Elektrik faturalarını şişiren teori

Faiz sebep-enflasyon sonuç...

Bu söylemin faturası şimdi kapımızda.

Hadi, ödeyin bakalım.

Akılla-bilimle yönetilmesi gereken ülke söylemle, sloganla yönetilince fatura 84 milyona çıkıyor.
Merkez Bankası faizi düşürdü ama piyasada faizler fırladı; çünkü enflasyon patladı. Merkez Bankası Başkanı ve Hazine & Maliye Bakan Yardımcısı’nın dediği gibi enflasyonu kurlar patlattı.

O zaman kurları neden patlattık?

***

TÜİK Başkanını bir kez daha görevden alınca ödeyeceğiniz fatura mı düşecek?

Hayır... Sadece alacağınız maaş zammı düşecek. Çünkü resmi enflasyon düşük açıklanınca maaşınıza da o resmi enflasyona göre düşük zam yapılacak.

Olacak olan yine sizedir. Zorda kalacak olan yine sizlersiniz.

***

“Efendim dünyada enerji krizi var; bu yüzden faturalar şişiyor” söylemine de bakalım.

Ocak ayında üretilen elektriğin %27,0’sini doğalgaz santrallerinden, %21,0’ini de ithal kömür santrallerinden karşıladık. Her ikisi de ithal edilmektedir.

İthal kömür fiyatı geçen yılın ikinci yarısında 176,5$’dan işlem gördü (2008 yılında 127,1$). Keza doğalgaz ithalatımız da petrol fiyatına bağlı seyrettiğinden şu anda petrol fiyatı da 90$ seviyelerinden işlem görüyor (2008 yılında 145$’ı görmüştük; ortalaması 97,6$)

Hem kömür hem de petrol ve buna bağlı doğalgaz fiyat artışının ana nedeni kur artışından geliyor. Burada kilit nokta $/TL paritesi.

2016 başında 1$=3,0 TL dengesindeydi. O vakitler 1$=4,0 Brezilya Reali ediyordu. Şimdi 1$=13,5 TL ederken; 1$=5,4 Brezilya Reali ediyor. Keza 2016 başında 1$=16 Güney Afrika Randı, ve 80,0 Rus Rublesi ederken, şimdi de aynı seviyelerden işlem görüyor.

Eğer emsal ülkeleri karşılaştırırsak 2016 yılına göre bizim hayatımızı yakan tek bir gerçek var; o da kur patlamasıdır. Bugün 1$ = 3,0-3,5 TL olması gerekirken, 13,50 TL’den işlem görüyor. İşte bu fark yönetim farkıdır. Ya da Başkanlık gelecek dertler bitecek söyleminin reel karşılığıdır.

***

EPİAŞ üretici fiyatlarına göre daha Mart-Nisan 2021’de 31,0 kuruş olan elektrik fiyatı bugün 1,35 liraya çıkmış durumda (Ocak ayı ortalaması 1,18 TL).

Bu ne demek söyleyeyim: Elektriğe yapılan %127 zam bile hala yetmiyor. 150 kwh tüketime yüzde 52 ve üzerine yüzde 127 zam yapıldı ya; ortalama zam yüzde 100 olsa bile bugün fatura fiyatı 1,83 lira eder. Oysa toptan fiyata göre olması gereken fiyat yaklaşık 2,60 liraya geliyor (vergiler vs tüm tutarın tüketime bölümü).

Şöyle özetleyelim: Faiz sebep-enflasyon sonuç diyoruz ya; işte o söylemin faturasını daha çok ödeyeceğiz. Henüz hiçbir şey bitmedi...

***

İşi kısaca özetleyelim:

Dünya’da ertelenmiş taleple beraber geçen yıl adeta fiyatlar patladı. Bu fiyat düzeyine biz 2008 yılında da gelmiştik. Ama bugün bizi yakan fiyatlar kur artışından geliyor.

Emsal ülkelere göre adeta yıkım yemiş durumdayız.

Başkanlık Sistemi ile beraber ekonomide hakim olan slogan görüş, bizi adeta yıktı geçti. Kurlar düzelmeden bu iş düzelmez.

***

Bakınız, akaryakıt zamları bugün soframızı direkt vuruyor. Elektrik zamları ise hem doğrudan hem de dolaylı olarak gelirimizi silip süpürüyor.

İşletmeler artan enerji maliyetini ürünlerine yansıtmak zorunda kalıyor ve dolaylı zamlar her gün karşımıza çıkıyor.

Oysa bizlere faizler düşünce hayat güzelleşecek demişlerdi. Meydanlarda hala bunu söylemeye devam ediyorlar.

Ama rakamlar sloganların boş olduğunu, söylenenlerin tam tersine hayatın giderek zorlaştığını gösteriyor.

***

O nedenle tekrar ifade edelim: Seçimler olmadan bir şeylerin düzelme ihtimali çok zayıf. Hayat gittikçe daha da acı hale gelmeye devam edecek.

Hepinize sabırlar dilerim.

Ve tekrar soralım: Siz bu operasyonu kimin adına çekiyorsunuz?

YORUMLAR (64)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
64 Yorum