Muhaliflere 4 parmaklık millete 4 duvar
Açıkhava hapishanesinden kapalıya geçmenin ötesinde bir değişim yok. Aynı suç farklı ceza yargımızdan çıkabiliyor ama aslında 86 milyon aynı cezaya çarptırılıyor.
Sermaye ürkektir ve mülkiyet güvencesi ister. Gelen-giden yatırımlara baktığımızda KAÇILAN ÜLKE haline geldiğimiz aşikar.
Gelen kalmadığı gibi gidenler çığ gibi büyüyor.
Sadece sermaye kaçmıyor. Beyin göçü dediğimiz iyi eğitimliler de terk edip gidiyor.
Hukuk-adalet yoksa ekmekte yok. Açlık yoksulluk milleti 4 duvara hapsediyor. Dışarı çıkmak bile ateş pahası.
Sanırsınız ki sadece muhalifler hapsediliyor. Oysa asıl açık hapishaneler 86 milyon ile dolup taşıyor.
Kimi işini kaybediyor kimi de hayata veda edip bu dünyadan göç ediyor. İşte bu sayede intihar rekoru kırıyoruz.
Ekim 2024’de reel faize geçtik ve enflasyonu frenlemeye başladık. Mart 2025’e kadar enflasyon 10,33 puan düşerken MB faizi 7,50 puan düşürdü. Bu sayede kredi faizleri 3,57 puan inerken tahvil faizleri de 3,88 puan geriledi.
Sonra baş muhalif İmamoğlu hapse atıldı.
Mart 2025 - Haziran 2025 ilk ŞOK dönemi yaşadık.
Enflasyon 3,64 puan düşmeye devam ederken kredi faizleri 6,95 puan yükseldi. Benzer yükseliş tahvil faizlerinde de 5,90 puanlık artışla gerçekleşti. MB’de enflasyon düşmesine rağmen fonlama faizini 42,50’den 48,98’e çıkarttı.
Kısaca İmamoğlu hapse atılmadı; sanayiciler de faiz hapsine mahkum edildi. Kredi kartı borçları veya ihtiyaç kredi faizleri de milleti mahkum etti.
Kimileri 4 parmaklık arkasına atılırken kimileri de 4 duvarın içine mahkum edildi.
Ekim 2024-Temmuz 2026
Enflasyon %49,38’den %32,11’e tam olarak 17,27 puan geriledi. Merkez Bankası ise yüzde 50,00 olan politika faizini fiili olarak ancak yüzde 40,00 dengesinde tutabildi. Buradaki faiz düşüşü de 10,00 puan oldu.
Lakin piyasada kredi faizler 2 yılda sadece 59,81’den 54,99’a gerileyebildi. Bir ara 50,20 faizler görülse de muhalif operasyonlar kesilmediği için kredi faizlerinde de toplam düşüş sadece 4,82 puanda kaldı.
BU EN TEHLİKELİSİ
Enflasyon ve faize şu gözle bakın.
Elinizdeki ürüne enflasyon oranı kadar zam yapıyorsanız kredi oranı ile aradaki fark gerçek maliyetinizdir.
Mesela enflasyon yüzde 90 iken faizin yüzde 100 olması sizi fazla hırpalamaz. Ama enflasyon yüzde 50’ye düşerken kredi faiziniz öyle düşmezse yandınız demektir.
Ben size TÜİK enflasyonunu değil de İTO enflasyonunu vereyim (1995 Geçinme Endeksi)
Şu anda İTO enflasyonu yüzde 39,0 ve kredi faizi kabaca yüzde 55,0… Fark 16,0 puan ama gerçek reel faiz %9,39… İşte tüm herşeyi belirleyen bu gerçek reel faizdir.
Enflasyon düşüyor ama faizler düşmüyorsa bunun ana nedeni faiz değildir; risklerdir.
Bugün ülkemizde en büyük risk siyasi risktir. Muhaliflerin ne olacağı belli değildir; yarın kimin kapısını polisin çalacağı belli değildir. Ya da kimin malına el konulacağız…
Bu risk ortamı enflasyon-faiz makasını açtıkça açıyor. Bu demektir ki reel faiz artıyor.
2018-2019 enflasyon programında reel faizler 8 ay yüzde 9,0-10,0 aralığında seyretti ve 2 milyon kişi ekmeğinden oldu.
Şimdi bu sayı dolaylı etkilerle 1,1 milyon kişiye ulaştı. Sonrası malum…
Her gün işinden kovulacaklar artacaktır. Üretim-yatırım dengesi gün geçtikçe bozulmaya devam edecektir. Yani biz ekonomik yangını söndürmek için su yerine benzin atıyoruz.
Yangın gittikçe daha da artıyor.
Bu da demektir ki, gün geçtikçe muhalif operasyonlar arttıkça daha çok kişi işini kaybedecek ve daha çok kişi 4 duvar arasına sıkışacak.
Herşey o kadar açık o kadar açık ki, sadece gerekçelenmiyor. Mesela sanayiciler vs “faiz düşsün” diyor ama faizin sadece Merkez Bankası eliyle düşeceği izlenimi veriyorlar. Oysa gerçek reel faiz yüksekliğinin ana nedeni siyasi durumdur.
Bugün muhaliflere yapılan her operasyon milyonlarca insanın ekmeğine mal oluyor. Daha da önemlisi gün geçtikçe daha fazla kişi ekmeğinden olacak.
Ve bu durum kimsenin umurunda değil. Sanırsınız ki dış güçler gelmiş ve iktidarı zor durumda bırakmak için operasyon çekiyor.
Biz yine de uyaralım: Bu ülke bu yükü çok fazla taşıyamaz. Bilesiniz.
İSO-İkinci 500 bile bize bunu net şekilde anlatıyor. Yoksa siz hala anlamadınız mı?
