Otomotiv sektöründe sert fren
Önce TÜİK rakamları:
Mayıs ayında 159 bin 623 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı (satış). Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 12,9 ve bir önceki yılın aynı ayına göre de yüzde 24,1 azaldığı görüldü.
Burada bayram etkisi de önemli. O nedenle tam durumu ilk 5 aylık verilere bakarak verelim: Ocak-Mayıs döneminde geçen yıl 900 bin araç kaydı yapılırken bu yıl 768 bin araç kaydı yapılmıştır. Daralma yüzde 14,7.
Lakin 2024 yılı ilk 5 ayında 1 milyon 062 bin araç kaydı düşünüldüğünde iki yıllık daralma yüzde 27,7’ye ulaşmaktadır.
***
Gelelim OSD verilerine. Otomotiv sektörünün başlıca üretici firmalarının olduğu Otomotiv Sanayi Derneği üretim verilerine.
Otomobil üretimi mayıs ayında 79.806’dan yüzde 36,0 azalışla 51.091’e geriliyor. İlk 5 ayda ise otomobil üretimi 375.183’den yüzde 19,7 düşüşle 301.367 adete iniyor.
Toplam üretim ise mayıs ayında yüzde 32,8 azalırken ilk 5 ayda yüzde 10,0 azalışla 538.718’e geliyor.
İlk 5 ayda üretim yüzde 10,0 daralırken ithalat yüzde 27,9 geriliyor.
***
Gelelim ODMD-Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği verilerine;
İlk 5 ayda otomobil satışları yüzde 9,7 azalarak 394 binden 356 bine gerilemiş. Lakin burada da ithal otomobil satışlarında yüzde 15,2 azalma görülürken yerli otomobil satışlarında yüzde 2,9 artış dikkat çekiyor.
Ticari araç pazarı ile beraber toplam satışlar yüzde 7,4 daralma ile 453 bine geriliyor ama yerli üretim firmalarının yüzde 4,7 artışta olduğunu görüyoruz.
***
Çok rakam verdim, o yüzden özetleyim:
Otomotiv sektörü ama özellikle otomobil sektörü daralıyor. İthal satışlardan gelen daha sert bir daralma ile karşı karşıyayız. Üretim tarafında da sert daralma var ama yerli markalar galiba stok satışı ile pazar daralmasından o derece etkilenmemiş görülüyor.
Ekonomi programının tüketim etkisi daha yeni yeni oluşuyor. Hatta lüks tüketimi kısma etkisini ilk kez gözlemliyoruz.
Enflasyonla mücadele için olumlu ama sektörel daralma açısından fatura ciddileşiyor.
2023 seçimlerinin faturasını ödemeye devam edeceğiz. O fatura henüz bitmedi ve bitmeyecek gibi…
BU HUKUKA BU FAKİRLİK
Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç tam yerinde söyledi: “TÜSİAD Başkanlarına polis takarken Şimşek yurtdışında para arıyordu.”
Hem paraya ihtiyacın olacak hem de evrensel temel hak ve özgürlükleri uygulamayacaksın.
BYD neden gitti veya Chrey neden gelmeyecek?
Mesele sadece yabancı yatırımcı mı? Yerli yatırımcı bile gözünü dışarı dikmiş durumda.
Hiç lafı evirip çevirmeye gerek yok: Türkiye’de daralan hayatlar fakirliğe mahkum edilmek zorunda. Böyle bir yerde hani tabiri caiz ise ot bile bitmez.
İktidarın iktidarda kalma maliyetini hep beraber ödeyeceğiz. Lakin bir de geçen seçimi kazanma pahasına şu anda ödemek zorunda olduğumuz faturayı da ekleyin… İşte asıl fatura ilerleyen zaman diliminde çıkacak.
Durum sandığımızdan ciddi… Trump’ın swap hattı açması da bizi kurtaracak değildir. En büyük ticaret ortağımız ve hukuk rotamız olan AB ile kopartılan bağların maliyetini Trump asla karşılayamaz.
Bekleyip görelim.
