Ekonomi yönetimine güven sendromu

GENAR bir kamuoyu araştırma kuruluşu. Başında İhsan Aktaş var. İktidara yakınlığı bilinen bir kuruluş. Ağustos ayı anketinde Ak Parti oylarını yüzde 34.9 bulmuş. “İlk sırada.” Başka kamuoyu araştırmalarında birinci sırada gösterilen Yeni Parti ise GENAR’da sadece yüzde 19.9. “İkinci sırada.” Bu sıralamaya itina ediyor GENAR. Zinhar Ek Parti’yi ikinci sırada göstermiyor.

GENAR, Ağustos ayı araştırmasında bir de vatandaşın “Ekonomi yönetimine güven”ini de sormuş. Sonuçlar ilginç:

Güvensizlik rakamı yüzde 67. Toplumun 32.2’si “hiç güvenmiyor” yüzde 35.1’i ise “güvenmiyorum” diyor.

İlginç bir husus şu: İktidar blokunu oluşturan Ak Parti’lilerin yüzde 31.8’i ile MHP’lilerin yüzde 53.6’sı ekonomi yönetimine güvenmeyenler arasında.

Yine GENAR’ıın araştırmasına göre toplum gündeminin birinci sırasında “Ekonomi” var, o da “Hayat pahalılığı” başlığı ile işaret ediliyor.

Vatandaşın güvensizliği boşuna değil. Hükümet adına açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program, büyümeden enflasyon oranına kadar her alanda revizyonları, daha kötüsü enflasyon belasının daha uzun süre vatandaşın boğazını sıkacağı gerçeğini işaret ediyor.

Bu yılın enflasyonu yüzde yıl sonu itibariyle 28.4’le revize edildi, o da tutarsa, 2027 için yüzde 21, 2028 için yüzde 13.5 olarak öngörülüyor, bu yıl gerçekleşmesi beklenen tek haneli enflasyon hedefi ise yüzde 9’la 2029’a ertelendi.

Karar bu olguyu “Enflasyon hedefi 3 yılda 13 kez şaştı” başlığı ile haberleştirdi.

Ak Parti iktidarının ilk 10 yılında ekonominin iyi gittiği biliniyor. O yüzden 2011’de, Haziran seçimlerine giderken, 2023’te Cumhuriyet’in 100’üncü yılı vizyonu çerçevesinde, Türkiye’nin en büyük 10 ekonomi arasına gireceği, fert başına milli gelirin 25 bin dolara çıkacağı ifade edilmişti.

Halen 17’nci büyük ekonomi olduğumuz, fert başına milli gelirin 17 -18 bin dolar civarında olduğu iddia ediliyor. Bu rakamlar da meselâ 17-18 bin doların nerede, kimlerde olduğu şeklinde sorgulanıyor.

Çünkü 37 bin liraya çıkan açlık sınırına, 130 binlerde olan yoksulluk sınırına, ve nerede ise üst gelir grubunda olması beklenen profesör maaşının yoksulluk sınırları içinde kaldığına, milyonlarca insanın en düşük emekli maaşı olan 23.5 lira ile, asgari ücretin 28 bin küsur ile geçinmek zorunda bulunduğuna bakıldığında bu sorgulama haksız durmuyor.

Türkiye halen yıllık yüzde 31.51 enflasyon oranını yaşıyor. Ağustos ayı enflasyon oranı yüzde 1.84. Yani enflasyon hala yükselmeye devam ediyor.

Vatandaş, bu resmi rakamların kendi hayatı söz konusu olduğunda gerçeği ifade etmediğini de düşünüyor. Çünkü gıda, eğitim, ulaşım gibi kalemler, resmi rakamlarda bile çok çok daha yüksek oranlarda seyrediyor. Vatandaşın hayatında hissedilen boyutlar ise çok daha sarsıcı.

Ekonomi yönetimine güven” sorununun ne boyutta olduğunu görmek bakımından en son gündeme getirilen “Köprü ve otoyolların kiralanması” olayı dikkat çekicidir.

Ak Parti hükümetleri bugüne kadar pek çok özelleştirme yaptı. Köprü – otoyol olayı, 30 yıllığına kiralama niteliği taşıyor. Yerli – yabancı finansörler, tabii ki üzerinden para kazanmak için 30 yıl süreliğine kiralayacaklar ve her ücret artışı tepki çekecek.

Olay, pek çok çevrede öncelikle “İktidarın parasının tükendiği, seçimler öncesinde kullanılacak fona ihtiyaç bulunduğu” tarzında okundu. Ardından “Altın yumurtlayan tavuğun neden satıldığı” soruları soruldu. Ardından “daha iyi hizmet ve bakım yapılacağı” gerekçelerinin inandırıcılığı sorgulandı. Ardından yeni patronların yapacağı zamlar konuşuldu.

Köprüler, otoyollar halen uygulanan hazine garantili fiyatlarıyla da büyük tepki çekiyor. Yeni durumda makul fiyatlı olanlar da buralara para yatıranların kazanç hırslarına göre fiyatlanacak. Mikrofon uzatıldığında işletenlerin de bu yolu açanların da vatandaştan iyi sözler duymayacağını tahmin etmek zor değil.

Seçime doğru gidiyor Türkiye… Mehmet Şimşek savaşı, EYT’yi, KKM’yi, depremi gerekçe gösterdi ekonomideki başarısızlık için. “Enflasyon daha kötü olabilirdi, bu noktada tutmak da başarı” gibi konuştu.

Tamam savaş vardı, deprem vardı, ama bir kere savaşan ülkelerde bile enflasyon bu rakamların çok altında.

Ayrıca EYT de zatı alilerinin ürünü, KKM de… “Erken yaşta emeklilik - EYT”, 2023 seçimlerini kurtarmak için getirildi.

Döviz tırmanışını önlemek için getirilen Kur Korumalı Mevduat (KKM) yapıldığında formülü üretenler keyiften dört köşe olmaktaydılar, ama bedel, Hazine ve Merkez Bankası’ndan çıkanlarla 60 milyar doları, bugünkü kurla 2 trilyon 640 milyarı buldu. Bunun mucidinden görevi devralırken Mehmet Şimşek “Türkiye’nin rasyonel politikalara dönmekten başka çaresi kalmadı” demek zorunda kalmıştı. Rasyoneli de irrasyoneli de uygulayan kadro bu iktidarın kadrosu idi.

Biri bırakıyor diğeri devralıyor. Ortodokslar, heterodokslar geçidini yaşıyor ülke ekonomisi… Milyonlar ise açlık sınırı – yoksulluk sınırı girdabında debelenip duruyor. Bakalım sandık bu girdaptan kurtuluş için çare olacak mı?

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.