Asgari işçilik genelgesi sorunlara çare oldu mu?
İnşaat sektöründe kayıt dışı istihdamın önüne geçilmesi noktasında 1989 yılından bu yana asgari işçilik uygulaması yürütülmektedir.
İnşaat işyerlerinden bildirilen işçiliklerin, inşaatın tamamlanması için yeterli olup olmadığının hesaplanmasına yönelik bu uygulamada Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 111/9. fıkrasında yapılan düzenleme ile defter ve belge tutma yükümlülüğü bulunmayan işverenler tarafından yapılan ve ihale konusu olmayan bina tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işleri, asgari işçilik hesaplamasının dışında tutulmuştur.
Uygulamanın usul ve esasları 2026/3 sayılı genelgede açıklandı.
Genelgede yapılan açıklamalara göre ruhsata tabi olan tamirat, tadilat, tesisat ve güçlendirme işlerinin ilave m2 artışı içermesi halinde, işverenin defter tutmakla yükümlü olup olmadığına bakılmaksızın söz konusu işler asgari işçilik araştırma işlemine tabi tutulacaktır.
Buna karşın tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işlerinin ilave m2 artışı içermemesi ve defter tutmakla yükümlü olmayan işverenlerce yapılması halinde ruhsata tabi olup olmadığı üzerinde durulmaksızın asgari işçilik araştırmasına konu edilmeyecektir.
Ayrıca defter tutmakla yükümlü olmalarına rağmen tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işlerinin bu kişilerce ticari, zirai veya mesleki faaliyetlerinin dışında şahsi kullanımlarına yönelik yapılması ve ilave m2 artışı ihtiva etmemesi halinde bu işler de defter tutmakla yükümlü olmayan işverenler gibi değerlendirilerek asgari işçilik incelemesine tabi tutulmayacaktır.
Mevcut genelgenin uygulamada yaşanan sorunları giderip gidermediği noktasına geldiğimizde;
1-Defter tutmakla yükümlü olmayan işverenlerce yapılan tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işlerinin ilave m2 artışı içerip içermediğinin hangi belgeyle kıyaslanıp nasıl belirleneceği,
2-Defter tutmakla yükümlü olan işverenlerce yapılan ve ilave m2 artışı ihtiva etmeyen tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işlerinin bu kişilerin ticari, zirai veya mesleki faaliyetine yönelik mi yaptıklarının, yoksa şahsi kullanımlarına yönelik mi yaptıklarının sosyal güvenlik merkezlerince nasıl belirleneceği,
3-Defter tutmakla yükümlü olmayan işverenlerce asgari işçilik araştırmasına tabi tutulmayacak olan tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işlerinden dolayı talep edilmesi halinde ilişiksizlik belgesinin verilip verilmeyeceği,
4-Defter tutmakla yükümlü olmayan işverenlerce ruhsata tabi olan, ancak asgari işçilik araştırmasına tabi tutulmayacak tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işlerinden dolayı SGK nezdinde işyeri dosyası tescil edilmemiş olması halinde de talep edilmesi halinde ilişkisizlik belgesinin verilip verilmeyeceği,
5-Defter tutmakla yükümlü olan işverenlerce bu işlerin şahsi kullanımlarına yönelik yapılması halinde, işyeri bildirgesinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin yasal süresi dışında verilmesi yahut yapılacak tebligata rağmen kayıt ve belge ibraz edilmemesi halinde uygulanacak idari para cezalarının, işverenin tuttuğu defter türüne bakılarak mı, yoksa defter tutmakla yükümlü olmadığı kabul edilerek mi uygulanacağı
Hususlarında açıklamaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Aksi halde ülkemiz genelinde işveren işlemlerinin yürütüldüğü yaklaşık 500 farklı sosyal güvenlik merkezindeki memurlarca farklı yönde işlem yapılması ve işveren taleplerinin kısa süre içinde sonuçlandırılamaması gibi durumlarla karşılaşılabilecektir.
Kaldı ki tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işlerinin, işverenin ticari zirai ve mesleki faaliyetleri kapsamında mı yoksa şahsi kullanımlarına yönelik olarak mı yapıldığının belirlenmesi noktasında herhangi bir yöntem belirlenmeyip tüm sorumluluk ve inisiyatifin memura bırakılması, topu taca atmaktan öte gitmemiştir.
EKSİK GÜN BELGELERİNİ SAKLAMA SÜREMİZ DOLDU MU?
Bir çalışanımız için 2016 yılında yaptığımız eksik gün bildirimleriyle ilgili olarak SGK tarafından eksik gün nedenlerini kanıtlayan belgelerin ibraz edilmesi istenildi. 2016 yılı kayıtları zaman aşımına girmedi mi, ibraz etmek zorunda mıyız? Sinan T.
5510 sayılı Kanunun 86/2. fıkrasına göre özel sektör işverenleri işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde on beş gün içinde ibraz etmekle yükümlüdür.
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 102/13. fıkrasına göre ise eksik çalışmaya ilişkin belgelerin Kanunun 86. maddesinde öngörülen süreyle saklanması ve Kurumca istenilmesi halinde, on beş günlük süre içinde ibraz edilmesi zorunludur. Eksik gün belgelerinin Kurumca yapılan tebligata rağmen on beş gün içinde ibraz edilmemesi veya ibraz edilmesine rağmen Kurumca geçerli sayılmaması halinde eksik süreler 30 güne tamamlatılmaktadır.
Yasa maddesinde açıkça belirtildiği üzere işyeri defter, kayıt ve belgelerin ilgili yılı takip eden yıl başından başlanılarak 10 yıl süreyle saklanması gerektiğinden, 2016 yılına ilişkin eksik gün nedenlerini kanıtlayan belgelerin saklama süresinin 1/1/2017 tarihinde başlayıp, 31/12/2026 tarihinde sona erdiği dikkate alınarak 2016 yılına ilişkin ekik gün nedenlerini kanıtlayan belgelerin on beş gün içinde SGK’ya ibraz edilmesi gerekmektedir.
