Fark yoksa fırka yoktur

Partilerin bir fikri olur, değil mi? Fikri yoksa veya fikri tıpkı diğer partilerinki gibiyse… Hatta mevcut partilerden sadece birininki gibiyse yeni partinin kurulmasına gerek yoktur, değil mi? Parti demek, “fırka” demek, farklılık demektir. Fark olmadan fırka olmaz.

İdeoloji deyince kavga çıkıyor, hadi başka bir şey diyelim, tez diyelim. Partiyseniz tezleriniz vardır. Sizin tezleriniz de diğerlerinin tezlerinden farklıdır. Farklıdır ki fırkasınız, partisiniz. Bu yazı yayımlandığında belki Özgür Özel’in partisi kurulmuş olacak ama bunu onun partisi için yazmadım ama yeni parti de söyleyeceklerimin menzili içindedir. Daha yakın zamanda “Şahsiyetsiz olursak herkes bizi sever” başlığıyla aynı fikirleri yazmıştım. Gerçi bu yazıyı o yeni parti için

Partilerin kendilerine has tezleri olur. Sonra o tezlerin belirlediği hedefler olur. Sonra da o hedeflere nasıl gideceklerinin yolu, yordamı olur. Bu hedef ve yol-yordam demetinin yakışıklı bir adı vardır: Strateji! Demek ki siyasi parti olmak için tezler yetmiyor, o tezleri gerçekleştirmek için izlenecek strateji de lazım. Bütün bunlar yazılı metinler hâlinde hazırlanır ve dosta düşmana “Parti Programı” diye duyurulur.

STRATEJİ VAZGEÇMEKTİR

Cazip bir kelimedir strateji. Herkes stratejist olmak ister. Strateji çizmek ister… Öyle ya strateji kelimesinin etimolojik kökü “generallerin sanatı, harp bilimi” imiş. Eh general olmak varken kim neferliğe talim eder? En büyüklerimizden bir şirkette geçici bir danışmanlık yapıyordum. Şirketin genel müdür yardımcılarından birinin unvanı da “stratejiden sorumlu genel müdür yardımcısı” idi. Eh biz de strateji yapıyorduk; fakat herkes kelimenin cazibesine öyle kapılmıştı ki genel müdür yardımcısı ölçüyü koydu: “Lütfen bundan böyle “strateji” kelimesini kullanmayın!”

Aslında özüne uygun yapılırsa kolay iş değildir strateji. Birkaç temel kural, bu “özüne uygun”un anlamını açıklamaya yardımcı olur. İlla iki kural…

Birinci kural: Strateji sadece nelerin amaçlandığı değildir. Nelerin amaçlandığı kadar ve belki ondan da önemlisi nelerden vaz geçildiğidir de. “Hem ağır sanayi kuracağım hem bilgi teknolojilerinde lider olacağım” ifadesi pek strateji tadı vermiyor. Sakarya Savaşı’nda cephe hattını tutmaktan vazgeçilmişti. Büyük Taarruz’da, belki Sakarya’nın tam tersi, cepheden dolayısıyla satıhtan da vaz geçilmiş, bütün kuvvetler bir noktaya toplanarak durdurulmaz bir yumruk gibi düşmanın tepesine inmişti.

Ülke seviyesinden şirket seviyesine inelim. Biz zamanlar dünyanın sayılı bellek yongası üreticisi Intel, yeni stratejisinde bellek yongası işinden tümüyle vazgeçti. Sadece mikro işlemcilere odaklandı. Hâlâ öyle yapıyor ve hâlâ mikro işlemcilerde dünya lideri.

İkinci kural: Bir strateji ifadesinin tersi saçmaysa kendi de saçmadır. Daha doğrusu kendi de aslında strateji ifadesi değildir.

Bu ikinci kural, fark etmişsinizdir ,birinciyle sıkı sıkıya bağlı. Mesela “Ne ağır sanayi ne de bilgi teknolojileri” ifadesi yukarıda verdiğim örneğin tersi ve tabiatıyla saçma. Dolayısıyla “ikisini de yapacağım” ifadesi de saçma…

AMA BİZ FALANIN PARTİSİYİZ

Şimdi dönelim partilere ve stratejilerine. Bizimkiler hiçbir şeyden vazgeçtiklerini söylemez. Söylerlerse eleştirilirler. Dolayısıyla hem zenginleri daha zengin yapacak hem sosyal adaleti sağlayacaklardır. Hem memur ve emekli maaşlarını arttıracak hem de bütçede tasarruf yapacaklardır. Hem tarım ürünlerini ucuzlatacak hem çiftçiyi zengin edeceklerdir.

Bizim partilerimiz çok akıllıdır. Hiç şundan vazgeçtik, bunu tercih ettik derler mi! Yaşı kırkın üstünde olanlar hatırlar, bir banka reklamımız vardı: Yok aslında birbirimizden farkımız ama biz Osmanlı Bankasıyız. Sonra 2021’de Garanti ile birleşti. Partilere şöyle uygulayabiliriz: Yok aslında birbirimizden farkımız ama biz falancanın partisiyiz. İşte bizim büyük partilerimizin ideolojisi de tezleri de stratejisi de falancanın partisi olmaktan ibarettir. Kilit unsur “falanca”! Yoksa yok aslında birbirlerinden farkları.

Not: Şimdi mevcut partilerden bir parti çıkıp “Ama biz Osmanlı partisiyiz!” der mi? Vallahi der demesine de Osmanlı buna ne derdi, o başka.

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.