Operasyonlar ülkesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’te ayaküstü sorulan soruya “Türkiye bir yargı devletidir” cevabını vermişti.

O günlerde “Acaba Cumhurbaşkanı ‘Hukuk devleti’ diyecekken sehven ‘Yargı devleti’ ifadesini mi kullandı, yoksa hukuk devleti ile yargı devleti arasındaki farkın farkında mı değil?” tartışması yaşanmıştı.

Gerçekten Cumhurbaşkanı bu farkın farkında olmayabilir miydi? Yoksa Yargıya sistem içinde sağlanan siyasi misyon sebebiyle gerçekten de “Yargı devleti” diye tanımlanacak bir noktaya mı gelinmişti?

Sistem içinde gerek yargıçlık, gerekse bakan yardımcılığı, başsavcılık ve bakanlık tırmanışı ile Yargı’nın Akın Gürlek’li günleri, gitgide Türkiye’yi “Yargı aktivasyonu” ile öne çıkan bir ülke konumuna getirmiş bulunuyor.

Bu görüntü Avrupa Parlamentosu’nun “Türkiye raporu”na şu ifadelerle yansıyor: “Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasından duyulan dehşeti dile getirirken, yaşanan durumun kariyeri boyunca her zaman siyasi bir gündemi takip eden siyasi bir aktör olduğunu ortaya koyduğunu belirtiriz.”

T24’te, Cansu Çamlıbel’e mülakat veren Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu’ndan Slovenyalı temsilci Vladimir Prebilic (Gölge raportör diye tanımlanıyor) “Bu seneki Avrupa Parlamentosu Türkiye raporunun en kritik noktası sizce nedir?” sorusuna “Akın Gürlek”li şu cevabı veriyor:

İnsan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililerin AB’deki varlıkların dondurulması da dahil olmak üzere yaptırım uygulanması çağrısı yapıyoruz. Burada Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ismi bizzat metne girdi. Çünkü kendisini bu siyasi motivasyonla yürütülen yargılamaların baş aktörü olarak görüyoruz.”

17 Haziran’da kamuoyuna açıklanacağı belirtilen bu raporun Ankara’dan tepki göreceği kolayca tahmin edilebilir. O cevaba, “Türkiye Avrupa’nın buyurgan diline boyun eğecek bir ülke değil” gibi hamasi boyutların eşlik edeceği de tahmin edilebilir.

Ama gelin görün ki, dünya böyle raporlar tutuyor ve oralarda Türkiye, insan hakları, demokrasi, yargı bağımsızlığı alanlarda her gün irtifa kaybediyor. Daha aşağı, daha aşağı.

Biz içerde zaten o daralmayı konuşmuyor muyuz?

Kaldı ki yargı kademelerinde Akın Gürlek aktivasyonu, kadrolaşması, biraz daha operasyoncu gözle bakıldığında örgütlenmesi devam ediyor.

Akın Gürlek’in başkanlık ettiği Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun en son hazırladığı kararnamede 33 ilin cumhuriyet başsavcısının değişmmesi, İstanbul’dan Ankara’ya tayinler yapılması, belki ilk defa bu kadar “dikkat çekici” bulunuyor.

Bakıldığında Türkiye’de “operasyonsuz” gün geçmiyor.

Her operasyonun ardından Adalet Bakanı olarak Akın Gürlek, operasyonun gerekçesine sahiplenen bir açıklama yapıyor.

CHP’ye mutlak butlan operasyonunun ana muhalefette ortaya çıkardığı sarsıntı bir yerlerde keyifle izleniyor olmalı…

En sonuncusu kimsenin akıl sır erdiremediği “Tavukçular operasyonu.”

Tam 13 büyük beyaz et firmasının sahiplerine, yöneticilerine gözaltı…Firmalara “idari kayyım” uygulaması… Öte yanda TMSF’nin anormal büyüklüğe ulaşması ve “çökme” iddiaları…

Acaba bir yerlerde mesela üç harfli marketlere yönelik bir şeyler de hazırlanıyor olabilir mi?

Belediyelere yapılan baskınlar, operasyonlar artık ahval-i adiyeden… Başkanı, sekreteri, şoförü, kızı kızanı herkes Emniyet’ten başlamak üzere bir kontrolden geçiyor! Ardından gelsin uzun tutukluluklar, isnad edilen suçun kabullenilmesi için kişilerin oğlu – kızı – eşi ile tehdit edilmesi…

Etkin pişmanlık zorlamaları…

Operasyonların ardından casusluk örgütü iddiası bile çıktı. İmamoğlu casusluktan mahkum edilirse var ya… Yargı devletinde olmaz olmaz deme, olmaz olmaz! Cezaevi arabası ile 60 kilometre git, araba bozulsun geri dön ama aynı bozuk arabayla… Biz İstanbul’a başkan olsa da, Cumhurbaşkanı adayı olsa da adamın burnunu öyle bir sürteriz ki, değme yürek dayanamaz buna…

Bu işlerde adı ünlenen savcıların son atamalarda ilginç statüler kazanmaları… Ankara’nın tahkim edilmesi… Acaba Ankara’ya yoğunlaşacak bir operasyon dalgasına mı hazırlanmalıyız?

Türkiye’yi operasyonlar ülkesi haline getirmek aynı zamanda nedir biliyor musunuz, bizde problemsiz alan yok, 25 yıldır bizim yönettiğimiz ülkede nereye el atsanız, bir dünya iddianame çıkar, demektir. Tam da bu mu anlatılmak isteniyor?

Kemal Kılıçdaroğlu da operasyon yapmayı öğrendi mutlak butlan kararının kendisine sağladığı CHP içi iktidar sayesinde… Bakalım operasyon yarışında iktidar mı öne çıkacak Kılıçdaroğlu’nun giyotin takımı mı?

YORUMLAR (20)
20 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.