Merdiven altı İslamcılarımız çok üzgün…

Yüzyıllar boyunca fetihten fetihe koşan, Viyana kapılarına dayanan şanlı Osmanlı’nın torunlarının insanlığa armağan ettiği “butlan” icadı ile sonunda CHP de fethedildi ve devletimizin envanterine kaydedildi.

Bu öyle bir icat ki yeryüzünde hiçbir millete nasip olmayacak kadar çok değerli! Dünyanın en gelişmiş ülkelerinin zeka düzeyleri çok düşük olmalı ki demokratik yollarla seçilen genel başkanları bir mahkeme kararıyla alıp yerlerine memur atamayı bir türlü akıl edememişler…

Çok şükür dünyada kimsenin aklına gelmeyen böylesine bir icat, aziz milletimize nasip oldu, ne kadar övünsek azdır…

Neden böyle absürt bir başlangıç yaptığımı merak edenlere hemen hatırlatayım. Malum, CHP’ye ‘butlan’ yoluyla genel müdür atamasından sonra, Özgür Özel ve arkadaşları, neredeyse CHP’nin yüzde 90’nını oluştura büyük bir kesimi alarak ayrıldılar ve geçtiğimiz cuma günü Yeni Parti’yi kurdular.

İşte hikayenin en heyecanlı bölümü de bundan sonra başlıyor. Butlan yoluyla CHP’nin parçalanması için adeta her gün kampanyalar düzenleyen iktidar hizmetçisi konumundaki medya, CHP’nin büyük parçası Özel’in arkasından Yeni Parti’ye gidince bir anda telaşa kapıldılar.

Ve “ana ocağına ihanet ettiler, CHP’yi parçalamaktan çekinmediler” benzeri manşetler atıp ve yazılar yazarak bir anda gözü yaşlı CHP sevdalısı oldular. Doğrusu vakitlerinin büyük bir bölümünü kar-kış demeden iktidarın merdiven altında bekleyerek geçiren gazeteci arkadaşlar için üzülmemek mümkün değil. O çok umut bağladıkları ‘butlan’ ellerinde kalmış ve bu yolda harcanan bütün emekler boşa gitmiş oldu. Ortada Kılıçdaroğlu ve kendilerine bile hayrı dokunmayacak birkaç umutsuz vekilden başka kimse kalmadı.

Hiç kuşkusuz “butlan fetih harekatı”nın hezimetle sonuçlanması iktidarı ve özellikle de merdiven altı İslamcıları çok üzdü.

Butlan hezimeti yetmiyormuş gibi bir de Özgür Özel’in, Yeni Parti’nin kuruluş adımını Hacı Bayram Camii’nde Cuma namazı kıldıktan sonra başlatması, bizim merdiven altı İslamcılarımızı adeta çılgına çevirmiş bulunuyor. Bu tayfa bir anda “nasıl yani, sizin ne işiniz var hacı Bayram’da, hani camiler bize aitti, siz de nereden çıktınız” der gibi bir ruh haline büründüler.

Bence de çok haklılar, yıllardır dindar-muhafazakar partilerin ekmek kapısı haline gelen selatin camilerimize özellikle sol düşünceye mensup insanlar yaklaştırılmamalıdır!.. Çünkü bunlara hiç güven olmaz, camilerde bize ait olan pastanın yarısını alıp kaçıverirler…

Maalesef Hacı Bayram’da namaz hazımsızlığı iktidar adına ‘emir tekrarı’ yapmakla yükümlü gazetelerdeki bazı yazarların düşünme mekanizmalarını felce uğratmış durumda. Efendim, CHP’yi ele geçirmek için delegelere meyhanede imza attıranlar, şimdi Hacı Bayram’da Cuma namazı kılıp yola çıkıyorlarmış…

Öylesine bir endişeye kapılmış durumdalar ki herkesin bildiği gerçekleri çarpıtarak Özgür Özel’in Hacı Bayram’dan sonra Millet Meclis’ine gitmediğini bile yazabiliyorlar. Bunun için de Mustafa Kemal örneğini hatırlatıyorlar: “86 yıl önce Hacı Bayram Camii’nde cuma namazı kılındıktan sonra Cami önünde dualar edildi Büyük Millet Meclisi’ne (bugünkü Meclis’e değil, eski Meclis binasına yani) geçildi.” Evet doğrudur, Özel de aynen Hacı Bayram’dan sonra eski Meclis binasına gitmiş, sonra da Anadolu Kulüpte toplantıya katılmıştır.

Şu anda fiilen Türkiye’nin ana muhalefet partisi haline gelen Yeni Parti’nin kuruluşunun Hacı Bayram’da Cuma namazıyla başlatılmasından neden rahatsız olunur doğrusu anlamak mümkün değil.

Normalde, dindarlık hassasiyetine sahip olan insanların böyle bir durumda bırakın rahatsız olmayı, bilakis mutlu olmaları gerekir. İnanıyorum ki gerçek anlamda dindarlık bilincine sahip olan insanlar böyle bir başlangıçtan mutlu olmuşlardır.

Ama ne yapalım ki bizim bir de “merdiven altı İslamcılarımız” var. Onlar haşa kendilerini Allah’ın Türkiye temsilcisi olarak gördükleri için kimlerin Hacı Bayram’da namaz kılmaya hakkı olduğunu, yani kimlerin ne kadar Müslüman olup olmadığını denetleme hakkının da kendilerinde olduğuna inanıyorlar.

Dolayısıyla hangi partilerin, nerede namaz kılmaya hakkı olduğuna da Merdiven altı İslamcıların ‘din polisleri’nin karar vermesi gerekiyor…

Mesela AK Parti mensupları Ayasofya, Hacı Bayram ve bütün Selatin camilerinde namaz kılıp dua edebilirler, hatta cami avlularında miting bile yapabilirler ama ülkenin yeni ana muhalefet partisi Yeni Parti bu haklara sahip olmamalıdır... Çünkü halkımızın onlara meyletmesi, merdiven altı İslamcılarımızın konforunu bozabilir…

Siyasal anlamda iktidar için henüz bir tehlike arz etmeyen diğer partililerin, özellik arz eden büyük camilerde namaz kılmasında, dua etmesinde ise en azından şimdilik bir tehlike gözükmemektedir…

YORUMLAR (12)
12 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.