İspanya’nın kazandığı bu kupa aynı zamanda vicdanların zaferidir

Hiç lafı dolandırmadan söylemem gerekirse, Arjantin’in final maçında İspanya’ya yenilerek kupaya veda etmesine üzüldüğümü söylersem yalan olur.

Evet Messi efsane bir futbolcu ve onu izlemek benim için her zaman şiir tadında olmuştur. Ama Arjantin Milli Takımı için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Bir kere o kadar sert ve faullü oynuyorlar ki hakemler Arjantinli oyunculara gösterdikleri toleransı biraz daha abartsalardı, muhtemelen karşı takımın bütün oyuncularını sakatlayabilirlerdi. Gerek Mısır gerek İngiltere ve gerekse İspanya maçında öylesine tekme-tokat bir futbol oynadılar ki hakemler sadece seyrettiler. Eğer Messi gibi bir efsaneleri olmasaydı, herhalde buralara asla gelemezlerdi.

Bazıları biraz abartılı bulabilirler elbette ama ben, muhteşem bir şiiri okurken alınan o lezzetin, güzel bir futbol müsabakasından da alınabileceği kanaatindeyim.

Turnuvanın başından bu yana İspanya Milli Takımı’nın oyununu hep bir şiir tadında izledim. Futbolcuların sahadaki estetik futbolu, duruşları ve özellikle de İspanya’nın insanlık değerleri ile ilgili duruşu nedeniyle onları coşkuyla selamlıyorum.

Ama Arjantin için aynı şeyleri söylemek ne yazık ki mümkün değil. Özellikle Arjantinli taraftarların, Arjantin-Mısır maçında, Gazze soykırımcısı Netanyahu’nun ülkesi İsrail’in bayrağını açarak katliam destekçiliği yapmaları insanlık adına utanç verici bir durumdu.

Bu yüzden onları selamlamayacağım… Eğer Arjantin’ın soykırımcıya böyle bir hayranlığı olmasaydı, bugün onlar için “Don’t Cry for Me Argentina” (Benim İçin Ağlama Arjantin) şarkısına eşlik etmek isterdim. Malum bu şarkı, Andrew Lloyd Webber ve Tim Rice’ın ünlü Evita müzikalinin ikonik şarkısıdır. Şarkı, Arjantin’in eski First Lady’si Eva Peron’un halkına seslenişini ve onlar için duyduğu sevgiyi anlatan duygusal ve popülist bir marş niteliğindedir.

Bu Dünya Kupası’nı sadece bir futbol şöleni olarak değerlendirmemek gerekiyor. Bu yüzden İspanya’nın başarısı, Gazze dahil dünyanın farklı coğrafyalarında coşkuyla karşılandı. Çünkü bu başarı, insanların hafızasında futbolun ötesinde anlamlar taşıyan bir özelliğe sahip.

Unutmayalım yaşadığımız dünyayı cehenneme çeviren iki ‘haydut’a karşı insanlığın vicdanında yükselen bir öfke dalgası var. Gazze’de çocukları, bebekleri, kadınları katleden Netanyahu ve bu katliamlarla övünen, İran’da okul öğrencilerini bile öldürmekten çekinmeyen Trump ikilisinin kötülüklerine karşı tek başına bir ‘insanlık duruşu’ sergileyen İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, dünyanın bu büyük futbol şöleninin sevinç dalgasını daha da yükseklere taşıyan bir aktör haline gelmiştir aynı zamanda…

İnanıyorum ki İspanya Milli Takımı, dünyanın en büyük kupasını kaldırırken sadece İspanyol halkının değil, başta Gazze olmak üzere dünyanın bütün mağdur coğrafyalarında milyonların yüreğinde sevinç dalgaları oluşturmuştur.

İşte tam da bu yüzden İspanya’nın kupa zaferi sadece Arjantin’e kaşı değil, Gazze’de soykırım suçu işleyen Netanyahu ve suç ortağı Trump’a kaşı kazanılmış bir zaferdir aynı zamanda.

Ve İspanya’nın bu başarı hikayesi, insanlık suçu işleyen Netanyahu kadar, ona destek veren ahlaksızlar çetesine karşı da verilmiş bir cevaptır aynı zamanda…

Ünlü rock grubu Pink Floyd’un kurucularından Roger Waters, İsrail politikalarına yönelik eleştirileri nedeniyle Arjantin, Uruguay, Kolombiya ve Ekvador’da otel bulamadığını açıkladı. Waters, 2023’teki turnesi sırasında yaşandığını söylediği olayların “İsrail lobisinin baskısından” kaynaklandığının altını özellikle çizdi.

Kimse kusura bakmasın Gazze’de toplu katliam yapan soykırımcı Netanyahu’ya karşı, insanlığın vicdanından yükselen ses, asla antisemitik bir tavır değildir. Nasıl Hitler, Yahudi halkını katlederken soykırım suçu işlemişse, Gazze katliamcısı da aynı suçu işlemiştir.

Evet ‘futbol asla sadece futbol değildir.’ Simon Kuper’in Football Against the Enemy (Düşmana Karşı Futbol) kitabı, bu adla çevrilmişti. Kitapta, futbolun hiçbir zaman siyasetten ve toplumdan bağımsız olmadığı; sahadaki mücadelenin çoğu zaman ülkelerin, kimliklerin, tarihlerin ve ideolojilerin bir bakıma çatışmalarını yansıttığı anlatılır.

Bu arada TRT’nin, final maçının devre arasında sahne alan Shakira, Madonna, Justin Bieber gibi dünyaca ünlü sanatçıların şarkılarını vermemesini bir yere not edelim. Milli Takımımız kupada bir başarı sağlayamadı ama TRT ‘ahlak bekçiliği’ konusunda iyi iş çıkardı doğrusu! Her ülkenin başarılı olduğu işler vardır, bizim başarı hikayemiz de böyle oluyor, işinize gelirse…

Ama her şeye rağmen, kıtaları, ülkeleri, renkleri birleştiren bu büyük futbol şölenini yaşadığımız için mutluyuz…

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.