Transferler menajer için mi, ihtiyaç için mi yapılıyor?
Takım tutan herkesin futbolu bildiği bir coğrafyadayız. Birçoğumuz, transferler yaparak futbolun düzeleceğini sanıyor. Bunun için de hep transfer istiyoruz. Gelinen nokta zarar olarak yazılıyor; hem kasaya hem de futbola...
Yöneticiler ve Federasyon da buna önayak olması gerekirken ortamdaki coşkuyu daha da artırıyorlar. Federasyon, yabancı kuralında "10+4"te durdu, kıyamet kopuyor. İsmail Kartal "12+2" dedi, Galatasaray itiraz etti; Kulüpler Birliği Başkanı Ertuğrul Doğan son noktayı koydu: "Yabancı kuralı değişmeyecek."
Fenerbahçe'nin kadrosu yabancılarla dolu; azaltamayacak kadar fazla yabancısı var. Bunda suçlu kim? Kulübün yöneticileri ve TFF. Gelinen noktada borç batağındaki kulüpler, bol sıfırlı transferlerin peşinde.
Avrupa serüveninde üç maç oynadık. Salı akşamı, 350 milyon eurodan fazla değeri olan Fenerbahçe, 25 milyon euro değerindeki takımı seyircisi önünde zor yenebildi. Çarşamba günü, 80 küsür milyon euroluk takım, 3,2 milyon euro piyasa değerine sahip takıma karşı sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı. Rakibinden daha fazla bütçeye sahip olan Beşiktaş, rakibin on kişi kalması sayesinde galibiyet alabildi.
Maçlar oynanırken de maç sonrasında da yöneticilerin kafasında hep transfer düşüncesi var. Sorulan sorular da bunun üzerine.
Beşiktaş, Salah transferi için Cumhurbaşkanı'nı devreye sokacağı yönünde söylentiler ortada.
Fenerbahçe, Rafael Leão için ezeli rakibiyle yarışıyor. İstenen bonservis 60 milyon euro istenen maaş 15 milyon euro artı bonuslar.
Bu transfer için ünlü menajerler Gardi ve Jorge Mendes karşı karşıya.
Galatasaray'ın birçok transferini çözen Gardi'ye, 3 yılda 20 milyon avroya yakın para kazandırdığı söyleniyor.
Galatasaray, Bruno Fernandes için de kesenin ağzını açmış durumda. Manchester United'ın Portekizli oyuncu için teklif ettiği yıllık maaş ortalama 20 milyon poundu buluyor. Sarı-kırmızılı takımın bu rakamın üzerine çıkması gerekli. Başka bir haber ise Fenerbahçe ve Kasımpaşa, TFF'yi ziyaret edip 23 yaş sınırının 25'e çıkarılması için başvuru yapmayı düşündüğü.
Teknik direktörler, yöneticiler ve başkanlar ellerinde kalem kâğıt, yazıp çiziyor. Fazladan o kadar yabancı oyuncu var ki denklemi kurmak, hâliyle, uğraştırıcı. Yıllardır geldiğimiz noktada onlarca yönetici geldi geçiyor, bu transferler menajerler için mi yapılıyor, takımların ihtiyaçları için mi? "Bunu öğrenir isek ekonomik anlamda futbolu sanki biraz rahatlatabiliriz."
Jürgen Klopp başarılı olabilir mi?
Almanya Millî Takımı, oyuncu tarafında jenerasyonu yakaladı ama teknik direktör konusunda başarıyı bulamadı. Tuchel ve Nagelsmann, bu konuda Panzerlerin beklediği ideal teknik direktörler değil…
Nagelsmann zor ikna edilerek görevinden alındı. Diğer taraftan, zor ikna edilerek göreve başlayan Jürgen Klopp...
Açıklamasında;"Bu işi kendim için değil, sizin için yapıyorum. Nagelsmann ve Tuchel e nasıl davrandığınızı gördüğüm hâlde bu işi kabul ediyorum. Eğer aileme saldırırsanız ben giderim. Beni berbat buluyorsanız yüzüme söyleyin; herhangi bir tazminat talep etmeden hemen ayrılırım. Almanya Futbol Federasyonu 'Bu adam bir işe yaramaz.' derse giderim. Millî takımdan sonra başka bir kariyer yok. İdeal senaryoda bu, kariyerimin zirve noktası olacak." .Sözleşme imzalarken dahi "Ben sizi seçtim." havasında bir tutumu vardı. Olumsuzluğun ve eleştirinin ilk anında hocanın büyük ihtimalle bırakacağı belli.
Millî takımımız için şu değerlendirmeyi yapmıştı."Yıllar içinde elbette pek çok Türk arkadaş edinme fırsatım oldu ve şu an ne kadar büyük bir acı çektiklerini çok iyi biliyorum. Turnuvaya nasıl bir coşku ve beklentiyle başladıklarını da biliyorum.Şimdi herkes 'Neden?' sorusunu soruyor. Bazıları 'Yeterince istemediler.' diyebilir ama bence maçları izleyen herkes bu iddiayı anında yalanlayabilir; çünkü her şeylerini ortaya koymayı kesinlikle çok istediler.
Ancak üzerlerindeki baskı inanılmaz derecede büyüktü.” Sihirli kelime ozaman neymiş baskı…
