Gazze mücahitleri Trump’ın şeytani planı karşısında neden suskun?

İsrail’in Gazze’ye başlattığı saldırının ilk gününden bu yana neredeyse yazdığım her yazıda, Gazze’deki soykırım karşısında sadece ucuz Gazze mücahitliği yapan Merdiven altı İslamcılara karşı en keskin cümleleri kurmaya özen gösteriyorum.

Dünyanın farklı coğrafyalarındaki mazlumlara karşı en küçük bir insani duyarlık göstermeyen, Gazze’de bebekler, çocuklar katledilirken Trump’a ve Netanyahu’ya yalakalık yapan insan görünümlülere söyleyecek hiçbir sözüm yok. Çünkü onlar zaten insanlıktan nasipsizler…

Ama her gün Filistin-Kudüs sloganlarıyla “Gazze’ye canımız feda” hamasetiyle yeri göğü inleten bedavacı mücahitlere dayanamıyorum.

Çünkü bunlar, İsrail saldırılarının ilk yedi ayında Türkiye’den ticaret gemileri İsrail’e lojistik ve ticari mallar taşırken bir kez olsun iktidara dönüp “İsrail’e giden gemileri durdurun” deme yürekliliğini gösteremediler.

Çünkü bunlar, Netanyahu bebekleri katlederken İsrail’e akan Azerbaycan petrolü konusunda “vanaları kapatın” diyerek ahlaki bir duruş sergileyemediler.

Galata köprüsü üzerinde Gazze mitingi yaparken bile iktidara karşı en küçük bir itirazda bulunmadıkları gibi, “vanaları kapatın” slogan atanların yaka-paça gözaltına alınmasını sadece seyrettiler.

Aslında bütün bunların temelindeki en büyük eksiklik, Türkiye’de gerçek anlamda sivil toplum örgütlerinin bulunmamasıdır. Gerek solda gerekse dindar-muhafazakar kesimlerde yer alan sivil toplum görünümlü yapıların hemen hepsi buna dahil…

28 Şubat deneyimine rağmen, bugün hala ortalarda sivil toplum kuruluşu edasıyla dolaşan ve de dindar-muhafazakar kesimde yer alan dernek, vakıf ve yapıların hiçbirisi sivil toplum kuruluşu niteliği taşımamaktadır.

Hemen hepsi devletten, iktidardan nemalandıkları için gerek Gazze gerekse özgürlükler ve insan hakları konusunda iktidarın işaretini görmeden kendi iradeleriyle protesto yürüyüşleri ve mitingler yapma özgürlüğüne sahip değiller.

Gerçi memleketimizde tam demokrasi(!) hakim olduğu için iktidar safında yer alan sivilimsi kuruluşlar dışında, farklı yapıların protesto eylemi düzenleme ve miting yapma hakkı zaten bulunmuyor… Çünkü Gazze üzerinden siyaset yapma, sadece oturduğu yerden Gazze hamaseti üretenlerin hakkıdır…

Bütün bunlar bir tarafa… Benim şu günlerde en çok merak ettiğim, bu bizim Gazze mücahitlerinin neden hiç sesi soluğu çıkmıyor. Doğrusu onlar için ekmek kapısı olan Gazze’yi, Filistin’i bu kadar çabuk unutmaları hiç hayra alamet değil.

Oysa son günlerde Gazze’de kelimenin tam anlamıyla şeytani bir plan yürütülüyor. Bilindiği gibi Trump’ın ‘Yeni Gazze planı’nın 23 Ocak’ta ABD yöneticileri tarafından Davos’ta tanıtımı yapılmıştı.

Ayrıca bir gerçeğin altını dikkatle çizmekte yarar var. Malum Trump, başından beri Gazze'nin bir emlak ve kumarhane merkezine dönüştürüleceğini söylüyor. İşte Trump bu şeytani planını hayata geçirmek için ikinci aşamayı başlatmış bulunuyor.

Esas itibariyle Gazze’ye çökme hedefi doğrultusunda Trump tarafından oluşturulan “Barış Kurulu” (Board of Peace), geçtiğimiz perşembe günü Washington'da ilk resmi toplantısını gerçekleştirdi.

İşin en dramatik tarafı, Trump’ın kirli hedeflerinin bir parçası olan bu toplantı vesilesiyle, Gazze’de soykırım suçu işleyen İsrail ile bu durumu soykırım olarak nitelendiren Türkiye'nin aynı masa etrafında buluşmuş olmasıdır.

Şu ana kadar Gazze mücahitlerinden, bu şeytani plan konusunda da henüz bir itiraz sesi duymadık. Muhtemelen İsrailli yöneticilerle aynı masada yer alan iktidarı üzmemek için ses çıkarmıyor ya da çıkaramıyor olabilirler…

Merdiven altı İslamcılarımız, bu suskunlukları yüzünden eğer toplum nezdinde zor durumda kalırlarsa, Galata Köprüsü’nde bir miting daha yapıp, kendilerini rahatlatabilirler… Ayrıca dikkatli olmalarında yarar var, kim bilir belki Trump Filistin halkını Gazze’den sürgün ederken bizim Gazze sevdalılarına duruma vaziyet etme görevi verebilir… Belki de inşaatçılarımıza taşeronluk işi çıkar…

Bütün bu “Barış Kurulu” hikayeleri sürerken, bir yandan İsrail Filistin halkını Gazze’yi terk etmeye zorluyor, bir yandan da işgal altında tuttuğu Batı Şeria’yı topraklarına katmak için adımlar atıyor.

Ne hazindir ki başta Türkiye olmak üzere İslam ülkeleri, İsrail’in halen Gazze’de çocukları katletmeye devam ettiği gerçeğini görmezden gelerek Trump’ın şeytani planlarının kıyısında köşesinde durmaya devam ediyorlar.

Demek ki Gazze halkı topraklarından sökülüp atılırken sessiz kalıp ‘Kudüs hamaseti’ yapmak, bizim Gazze sevdalılarının şanındanmış…

YORUMLAR (18)
18 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.