Meseleleri mesele etmediğimizde…

İki gün önce 24 Nisan’dı. Yani İmparatorluk Türkiye’sinin yüzbinlerce Ermeni vatandaşının ölümüne neden olan Tehcir’in başlangıcının 111’inci yıldönümüydü. Türkiye’de de dünyanın başka yerlerinde de törenlerle anıldı, Cumhurbaşkanı Erdoğan Ermeni Patriği Maşalyan’a yine bir taziye mektubu gönderdi, acıların paylaşıldığını vurguladı. Ama dikkat ettiyseniz bu yıl da 24 Nisan sorunsuz, diplomatik krizsiz atlatıldı.

Türkiye anma düzenleyen, 1915’te yaşanan trajediyi soykırım olarak adlandıran hiçbir ülkeden Büyükelçisi’ni geri çağırmadı, herhangi bir tehditte bulunmadı, resmen cevap vermek ihtiyacı dahi duymadı. Eğer farklı nedenlerle sempati duyduğumuz New York Belediye Başkanı Mamdani, amacı açısından talihsiz mesajını yayınlamamış olsaydı, 24 Nisan Türkiye ve dünyanın yoğun gündeminde kendine muhtemelen yer bulamazdı.

Çünkü her şeyden önce Türkiye bu meseleyi -Demirel’in başka bir bağlamda söylediği gibi- mesele etmemeyi öğrendi. Tepki göstermek yerine anmayı, anlamayı ve gerçeği ortaya çıkartmak, gerçeğin hukuki statüsünü belirlemek için ortak komisyon fikrini canlı tutmayı seçti. 2014’ten bu yana her 24 Nisan’da taziye mesajı yayınladı. Ermeniler başta olmak üzere Rum, Yahudi ve diğer dini azınlıklarıyla, özellikle de dini liderleriyle büyük ölçüde barıştı.

İkincisi, anmaların, siyasi olarak hukuki statü belirlemenin tarihin tekerrür etmemesini sağlayacağı anlayışı çöktü. Bosna, Ruanda derken herkesin gözleri önünde Gazze katliamı gerçekleşti. Bu katliamı olası bir soykırım olarak gören Uluslararası Ceza Mahkemesi sorumluları hakkında tutuklama kararı çıkartsa da tarih tekerrür etmesin diyenler, en kötüsü de AB’nin iki üyesi gidip arananlarla görüştü.

Üçüncüsü, Ermenistan sorunu tarih anlatısının dışında seyretmeye, diaspora halen tam hazmedememiş olsa da Ermenistan Türkiye ilişkileri normalleşmeye başladı. Yakında Alican sınır kapısının açılması, Ermenistan’ın Türkiye üstünden dünyaya ulaşması, ayrıca Orta Koridor’un sadece Asya ile Avrupa’yı değil Ermenistan ile Azerbaycan’ı ve Türkiye’yi birbirine bağlaması söz konusu.

Dördüncüsü, “Ermeni sorunu” siyasi raf ömrünü doldurdu, kullanım değeri kalmadı. Türkiye’yi soykırım üstünden yıpratma imkânı bir yandan benimsenen politikalar diğer yandan dünya ve bölge dengelerindeki değişikliklerle ortadan kalktı. Ayrıca kullanımına ihtiyaç da kalmadı. Artık ille AB üyesi olmak istiyorum diyen bir Türkiye de yok, onu ille dışında tutmak isteyen bir AB de.

Sanırım diaspora da daha fazlasını istemekten, hayaller peşinde koşmaktan yoruldu. Glendale’deki en radikal Daşnaklar bile büyük Ermenistan hayalinden ve işgal altındaki Azeri topraklarının ilelebet kendilerinin olacağı düşünden uyandı. 2020 ve 2023 savaşları zemindeki gerçekliği onlara hatırlattı. Geçmiş yerine gelecek için yaşamanın önemini galiba bir nebze kavramlarına yardımcı oldu.

Tüm bunlar doğal olarak 1915 ‘te yaşanan trajedi anılmasın, insani acılar hatırlanmasın anlamına gelmiyor. Ama 111 yıl önce ölenlerin rahat bırakılması, siyasi ya da stratejik amaçlara alet edilmemesi gereğine işaret ediyor. Evet, Yahudi soykırımı da dahil tüm benzeri insanlık trajedilerini analım, bir daha tekerrür etmemesi için çaba harcayalım. Ancak anmayla tekerrür arasındaki mantıksal bağı da kopartalım.

Unutmayalım ki böyle bir bağ olmuş olsaydı dünyanın gördüğü en büyük zulme maruz kalan, her yıl onu anan, ülkesinde görkemli bir müze kuran, Dachau’yu, Auschwitz’i ve diğer toplama kamplarını her fırsatta ziyaret eden bir halkın temsilcileri aynı suçu başka bir halka karşı işlemez, Gazze’de mahkemelerin soykırım dediği türden eylemler gerçekleştirmez, açık niyet beyanında bulunmazdı...

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.