2016’ya hoşçakal demeyeceğim

Bugün hayatımızdan bir yıl daha eksildi ve yeni bir başlangıç için merhaba diyoruz. Hayat dediğimiz galiba biraz da böyle bir şey olsa gerek. Doğumla ölüm arasındaki o ince çizgide hep bir koşuşturma içinde takvimleri teker teker bitirip, bazen sevdiklerimize veda bile edemeden çekip gidiyoruz. Cemal Süreya’nın dizelerinde olduğu gibi “Hayat kısa, kuşlar uçuyor.”

Yaşadığımız acılar ve kabuslar yüzünden sanki hiç bitmeyecek sandığımız 2016 bile geride kaldı ve biz yeni hayallere, umutlara yelken açıyoruz.

Elbette kolay bir yıl olmadı 2016, insanlığa reva görülen sayısız cinayetlere, katliamlara tanıklık ettik. Çocukların üzerine bombalar yağdıran zalimlerin gözlerindeki şeytani bakışı gördük.

Her biri birer şeytan tohumu olan terör örgütlerinin şehirlerimize kurduğu ölüm tuzaklarında kaybettiğimiz canlarımıza yandık.

Şeytanın ikiz kardeşi bir deccalın eli silahlı fedaileri darbe yapıyoruz diye sokaklarda insanlarımızı öldürdü, tanklarla ezdi, ihaneti yaşadık...

Ama biliyoruz ki hiçbir karanlık ilelebet sürmez, Victor Hugo’nun ifadesiyle “En karanlık gece bile sona erer ve güneş tekrar doğar.”

İşte 2016’nın karanlık gecesi bitti ve 2017 için beyaz bir sayfa açıyoruz...

Kahin değiliz elbette, bu yüzden de 2017’de her şeyin daha iyi ve güzel olacağı yönünde elimizde bir garantimiz yok. Ama bir şeyi çok iyi biliyoruz, eğer tek tek her birimiz vicdanlı ve hakkaniyetli olabilirsek, her köşe başında birbirimizin gözünü oymak için fırsat kollayan çatışmacı bir ruh hali içinde olmazsak, barış da kardeşlik de bize daha yakın demektir.

Her şeye rağmen bu dünyaya yeni yıl için güzel dileklerde bulunmak istiyorum ama ülke içinde ve etrafımızda yaşananları gördükçe de umutsuzluğa kapılıyorum.

Suriye’de çocukların o güzel gözlerine bombalar yağdıran, gülüşlerini solduran soysuzlara iyi dileklerde bulunmaya dilim varmıyor.

İnsana karşı sevgide dibe vuran, en çirkin sözcüklerle Türkçeyi bile kirleten ve tam bir ruh çürümüşlüğü yaşayan beyinsizlere iyi dileklerde bulunmak nedense bir türlü içimden gelmiyor.

Gülmeye dermanımız kalmasa da, ölümlerle gönlümüze hep acının mührü vurulsa da hakkı, hukuku gözeten, özgürlükleri koruyan, vicdanı sızlayan merhametlileri bulup dünyanın en güzel iyi dileklerini sunmak istiyorum.

Bembeyaz karların gökten bir dua gibi yağdığı 2016’nın şu son saatlerinde kayan yıldızla birlikte öyle bir dilek tutmalıyım ki, ömrümüze vurulan hüzün mührü silinip, kalplerimize merhamet, ülkemize demokrasi, barış ve özgürlük mührü vurulsun.

Hepsinden önemlisi de, ihanet rüzgarlarına karşı her zaman sığınabileceğimiz güçlü ve dayanıklı bir demokrasi...

Ve 2016’ya öyle bir şiirle veda etmeliyim ki, 2017 aşka, merhamete ve hikmete açılan yeni bir kapı olsun.

/Karın yağdığını görünce

Kar tutan toprağı anlayacaksın

Toprakta bir karış karı görünce

Kar içinde yanan karı anlayacaksın

Allah kar gibi gökten yağınca

Karlar sıcak sıcak saçlarına değince

Başını önüne eğince

Benim bu şiirimi anlayacaksın/ (Sezai Karakoç)

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
1 Yorum
SON YAZILAR