Bu ittifak Netanyahu’nun işini bitirebilir mi?

Her hikaye mutsuz sonla bitecek diye bir kural yok ya, bazı hikayeler de pekala mutlu sonla bitebilir.
Mesela bir babayiğit çıksa ve soykırım suçlusu Netanyahu’yu siyaseten bitiren ve insanlığı bu beladan kurtaran bir hikaye yazsa fena mı olur?
Mekke İttifakı, sonu mutlu biten böyle bir hikaye yazabilir mi peki? Elbette yazabilir, hem de öyle bir hikaye yazar ki Netanyahu, başına nasıl bir çorap örüldüğünün farkına bile varmadan hikaye mutlu sonla bitiverir.
Haydi gelin; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan “Mekke İttifakı” için mutlu sonla biten bir hikaye yazalım. Diyelim ki bu ittifak, Mısır başta olmak üzere diğer Müslüman ülkelerin de katılımıyla daha da güçlendi ve Netanyahu’nun korkulu rüyası haline geldi.
Biliyoruz ki; şu haliyle bile bu hikayenin baş kahramanlarından olan Türkiye’nin güçlü bir ordusu, Pakistan’ın nükleer gücü, Suudi Arabistan’ın da parası var. Üç ülke arasındaki askeri, siyasi ve savunma sanayisi koordinasyonunun kalıcı hale gelmesi durumunda, İsrail’in korkusu daha da artacak demektir.
İşte o zaman Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Netanyahu durdurulması gereken bir cani” sözlerinin hedefe ulaşmaması için hiçbir mani yok demektir.
Eğer bu hikaye mutlu sonla bitecekse, bu ittifak öncelikle Trump’ın, Müslüman dünyaya yönelik düşmanlıklarına da set çekerek, soykırım suçlusu Netanyahu’yu Gazze’nin kalbinden söküp çıkarmalı, katledilen bebeklerin, çocukların ve kadınların hesabını sormalıdır. Dahası, İsrail’in Batı Şeria’daki faşizan baskılarını ve cinayetlerini mutlaka engellemelidir.
Ayrıca bu üç ülke, kadim dostları olan Trump’a İran’da yüzlerce okul öğrencisini katletmesinin bir insanlık suçu olduğunu dostane bir dille anlatarak, ittifakın gücünü bütün dünyaya göstermelidir. Bu arada İran’a bedel ödetmek konusunda Türkiye’nin ABD’ye destek verdiğini iddia eden Başkan Yardımcısı Vance’ın patavatsız tutumu da cevapsız bırakılmamalıdır.
Bu temennilerin gerçek dünyada bir karşılığının olmadığını, özellikle de Trump ve Netanyahu nezdinde zerrece bir anlam ifade etmediğini ve bu tür hayallerin ancak masallarda olabileceğini düşünenler elbette olacaktır. Ama bu bir hikaye/masal denemesi zaten.
Masallar her zaman güzeldir. İnsanı bambaşka dünyalara götürür, hayal gücünü zenginleştirir ve içinde biraz da bilgelik barındırır. Ama masalların ardında genellikle başka gerçekler de saklıdır.
Biliyoruz ki; insanlık tarihi boyunca filozoflar, sosyologlar ve düşünürler bu konuya kafa yormuş ve bazı rejimlerin, medyanın, güç odaklarının kitleleri yönlendirmek için hikayeleri/masalları kullandıkları gerçeğine işaret etmişlerdir.
Büyük ekonomik ve siyasal krizlerin yaşandığı dönemlerde kitlelerin ilgisi genellikle yapay tartışmalara ve sonu mutlu biten masallara yönlendirilir.
Özellikle de siyasal iktidarlar, kendileri açısından olumlu sonuçlar verecek uygun bir anlatı inşa etmeyi özellikle tercih eder.
Noam Chomsky’nin de belirttiği gibi, kitlelerin sistemin kararlarına “rıza göstermesi” için genellikle medya yoluyla sürekli olarak belirli ideolojik masallar anlatılır.
Tıpkı Roma Dönemi’ndeki “ekmek ve sirk” (panem et circenses) mantığında olduğu gibi, insanlara karınlarını doyuracak kadar yiyecek ve eğlenmelerini sağlayacak oyunlar verilerek iktidarları sorgulamaları engellenir.
İnsanoğlu, karmaşık ve acı gerçekler yerine, anlamlandırılması kolay ve sonu mutlu biten hikayelere/masallara inanmaya daha yatkındır.
Gerçeklerle yüzleşmek zordur, bunu başarmak büyük bir cesaret gerektirir. Masallar ise insanlara güvenli ve zahmetsiz bir konfor alanı sunar.
Unutmayalım, kitlelere sürekli olarak gerçeğin sadece bir kısmı gösterilir veya üzeri süslü anlatılarla örtülür. Bu “masal” perdesini aralamak ise, ancak bireyin eleştirel düşünme ve sorgulamasıyla mümkündür.
İşte şimdi “Mekke İttifakı”nın önünde çok önemli bir fırsat var. Eğer bu anlaşmanın içeriğinde bilmediğimiz başka hedefler yoksa ve de büyük bir cesaret örneği sergileyebilirlerse hem soykırım suçlusu Netanyahu’yu durdurabilirler hem de Müslüman dünyanın önünü sonuna kadar açabilirler.
Galiba herkesin şu gerçeği anlaması gerekiyor. İyi niyetlerle kurulduğuna inanmak istediğimiz bu ittifak ya bugüne kadar olduğu gibi boş hayaller ve hamaset üreterek durumu idare edecek ya da İslam ülkelerini ayağa kaldıracak adımlar atarak yeni bir umudun kapısını aralayacak.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.