda, ülkedeki yerleşik %5 seçim barajının altında kalacağı için aşırı sağdan telaşlanmak gerekmediği ısrarla ileri sürülürdü. Afd’nin anket oranı %30’a dayandı.]
Hıristiyan Demokrat Başbakan Friedrich Merz’in koalisyon hükümeti sallantıda. Merz’den memnun olmayanların oranı iki ayrı ankette %77 ve %87…
AfD’nin iktidarı, Almanya’da yaşayan Türkleri ve dolayısıyla Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor.
Vaktiyle solcu İşçi Partisi lideri Harold Wilson (1964-1970 ve 1974-1976) ile Muhafazakar Parti lideri Margaret Thatcher’in (1979-1990) başbakan oldukları İngiltere’de de, şimdilerde benzer bir gelişme söz konusu. 2018 yılında Brexit Partisi adıyla kurulmuş Reform Partisi iktidara yürüyor ve kurucusu Nigel Farage başbakanlık rüyaları görüyor.
Hep piposuyla poz veren Wilson, başbakan iken, onun ‘gizli komünist’ olduğu kanaatiyle, ABD, İngiltere’deki etkili dostlarını, İşçi Partisi hükümetini devirmeleri için devreye sokmuştu.
Evet, 1970’lerde İngiltere’de, Başbakan Wilson’a karşı ‘darbe’ girişimi hazırlığı vardı.
Darbeyi planlayanlar arasında, Kraliçe II. Elizabeth’in eşi Prens Philip’in dayısı Lord Mountbatten’in adı da geçiyor..
[Lord Mountbatten 1979 yılında IRA militanlarının düzenlediği bir suikastta hayatını kaybetti.]
Margaret Thatcher İşçi Partisi’nin sebep olduğu ekonomik yıkım üzerine İngiltere’de iktidar olduğunda, daha önce pek denenmemiş yöntemlerle ülkeyi düze çıkarma gayreti içine girdi.
İngiltere’de Margaret Thatcher, ABD’de Ronald Reagan ve Türkiye’de Turgut Özal aynı dönemde aynı ekonomik reçeteyi uyguladılar…
ABD’de Donald Trump’ın politik programı ile İngiltere’de Nigel Farage’ın iktidara gelince uygulayacağını duyurduğu program da benzer; zaten Farage en büyük desteği Trump ve kadrosundan alıyor…
Trump’ın ilk döneminde ‘beyninin yarısı’ tarifine uygun bir yakınlıkla yanında taşıdığı Steve Bannon çoktandır Farage’ın akıl hocası…
Farage ABD’den mali destek almakta bir beis görmüyor olmalı ki, bu hafta İngiliz yargı sisteminin ilgisini çekti.
İngiltere’de siyasi partilerin topladıkları bağışların bir limiti var. Uygun kişilerin bağışlayabilecekleri yıllık toplam miktarın bildirim eşiği 11.180 Sterlin…
Bağışların gecikilmeden Seçim Kurulu’na bildirilmesi de gerekiyor.
Siyasi etik yasası gereği…
Farage’a yapılan 5 milyon Sterlinlik bir bağışın niteliği İngiliz makamlarının incelemesine konu olmuş durumda
Geçen hafta bir başka bağış Reform Partisi’ni sarstı.
Yanlış işleri ortaya çıkarmak üzere oluşturulmuş bir gazetecilik platformu olan Verbatim ile Channel 4, bir artisti Amerikalı işadamı kisvesinde Reform Partisi’ne göndermişler. Adam, Reform’un yaptırdığı üç anket için şirketlere 32.500 Sterlin ödemiş, sonra da 500 bin Sterlin bağışlama teklifinde bulunmuş. Teklifi kabul etmişler…
Oysa partilerin yabancılardan yardım-bağış almaları yasak…
İki parti yetkilisi, “Babanın parayı oğluna vermesi, oğlun da bağış yapması” formülünü aktarmışlar…
Verbatim her şeyi görüntülü kayda almış…
İki parti yetkilisi istifalarını sunmak zorunda kalmışlar, görüntüler medyaya düşünce… Oysa Farage’ın da Amerikalı artist ile para muhabbetine katıldığının görüntüleri var.
Artık ‘darbe’ yapılmıyor, bu tür yollarla siyaset etkileniyor…
Gladio tarihe karışmış olabilir, ama siyaseti etkilemenin binbir yolu var…
Meloni hanımı ülkesinin en uzun başbakanı unvanını kazandığı için ben de tebrik ediyorum.
