Yeni parti yola çıkarken...

Türkiye’nin siyasal gündeminde “yeni parti” var. Tüzel kişilik kazandığında Türkiye’deki 190. Parti olacak.

Cumhuriyet Halk Partisi içinden güçlü bir sarsıntıyla çıkan bu yeni parti tabii ki onca partiyle aynı değil ama aynı olduğu bir yan var, ta 1982 yılında Kenan Evren Cuntası’nın çıkardığı Siyasal Partiler Yasası’na göre kuruluyor olması.

43 yıldır Askeri Cunta yasası ile faaliyet gösteren bir siyaset kurumumuz var.

Bundan 25 yıl önce AKP kurulurken bu durumdan rahatsızlığını belirterek kendi programına, “Siyasal Partiler Yasası değiştirilerek çağdaş demokratik anlayışın gereklerine uyumlu hale getirilecektir” diye yazmıştı.

25 yıldır askeri cunta yasası ile varlık bulmasından rahatsız olmadı ama şimdilerde “askeri darbe” mirası anayasadan kurtulup “yeni anayasa” inşasından söz edebiliyor.

Aslında AKP Programında “tüm üyelerin katılımıyla yapılacak ön seçim” vaadinden, “dar bölge sistemine”, “siyasetin finansmanının şeffaflaşmasından”, “siyasetin rant aracı görüntüsünden kurtarılmasına” kadar neler yok ki…

Kimlik belgene yazdıklarının tam tersini yapmak siyasete güveni zaafa uğratmaz mı?

Üstelik “siyasetin kirlendiğinden” söz eden de gene iktidar partisi, hem de çeyrek asır önce…

Siyaset kurumu ne yazık ki çok sıkıntılı bir kurum… Ne yapılması gerektiğini biliyorlar ama yapmıyorlar. Çünkü bu çürümüşlükten büyük rant sağlıyorlar.

AKP’nin deyimiyle halkın sosyo-ekonomik ve sosyal-kültürel taleplerini devlete ileten ve devlet mekanizmasını bu doğrultuda çalıştırmak üzere iktidara talip olan siyaset kurumu bu kadar sıkıntılı olunca ülke ve halkın da bahar bahçe olması mümkün değil.

Yeni Parti’nin nasıl bir parti olacağını tartışmak güncel spor ya, ben de bir vatandaş olarak yeni partinin siyaset kurumuna yönelik düşünce ve vaatlerini merak ediyorum.

Düne kadar hepsi CHP mensubu olsa da radikal bir kopuş ve değişimin olup olmayacağı taze umutların merakı olarak duruyor.

Ben de samimiyetle belediye başkanlarının kamu parasıyla delege üzerinden partilere adres göstermesine son verilmesini isterim.

Siyasi Parti Yasası’nın engellemesine rağmen “üyelerin” partilerinin gerçek sahipleri olarak aktif rol almasını, süreçlere doğrudan müdahil olmasını isterim.

Ön seçimin her yerde ve herkes için devreye sokulmasını isterim.

Seçilmişler için dönem sınırlamasının vakit geçirmeden hayata geçirilmesini isterim.

Siyaset Kurumunun zehirlenmesine neden olan Kamu İhale Yasası’nın bugünkü hali yerine AB standartlarında uygulanmasını isterim.

Siyasetçilerin dar çevresinin kamuda işe yerleştirilmesine bir an önce son verilmesini isterim.

Kısacası vatandaşın refahını ve özgürlüğünü önceleyen demokratik bir siyaset kurumunun halka umut olmasını isterim.

Bunlar olmadan siyaset kurumuna güvenmek benim açımdan kolay değil.

Yasamanın 592 üyesi var ama TBMM Anayasa’yı uygulamadığı için milletvekili seçilmiş olan Can Atalay kaç yıldır hapiste…

103 yıllık Cumhuriyetimizin sonunda siyaset kurumu nedeniyle demokrasiden yoksun kaldığımız gibi, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 118. Sıradayız.

Hukuksuzluk, yolsuzluğun, uyuşturucunun, adaletsiz gelir dağılımının, özetle tüm kötülüklerin anası olarak hayatlarımızı zehirliyor.

Tabii ki bunun güncel sorumlusu siyasal iktidar. Bu tartışmasız. Ama bizlerin bu halleri düşürülmesinde demokratik muhalefet frenleri neden başarılı olamadı, o da farklı bir gündem maddesi…

Lafı uzatmaya gerek yok. Bezdik, bunaldık, yorulduk.

Acil ve çok yüksek bir değişim talebimiz var. Bugüne kadar “değişim” diyerek gelenlerin, kendi iktidarlarında hiçbir şeyi değiştirmediklerini, sadece kendilerinin “değiştiğine” ne yazık ki çok tanık olduk.

Bugün artık değişmesi gereken sadece siyasal iktidar değil, bugünkü sistem.

O sistemle merhabasını kesmeyen hiçbir duruş ve zihniyet halkın beklentilerine cevap olamaz.

Değişmeden değiştiremezsiniz.

Bu sistemden kopmadan siyaset yapan herkes bu çöken sistemin parçasıdır.

Yeni Parti’nin bu çürümüşlüğe son verecek bir siyaset izlemesini dileyerek “hayırlı olsun” diyorum.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.