Back To Top
Şirketleri kurtarmak

Şirketleri kurtarmak

 - Son Güncelleme: 16.07.2019 Salı 09:30
- A +

Sizce hangi karar daha verimlidir?

Siyasetin vereceği karar mı; yoksa piyasanın vereceği karar mı?

Bir örnek verelim: Siyasi ilişkiler sayesinde bir şirket kredi alıyor. Aldığı kredinin bırakın taksitini ödemeyi, faizini bile ödeyemiyor.

Bir diğer şirket ise piyasa verilerini hesap ederek yatırımın getirisi karşılığında bir kredi kullanıyor.

Sizce hangi yöntem piyasada işlemelidir?

Aşırı yüksek faiz gibi aşırı düşük faizinde piyasaları bozacağını yıllardır anlatıyorum. Aşırı düşük faiz verimsiz yatırımları ve aşırı borçlandırmayı cazip hale getirerek uzun vadede büyük bir krize yol açabiliyor.

Yüksek faiz ise zaten kriz demektir.

O zaman bir piyasa dengesinin oluşması gerekiyor. Kaynak arzı ve kaynak talebi arasında bir ilişkinin olması gerekiyor.

Ama aynı zamanda alternatif yollar ve alternatif imkanların da geliştirilmesi gerekiyor.

2008-09 küresel krizi esnasında biz sadece kredi ve bankacılığa bağlılığın ağır faturasını görmüştük. Hatırlayın, o günlerde alternatif sistemler ve çözüm yolları üzerine ne kadar çok laf edilmişti.

Bu yollardan birini de TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ve TEPAV Başkanı Güven Sak Hoca ile konuşarak “Halka Arz Seferberliği” olarak kredi yerine ortaklık olarak göstermiştik.

Ama ilginç şekilde SPK’nın izniyle ne kadar batık şirket varsa halka arz çeteleriyle millet dolandırıldı. Halka arz edilen 52 şirketin 40’ı daha birkaç yıl geçerken battı gitti.

O dönem  SPK’ya yönelik ciddi eleştiriler getirdiğimde “Biz onay makamı değil, kayıt makamıyız” diyorlardı.

Bana göre SPK ciddi bir sorumluluktan kaçarak piyasayı düzenlemiyor, tersine piyasanın bozulmasına yol açıyordu.

Nitekim halka arzlar neredeyse bitti. Ekonomimiz yine sadece kredi-faiz noktasında kilitlendi. Zamanında atmadığımız adımlar bugün fatura olarak karşımıza çıkıyor.

***

Siyaset bugün bir karar daha alıyor: Batık şirketleri kurtarma hamlesi...

Acaba hangi şirketler? Kâr edebilen ve yaşatılması gerekenler mi; yoksa yakınlık derecesi ve ilişki sürecinde ortaya çıkan şirketler mi? Bankalar mı bilançoya göre karar verecek, yoksa ilişkilere göre mi karar verilecek?

Sonuçta fatura milletin vergilerine ve millete düşecek.

Oysa ortaklık piyasasında da çok örnek var.

28 Şubat sürecinden bile çıkan şirketler var. Ama bugün zorlanıyorlar.

28 Şubat sürecinde başlarına gelmedik sıkıntılar bugün başlarına geliyor. Gerçi o günlerde çok sayıda mallarına el konuldu ama hâlâ yaşamayı başaran birkaç şirket ayakta kaldı. Ayakta kaldılar çünkü verimli iş yaptılar.

Kazandılar, kazandırdılar.

***

Mevduat faizlerinin yüzde 22’lerde seyrettiği bu günlerde dahi hâlâ çözüm modellerimiz faiz-kredi ekseninde şekilleniyor.

Açıklanan paketlere bakıyorsunuz hâlâ kredi-faiz önerileri.

Teşviklere bakıyorsunuz daha çok taksit, daha çok borçlanma ve daha çok tüketim teşviki.

Aradan yıllar geçiyor ama bir adım bile atılmamış. Hâlâ yabancı sermaye umudu, hâlâ yabancı para ihtiyacı...

Değer yaratma ve değeri paylaşma noktasında bir tane çözüm önerisi yok. Zorunlu BES, zorunlu İşsizlik Fonu, zorunlu olması beklenen Kıdem Fonu... Hepsinin kapısı faize-krediye bakıyor.

Bir siyasi düşünceye bakıyorsunuz ki, faize karşılar. Ama bugüne kadar bu düşünceden gelen tüm kadroların yaptıklarına bakıyorsunuz daha çok kredi daha çok faiz...

Hatta faizi ve krediyi daha da yaygınlaştırmak için daha cazip faiz...

Sahi yıllardır bu düşünceye soruyorum: Faizin oranı düşünce günahı da düşüyor mu? Yüksek faiz haram oluyor da düşük faiz caiz mi oluyor?

Neden ortaklık piyasasına kimse bakmıyor?

Neden ortaklık kültürünü, paylaşım kültürünü kimse sorgulamıyor?

Neden ortaklık piyasasına kimse sahip çıkmıyor?

Neden, neden, neden?

Bu konuyu bu hafta epey detaylı işleyeceğiz. Daha bu ilk yazı...

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 17 Temmuz 2019 05:59
Yine on numara yazı İbrahim abi bu iktidar yandaşlarına kredi serbest,SPK borsaya açılan şirketleri denetlemiyor.bu gün halka arz olan taban oluyor.Turkiyede ortaklık zor.kooperatifler yok.Borsa 100 yıl gelişmez.kumar olmuş.yaptirim hikaye.Millet hep zarara ortak.
KARAR OKURU 17 Temmuz 2019 00:01
Faizin oranı düşünce günahı da düşüyor mu? Yüksek faiz haram oluyor da düşük faiz caiz mi oluyor? Başlık bence bu olmalıydı "Derin mana var bu lafta"
KARAR OKURU 16 Temmuz 2019 18:29
On Yıllardır hazineye torpilliler alındı, olacağı buydu.
Mensur Bin Ubeyde 16 Temmuz 2019 15:09
Gölge etmeyin başka ihsan istemez. Faiz ve döviz lobisi Tel Aviv ve Londra çemberinde memleketi soyup soğana çevirsin ve memleketi yönetenler ses etmesin öyle mi ? Sizin istediğiniz bu mu ? Yıllardır 3 tane daha Türkiye kuracak kadar parayı faiz lobisine ve bir o kadarını da döviz lobisine kaptırdık. Daha hala kaptırmaya devam mı edelim ? Portekiz'de bile faizler % 2 iken biz neden % 22 faize mahkum oluyoruz ? Sizce bu normal mi ? S-400 alınca fırlayan, almayınca düşen dolar kuru normal mi ? Hele bunu bir açıklayın.
KARAR OKURU 16 Temmuz 2019 16:58
0
Okudugunu anlamamissin. Faizin marifetlerinden bahsetmis. Sonunda neden Islami usullerre (Islami kelimesi geçmese de) basvurmuyorsunuz diyor.
KARAR OKURU 16 Temmuz 2019 14:47
"Bakın burası çok önemli": reis, bütün sözlerini büyük bir hızla yerine getiriyor. planlanan bütçe açığını daha yılın yarısına varmadan gerçekleştirmeyi başardı. böyle başarılı birisine oy vermeyen taş olsun. Ülkeyi uçuruyor.
ARKADAŞLAR, SİYASET PİYASA ŞARTLARI İÇERİSİNDE KARARLAR ALIR, ANCAK BİZİM ÜLKE DE Kİ ÖZEL SEKTÖRÜN TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMAK KONUSUNDA HER ZAMAN ÇEKİNCE GÖSTERMESİ MAALESEF KRİZİ TETİLKEMEK DE SEBEP OLUYOR, CUMHUR BAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ BU SORUNLARIN ASILMASIN DA ÇOK ÖNEMLİ BİR YÖNETİM ŞEKLİ, ESKİDEN SANAYİ , İHRACAT, PİYASA LARIN DA SÖZ SAHİBİ OLAN PATRONLAR HÜKÜMET LERİ İŞ YAPAMAZ HALE SOKUYOR İDİ, ARTIK İSTEDİKLERİ GİBİ MANİPÜLASYON YAPAMIYOR LAR, BAŞKANLIK SİSTEMİ BU SORUNLARI AŞACAK.
KARAR OKURU 16 Temmuz 2019 12:24
şirketler değil, yandaşlar kurtarılacak. Fakat parayı nerden bulacaklar orası meçhul. ya yandaşları da kurtaramayacaklar ya da para basacaklar. borçlanarak yandaş kurtarma ihtimali yok, çünkü kelin ilacı olsa kendi başına sürer. kamu kurumları şu an zaten borçla dönüyor.
MUSTAFA ŞENEL 16 Temmuz 2019 12:24
oRTAKLIK PİYASASINI BŞLEMEM AMA ÜLKEMİZDE Kİ FAİZE DY UYARLI VATANDAŞLARIMIZIN BİRİKİMLERİNİ YATIRIMDA DEĞERLENDİRMESİ İSLAMİ TANDANSLI ŞİRKETLERİN AÇ GÖZLÜLÜĞÜ VE DENETİMSİZLİĞİ SEBEBİYLE 2001 KRİZİNDEN SONRA BİTTİ. bU KONUDA KİMSENİN İNANDIRICILIĞI KALMADI MAALESEF...
KARAR OKURU 16 Temmuz 2019 10:17
Kanımca kültür meselesi. Ülkemizde birkaç istisna dışında ortaklık kültürü yok maalesef. Kooperatifler bile düzgün değil.
KARAR OKURU 16 Temmuz 2019 08:49
2023, 2053, 2071 derler ama aslında yarını bile görmekten, planlamaktan acizler. Tek bildikleri bir şekilde günü kurtarmak. Tek dertleri seçim kazanmak. Tek bir tutarlı ilkeleri yok. Tek bir lider var. O varsa varlar yoksa yoklar.
Yabancılar diyor 16 Temmuz 2019 08:41
Satın alma paritesine göre dünyanın 13. ekonomisi olmuşuz.Kişi başına satın alma 28 bin dolar.Dünya Bankasının verisi bunlar.Türkiyeyi 5 sente muhtaçmış gibi gösterme çabaların boşuna üzgünüm alıçısı yok bu sözlerin.
KARAR OKURU 16 Temmuz 2019 09:44
0
Arkadaş el hesabıyla ev hesabı örtüşmüyor, şu 28 000 dolarsa resmen TÜİK rakamlarıyla örtüşmüyor..Yalan sözün alıcısı oluyor da doğru sözün alıcısı olmuyor ha Tam bir Kumar (!)
Mehmet 16 Temmuz 2019 17:36
0
1970 te de 13 sıradaydık.2.dünya savaşına giren ülkeler cag atladı biz torpil peşindeyiz.Su anda güney kore 500 milyar ihracatla anılıyor.Bizim bütçemiz adamların bir şirketine denk.Ileri teknoloji gelişen ülkede yüzde 20 nin üzerinde olmalı bizde yüzde 4.Biz neden gelişmiyor biliyor musun senin gibi at gözlükçüler yuzunden
KARAR OKURU 16 Temmuz 2019 08:22
Ortaklık , paylaşım.. bunlar nasıl laflar böyle...komünist misin nesin kardeşim !!!...böyle şeyler bizi bozar..
Hedef 16 Temmuz 2019 08:10
Türkiye nin hantal fabrikalara harcayacak bir kuruşu olmaz.Stratejik ürünler peşinde koşuyoruz.Uçak fabrikasının parçalarını imal edebilmek amacıyla kurulacak takım tezgahları fabrikası,elektrikli otomobil pili için fabrika,Uçak motoru için fabrika,Tank motoru için fabrika,S- 400 lerin Nato standartlarında üretimi için fabrika, Uydu göndermek için roket teknolojisi geliştirme vb gibi alanlarımız var.tavuk çiftliğini,çırçır fabrikasını vb gibi kurtarmak için harcanacak parayı başka yerden bulsunlar.
DERS: 16 Temmuz 2019 07:44
Sen küçük hesapları boş ver.Trakya da doğal gaz bulundu.550 milyar metre küp , kıbrıs bafa yakınlarında doğal gaz bulunduğu söyleniyor.170 milyar metreküp, böyle 3-4 kaynak daha bulsun Türkiye gelecek elli yılını garantiler.Büyük düşün. Karadenizin, Marmaranın, Akdenizin altı üstüne çıkarılacak.Dünyadaki bir elin parmağı kadar sondaj gemisinden 2 tanesi Türkiyeye ait.
KARAR OKURU 16 Temmuz 2019 12:26
0
niye dogalgaza zam o zaman...
Karar okuru 17 Temmuz 2019 11:22
0
DERS Bey, buyuk dusunmek nasil olur biliyormusun... Egitim, Akil, Bilim, Yaraticilik gibi kavramlarin ne kadar onemli oldugunu anladigin zaman olur… Senin ki milli piyango da buyuk ikramiyeyi beklemek gibi... Kestirmeden koseyi donmece... Fazla Yandas Medya nin pesinden gidip sabah aksam mehter marsi dinleme… Bu yukarida saydigim kavramlara kafa yor biraz…
KARAR OKURU D 16 Temmuz 2019 05:51
Belki 100 kere sirket kurtardilar.sanirim hepside yandaş şirket. Olmasa bile farketmez.bir kere olsun bizi kurtarmadılar.gercek enflasyon Yüzde 30-40 bize verdikleri 100/ 5 .borç içinde kıvranıp duruyoruz.gecen yol 27 liraya aldığım peynir şimdi 45 lira olmuş.kac artmış enflasyon.siz yandaşları kurtarmaya devam edin.allah b.l.nzi versin
mert 16 Temmuz 2019 04:30
çok iyi hatırlıyorum şirketlerin borcu alarm verdiği zaman muhalefet eleştirince sayın erdoğan borç devletin borcu değil özel şirketlerin borcu nasıl borçlandıysalar öylede öderler diyordu.şimdi şirketleri kurtarma çabası peki kimin parasıyla.dört tane yandaş şirketin borcunu halkın sırtına yıkarak öylemi.bu milleti iyi tanımamışın reis.milletin cebine elini attığın an millet seni sırtında taşımayı bırakır haberin olsun.bakma sen meydanlarda vatan millet sakarya diyenlere
Ellerinize sağlık. 8 milyar nüfusa dayanmış olan dünyamızda, gelir; gönüllü katılım esasına göre (devlet zorlamasına göre değil) “iş paylaşımı” şeklinde olur ise, istihdam normal düzeylere gelecektir, üretim artacak ve çeşitlilik oluşacaktır, rekabet düzeyi yükselecektir, piyasa pozitif parametreler vesilesiye denge noktasına gelecek ve tüketim normalleşecektir. Dedikleriniz kesinlikle iyi şeyler. Üstüne sadece “Devletin ve kurumlarının piyasaya ve gündelik yaşantısına müdâhale etmeye yarayacak işlevlerinin” ortadan kaldırılması ve ciddi anlamda küçülmesinin eklenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Karar Okuru 16 Temmuz 2019 01:21
Doğru adım için yeterli olamıyoruz. Kazanacak, üretecek akıl olmayınca borçtan başka seçenek kalmaz. Sonuda da babadan kalma mülklerin hacze gider. Gelişmemiş ve yetersiz toplumlarda da kişilerde de durum budur. Esiden bu topluluklar yağmacılık ile geçinirdi. Batının gelişmiş toplumları yağmacı az gelişmişleri durduran teknoloji ve gücü oluşturunca yağmacılar tarih sahnesinden silindi.
Rubil GÖKDEMİR 16 Temmuz 2019 00:54
TORBA YASA ÖZETİ ! İyi şirketle kötü şirketi, iyi bankayla kötü bankayı, iyi krediyle kötü krediyi, temiz parayla kirli parayı kanun zoruyla eşitlemek, bedelini millete ödeteceğiniz kaynak israfı ve HAKSIZ REKABETTİR !
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN