Kızdırmayın beni, ibra etmem sizi!
Egonun ve kibrin geldiği son nokta dersek yanılırız; her gün daha iyileri önümüze geliyor.
Fenerbahçe Spor Kulübü dün Olağan Genel Kurul Toplantısı düzenledi.
Aziz Yıldırım'ın sözleri yine toplantıya damga vurdu.
Şimdiki başkan eskisine, eskisi daha eskiye derken sonuç: Fenerbahçe Spor Kulübünün borcu 27 milyar TL nin üzerinde. İki gün önce de UEFA üç dönem transfer yasağı cezası kesti, pazartesi günü ödeme yapılıp cezanın kaldırılacağı söyleniyor.
Dönersek toplantıya... Aziz Başkan; önceki dönemlerde Sayın Ali Koç ve yönetimi ile ağız dalaşına girerdi, başkanın bu seferki hedefi Sadettin Saran yönetimi oldu.
'Başkan, kızdırmayın beni, ibra etmem sizi!' sözleriyle girdi salona...
Eski yönetici Orhan Demirel: 'En-Nesyri'nin taksitleri devam ediyor. Göreve geldiğimizde 190 milyon avro açık vardı!' Zaman içinde gerek arsaların gerek sponsorluk gelirlerinin kullanılmasıyla bunlar, borçların kapanmasında kullanılmıştır.
Bu sözler üzerine sinirlenen Başkan: 'En-Nesyri denq gelecek taksit diyor. Kırdırmışsınız, parayı yemişsiniz ya! Parayı yediniz kardeşim, yediniz; bize kaldı!' diye bağırdı.
'Erkek gibi söyle! 8 milyon avroyu nereye götürdünüz? Herkes her şeyi bilecek.'
'Sidiki Cherif'i iyi futbolcu olduğu için almadılar, tanıdıklarımız vasıtasıyla sattık. Gittiği yerde de oynamıyor. Hasan Çetinkaya nın tanıdığı sayesinde oldu satış! Nasıl satış?’
Bir yıl için geldiğini söyleyen başkan, 'Seneye de buradayım.' sözü ile bu sene şampiyonluğa havlu mu attı?
'Kulüp battı.' açıklamasından sonra 'Kasamızda 77 milyon avro var, biz zengin kulübüz.' açıklaması...
Bir türlü sevemediği Kante yine toplantının konusu oldu. 'Kante'nin menajerine olan borcu ben ödemeyeceğim, geçmiş yönetim ödesin.'
'Hepimiz burada kardeşiz diyerek başlayan toplantı, Orhan haddini bil, içinden geçerim senin! Paralar nerede?
Barış Göktürk, haddinizi bilin!'
'Sabah ibra etmeyeceğim sizi, paralar nerede?' öğleden sonra Saran yönetimi ibra edildi…
Başkan öğle saatlerinde şeker ilacını içti sanırım, sakinleşti...
Gerçekten kulüpler böyle mi yönetiliyor? Biri sinirleniyor, 'İbra yok.' diyor, sonra oluyor.
Söylenen anlatılan ortada olmayan meblağların hesabı kime sorulacak?
'Ben dedim oldu, ben yaptım böyle olacak.' sözlerini yıllardır yönetenlerden duyuyoruz.
Bakalım bu egoların sonu Fenerbahçe Spor Kulübüne ne getirecek…
Bende Aziz Başkanın dediği gibi Lukaku performansını bekliyorum, tahmini milli ara dönüşü ceza sahası içine doğru top sürecek…
Montella Kasım ayını görebilir mi?
Ülke futbolunda başarının sadece kupaya endeksli olmadığını bilenlerdeniz.
“Düşünce doğru mu?” dersek, getirdiklerine bağlı… Kazandığımızda çok uzun boylu, sarışın ve yakışıklı oluyoruz; kaybettiğimizde ise bunun tam tersi oluyor.
Dört yıl üst üste kupa getiren de topun ağzında, dördüncü kez takımın başına gelen de; en dipten alıp zirve yaptıran da… Başarı, bu ülkede göreceli bir kavram.
Ben, Montella’yı başarılı bulanlardanım. Tarih: 28 Eylül 2026.
Herkesin dilinde olan “Müthiş bir jenerasyon yakaladı.” sözünü tekrar yazalım: Takımın net bir forveti var mı? Dört büyük takımın forveti kim? Ülke dışından gelen oyuncularımız arasında golcü var mı? Şöyle soralım: Dünya genelinde Türkiye’yi seçen bir forvet var mı?
Sakatlıktan kurtulamayan Enes Ünal dışında…
Onun için yapıla. açıklamayıda hatırlayalım:
“Son 5-6 maçına farklı farklı kişiler gitti. Tüm maçlarını yakından seyretme fırsatımız oldu. Muazzam bir karakter. Fiziksel olarak şu an bizim parametrelerinin biraz altında.
Jenerasyona geçersek, son oynadığımız Fransa’nın hücum hattındaki üç oyuncusu, takımımızın genelinden daha fazla değere sahip. Biz bu takımla başa baş bir mücadele verdik. İspanya ise çok daha üst seviyelerde.
Dönelim İngilizlere… Saka, Bellingham, Gordon gibi oyuncuların yanı sıra Kane’in yedeği Calvert-Lewin gibi bir golcü var mı bizde? Palmer bu düzende takıma çağrılmadı.
İspanya’ya baktığımızda Yamal, Rodri, Olmo, Oyarzabal hattını görünce “Hangi jenerasyon daha altın?” diye sormak gerekiyor.
Cuma günü Avrupa’nın ve dünyanın en iyi takımlarından Fransa ile başa baş mücadele ettik. Bireysel hatalar nedeniyle kaybettik
Değeri 800 milyon euronun üzerinde olan bir takım.
İtalya ile karşılaşacağız. Onların takım değeri bizimkinden daha yüksek. Belçika da aynı.
İlk maçı kaybettik, İtalya, Belçika maçları sorun olursa
