Back To Top
Mekke’ye doğru

Mekke’ye doğru

 - Son Güncelleme: 12.08.2019 Pazartesi 09:17
- A +

Arafat’tan Mekke’ye dönen binlerce bedevi arasında, yeri göğü gürleten bir koşuda devemi sürüyorum. Yeri göğü sarsarak dört nala giden develerin karşı konmaz dalgalar arasında şimdi bir zerreyim ben. Rüzgarda birer trampet gibi havayı döven kabile bayrakları; havayı yırtarcasına haykırılan kabile isimleri, mahalli naralar: “Ya Ravga, Ya Ravga!” diye bağırıyor Atayba kabilesinin adamları. “Ya Avf, Ya Avf!” diye karşılıyor bunu Harb kabilesi. Ve öteden, ilerleyen kasırganın ucundan “Şamar, Ya Şamar!” narası yetişiyor hemen.

Ovada gürüldeyerek, uçarak ilerliyoruz. Dur durak bilmeyen bir coşku içinde rüzgarda uçuyoruz. Ve rüzgar kulağıma sevinçle dolu bir zafer şarkısı fısıldıyor: “Artık bir daha hiç, bir daha asla bir yabancı olmayacaksın!”

Sağımda kardeşlerim, solumda kardeşlerim; hiç birini tanımıyorum, ama hiç biri yabancı değil bana. Bu keyifli yarışta, aynı denize doğru koşan küçük dereler gibiyiz. Geniş bir dünya açılıyor önümüzde. Kalplerimiz, Peygamber sahabelerinin kalplerinde tutuşan kıvılcımla tutuşmuş. Sağımda, solumda kardeşlerim, hepsi de biliyordu ki, varmaları umulan hedefe varamamışlar, yüzyılların akışında kalpleri daralmış, ufukları küçülmüştü; ama kendilerine vaat edilen şey, bize vaadedilen şey, binüçyüz şu kadar yıl önce çölde parlayan ışığa yüzümüzü çevirdiğimiz sürece, menzilde bizi bekliyor...

Kabaran dalgaların içinde biri, kabile duygularını aşıp iman coşkusuyla haykırıyor: “Kendini Allah’a teslim eden, bizim kardeşimizdir!” ve bir öteki cezbeyle karşılıyor bunu: “Allahü ekber! Allahü ekber!”

Bütün kabile kollarında bu ses yankılanıyor: “Allahü ekber, Allahü ekber, Allahü ekber...” Necdi bedevileri, Şammar bedevileri, Atayba bedevileri, kabile onuruyla kükreyen sürüler değiller artık. Sadece Allah’ın mü’minlere bahşettiği onurla başlarını dik tutabileceklerini bilen kardeş kabileler bunlar. Dörtnala koşan binlerce devenin gürleyişinde, yüzlerce bayrağın çırpınışında, bir ağızdan çıkan tek bir zafer haykırışı duyuluyor şimdi: “Allahü ekber!”

Bu ses binlerce insanın üstünde, geniş ovada muazzam dalgalar halinde dalgalanıp yeryüzünün her yanına dağılıyor: “Allahü ekber!” Bu insanlar şimdi kendi küçük, ölümlü varlıklarının ötesine uzanıp, göğüslerindeki imanla, bir tek beden halinde açık ufuklara atılıyorlar... Coşkuları küçük ve gizli dünyalarda kilitli kalamazdı, ayaklanıyor, ergenliğin şafağına uzanıyordu. Bu erginlik içinde insan artık Allah’ın bahşettiği aydınlığın, görkemin yolunda yürüyordu: Her adımı sınırsız bir özleme doğru, sevinç üstüne sevinç; her adımı hikmet ve özgürlük...

Develerin gövdelerinden yükselen koku, onların solumaları, tıslamaları, yeri göğü inleten sesleri, insanların naraları, haykırışları, eyer kayışlarına asılı tüfeklerin şakırtıları, toz, ter ve çevremde çılgın bir heyecana kapılmış çehreler... Bütün bunların ortasında akarken içimde ansızın uyanan huzur dolu sükunet...

(MEKKE’YE GİDEN YOL, Muhammed Esed / Türkçesi: Cahit Koytak / İnsan Yayınları, İstanbul 2003)

***

Kurban Bayramınız mübarek olsun.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 12:16
Hoş bir alıntı.. kendi hengamemizde ufak bir soluklanma.. kimbilir birilerinin iç dünyası ile muhabbetine vesile... güzeldi...
Tanrının kutsal gizemi burada İnsanlarda yaşar ve bu Antikliğin sonu yoktur.
Amma bedevi aşağısınız Alalah Saplantı olmuş
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 18:07
1
Hakan'da latent bir durum var ama, hayırdır inşallah. Ben bu kadar çok sevsem, adımı da vatandaşlığımı da değiştirirdim. Alıntı yapılan Muhammed Esed'in gerçek adı Leopold, soyadı Weiss'tir, oğlu da Amerikan vatandaşıdır.
KARAR OKURUMehmet atay 12 Ağustos 2019 20:52
2
Hakikaten bu nedir Mistik bir mefhum "Din" itikaden kalbi rutini yerine getirilir... Sabah akşam Ha bre her konuda teolojik felsefe mi olur... Epik hikayeler; destanlar
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 14:33
Abi yeni bir tefekkür diline ihtiyacımız
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 08:29
Tarih boyunca kervan yağmalamaktan başka geçim kaynağı olmayan bu bedevi kabileleri değil miydi, 1. Dünya Savaşı'nda İngiliz ajan Lawrence'ın peşine takılarak Osmanlı Ordusu'na karşı savaşıp askerlerimizi şehit edenler? Osmanlı'da herkesi haraca bağlayanlar?
KARAR OKURU Abdullah 12 Ağustos 2019 09:32
12
Falih Rıfkı Atay'ın 'Zeytin Dağı'adlı kitabını okusalar oraların bize asla yurt olmadığını, bizi hiç kabullenmediklerini, bizi de topraklarını da satmaktan çekinmediklerini anlayacaklar ama okumazlar ki. Bedevi hayranlarına devam.
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 12:42
7
Hac daki yakınımdan gelen mesaj: Normal zamanda Kabe ye gidiş için taksi 15 riyaldi. Bugün 6 otobüslük kafileyi 4 otobüse doldurdular. Adam başı 40 riyal verdik. Yaşlı insanlara say ve tavaf yaptırmak için 200 riyal alırlarken şimdi ise 700 riyal alıyorlar. "
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 06:06
Uçtum resmen:))o kadar başka dünyaların insanlarıyız ki.sol dergilerdeki benzer yazıları-ayakları yere basmayan,gerçeklikten uzak,asiri duygusal-gulerek bazen de aciyarak okurdum.biz ne haldeyiz bu yazılar ne diye.artik o derger yok ya da ben okumuyorum.bu yazıda onları hatırladım.Yazar gerçekten başka âlemde.
Karar Okuru 12 Ağustos 2019 09:08
5
Bazı sol dergiler için bunlar yobaz solcu tabiri kullanılıyor. Gerçekten de yobazlık yobazlıktır. Dinde de ideolojide de durum bu. Bazen böyle heyezan seviyesinde çoşkuya kadar varıyor. Arap ülkelerinde araçlarda çalan marşlar çalarlar özellikle israil ile çekişmeli dönemlerde. Üstelik her defasında israil üste çıkar. Belki ezik ruhlara melhem oluyor bu cezbeler
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 17:08
1
Coşku var, çok yoğun duygular var. Ama yazıda geçiyor "asılı tüfeklerin şakırtıları", o tüfekleri yapacak teknolojiyi geliştirecek akıl yok. Petrolü sat, gavurdan teknoloji al. Petrol bitince Araplar'ın halini tasavvur edemiyorum.
Adil 12 Ağustos 2019 02:43
Kurban bayramı sebebiyle hissi bir yaklaşımla kaleme alınan bu ifadeler, Kuran’da akletmeyle, rasyonel düşünmeyle, gerçekçi mantıklı olmayla inşa edilmesi gereken müslüman bireyin/ toplumun kardeşlik duygularını canlandırabilecek mi.. kimbilir.. Halbuki en kalbi hasbi ilişkiler bile aklın süzgecinden hatta itirazından geçmediğinde bir gün bir yerde mutlaka bir şekilde patlak verirdi... Ve o gün geldi..
Hz. Ebubekir, hilafeti sırasında yeni Müslüman olmuş bir aşiretin heyecanını görünce, biz de bir zamanlar böyleydik, demiş. Rahmetli Muhammed Esed, yeni Müslüman olmanın heyecanını satırlara dökmüş. Üstüne üstlük, bunu da dev bir şair Türkçeye çevirmiş. 62 yaşındayım, Hakan gibi gaza gelmesem de, beni bile heyecanlandırdı bu HAYALİ TASVİR. Senin de bayramın mübarek olsun "deli oğlan". :)
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 00:57
Mekke den Mediye muhacırların yolunu takip edip yürüyerek gitmek istiyorum. Hangi seyahat acentasına danışmalıyım?
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 02:54
0
İkra seyahat, ikra...
KARAR OKURU 12 Ağustos 2019 00:44
Kendimi bir kenara atıyorum, bu aleme bakıyorum. Dinini anlamaktan uzak, Allah'ın yanına, yöresine aracılar yerleştirmiş, cennete şeyhlerinin, alimlerinin, alimciklerinin sayesinde gireceğine inanmış, hurafelere sarılmış, şirke yelken açmış kitleler görüyorum. Anlamadan okuyan, anlamadan ibadet eden, kendinden olmayanı katleden milletler görüyorum. Daha yazacağım da yerim yok Hakan.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN