Mutlak Butlan zaferi ve Kral Pirus’un duası

Seçmen desteğinin gitgide azaldığı görülen bir iktidar yapısı var karşımızda. Öyleyse azalan oylarını yeniden arttırmak, kaybettiği seçmeni geri kazanmak zorunda. Fakat iktidar partisinin vatandaştan “icraatını beğendirerek” oy alma ümidi kalmamış görünüyor. Bu yüzden de seçim kazanmak için rakiplerinin yoldan çekilmesine bel bağlamış durumda.

Ümitsizlik duygusu çaresizlik duygusunu besliyor, neticede pek rasyonel olmayan “yol tercihiniz” içinden çıkılmaz bir dert haline geliyor.

Ana muhalefetin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu diploması iptal edilip yolsuzluk ve casusluk gibi suçlamalarla hapse atıldığında “Bu dertten kurtulduk” diye düşünenler çok geçmeden yanıldıklarını anladılar.

Özgür Özel liderliğindeki CHP’nin o süreçte gösterdiği direnç tabanı daha fazla kenetledi, hatta diğer partilerin seçmeninde de “Bu haksız bir siyasi operasyon” fikrini güçlendirdi.

Öte yandan, Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın bir türlü azalmayan popülaritesine “çare” bulunamadı.

Mutlak Butlan kararı da arzu edilen neticeyi doğurabilecek gibi görünmüyor. Kamuoyu meseleyi “CHP’lilerin kendi aralarındaki bir çekişme” olarak görmüyor.

Bu bir yana, Özel-İmamoğlu-Yavaş öncülüğünde kurulacak yeni bir partinin geçmiştekinden daha avantajlı şekilde sahneye çıkması mümkün. CHP’nin bagajındaki geçmişten kalan yük -her halükarda- geniş seçmen çoğunluğunun bu partiye teveccüh etmesini zorlaştırıyordu. Böylesi bir yükten kurutulup yeni bir enerjiyle ortaya çıkabilecek bir partinin “Mutlak Butlan”ın eseri olması ironiden daha fazla bir şey olur.

Haddizatında iktidar partisinin, bu süreçteki tutumu itibarıyla, “değişim seçeneğini satın almış” görünmesi kendisi açısından en önemli risk. Dışarından bakıldığında görülen rakiplerini sandık dışı yollarla tasfiye etmeye çalışan parti görüntüsü, ister istemez bir zafiyet, hatta acziyet görüntüsü demek oluyor.

Toplum olarak karşımızdaki bu kaotik tabloya bakarken gözden kaçırmamamız gereken husus ise iktidar açısından değişim vaktinin gelip gelmediği olmalı. (Unutulmamalı ki AK Parti’yi ortaya çıkan şartlar da toplumdaki veya en azından tabandaki değişim iradesinin geri dönülemez bir seviyeye ulaşmış olmasıydı.)

Toplumsal dinamiklerin gereği olarak bir değişim zamanı gelmişse, artık o akış tersine çevrilemez, yeni başlangıçların önüne geçilemez. Bir değişim zamanı gelmişse, o değişimin liderliğini üstlenecek görünen figürlerin etkisizleştirilmesi de mukadder akıbeti en fazla biraz geciktirebilir.

Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak da var… Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak da var… Kısa vadeli çözümlerinizin Pirus zaferine dönüşme tehlikesi de var. Kazanır görünürken kaybetmek yani…

Biliyorsunuz, Pirus zaferi kaybedilenlerin kazanılandan fazla olduğu durumlar için kullanılan bir tabir. Epir Kralı Pirus’un M.Ö. 3. yüzyılda Roma Cumhuriyeti’ne karşı kazandığı savaşa gönderme. Kral Pirus, savaşı kazanmış olsa da ordusunun neredeyse tamamını kaybetmiş olduğu için “Tanrım, bir daha böyle bir zafer verme!” demiştir.

Aslında siyasi tarihte de birçok Pirus zaferi var… Tarihten bugüne gelecek olursak, ana muhalefete karşı kazanılan Mutlak Butlan zaferi bir çeşit Pirus zaferine dönüşebilecek gibi duruyor.

Çünkü siyasi rakiplerin şu veya bu yolla devreden çıkarılması artık rakipsiz kaldığınız anlamına gelmez. Tabiat boşluk kabul etmez, siyaset de boşluk kabul etmez. Açılan boşluklar bir şekilde doldurulur. Mücadelede önemli olan rakibinizi güçsüzleştirmekten ziyade kendinizi güçlendirmektir. Ancak siyasette asıl güç asker, polis, yargı gücü değildir. Toplumun desteğidir.

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.