Bu güzel vaatler artık niye heyecan vermiyor?

Artık eskisi kadar anlam ifade etmiyor ama iktidar yeni bir Orta Vadeli Program açıkladı. Ekonomi programı… Açıklayan isim Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz. Onun ekonomide makul yöntemlerin tarafında olduğu biliniyor. Bu dönemin başlangıcında sıkça tekrarlanan rasyonel politika setinin Mehmet Şimşek’le birlikte güvenilir ismidir. Gelin görün ki, aradan çok zaman geçti ve rasyonelleşme beklentileri buharlaşıp uçtu. Hem siyasi alanı hem dolayısıyla ekonomiyi, siyaset mühendisliği hamleleri kuşattı. Rasyonalitenin payı küçüldükçe küçüldü ve artık tamamen kayboldu.

Erken başlayan seçim hazırlıklarında iktidar için riskli olan bir ismin tasfiyesi gerektiği için; o riski bertaraf etmek yolunda yapılanlardan sonra ne ekonomi yönetimi ne de ekonomi programı kaldı.

Türkiye yabancı sermaye alamaz oldu, aksine sermaye kaybetti.

Tek hedef enflasyonu düşürmekti, bu da mümkün olamadı. Yılmaz’ın dün açıkladığı OVP’de de hedef bir kez daha yukarıya doğru revize edildi. Muhtemelen bu revizyon da tutmayacak ve sene sonunda yüzde 30 enflasyonun büyük başarı olduğuna inandırılmaya çalışacağız. 2026’nın isabetsizlik tablosu, aynı zamanda önümüzdeki yıllara dair hedeflerin de şimdiden sakatlanması demek ama bunu da umursayan olmayacak.

Ülkenin en önemli meselesi ekonomi, hayat pahalılığı ve kesintisiz ekonomik kriz olmasına rağmen bütün bunların “en önemli mesele” muamelesi görmemesinin sebebi nedir? En az bunun kadar önemli olan başka bir meselenin; yani hukuk probleminin baskın çıkması… Normal bir dönemden geçmiyoruz. Çünkü siyasi gerilim, önemli olan her şeyi baskı altına alıyor. Ekonomiden eğitime, yargıdan dış politikaya kadar her alanı…

Aynı zamanda bu durum ekonomideki krizini sebebini teşkil ediyor. Bir ülkenin iki yıldan fazla krizde olması akıl almayacağı için, iki yıldan uzun süren başka ve daha derin bir krize bakmak gerekir ki; o da hukuktan ifade hürriyetine kadar geniş alandaki problemlerdir. Dün OVP’yi açıklayanlar da çok iyi biliyor, o problemler düzelmeden ekonomi düzelemez. Hiçbir enflasyon hedefi tutmaz, hayat ucuzlamaz ve işsizlik çözülmez. Ülkeye yatırımcı yabancı sermaye yerine ancak yüksek faize ilgi gösteren sıcak para gelir, bolca kazanır ve işi bitince de gider.

Dünyadan sermaye çekebilmek ekonomiye verilen veya verilmeyen notun göstergesidir. Biz burada kendi kendimize çok iyi şeyler anlatabiliriz ama sermayenin bir algoritması var. Bu ölçü, ekonomi ve hukuka vurulduğunda ülkenin yatırım için ne kadar güvenilir olduğu hemen ortaya çıkar. Tablo açık ki, notumuz iyi değil çünkü sermaye alamıyoruz. İlişkilerimizin en iyi olduğu Körfez ülkeleri bile savaştan sonra güvenli limanlara taşıdıkları paraları bize getirmedi. Üstelik, onlara sunduğumuz inanılmaz imkan ve imtiyazlara rağmen…

Bir zamanlar her satırı bir anlam ifade eden hükümet programlarının artık ilgi görmemesinin nedeni de budur. Orada yazan ‘güven’ cümleleriyle sahada olup bitenler arasında uçurum var. Her şey yolunda gidiyormuş gibi art arda sıralanan büyük ve iddialı cümleler, ülkenin gerçeğini anlatmıyor.

En inandırıcı olmayanı da “Enflasyonu tek haneye indirmeyi hedefliyoruz” vaadi olsa gerek. Yıl içinde hedefleri en az 5-6 kez revize ettikten sonra ve zaten 25 yıldır onlarca kez tekrarlandıktan sonra bu iddia fazla sıkıcı olmaya başladı. Sadece enflasyonu düşürmek değil, kur, faiz ve işsizliği azaltmanın, ihracatı ve sınai üretimi artırmanın veya vergi kapasitesini genişletmenin tek ve olmazsa olmaz yolu olan hukukun üstünlüğünü tesis etmedikten sonra gerisi boşunadır. Sadece bugünü değil geleceği de kaybetmektir. Olan da budur, ne yazık ki.

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.