Şûle: Kol kırılır yen içinde kalır

Önce Emine Erdoğan’ın, 25 Kasım 2019’da Dünya Kadına Şiddetle Mücadele Günü kapsamında yaptığı konuşmada geçen bazı ifadeleri hatırlatmak istiyorum.
“Erkekler, kadınları mülk edinemezler. Üstünlük iddia edemezler.”
“Söz konusu olan şiddetse kol kırıldığında yen içinde kalamaz!”
“Mahrem alan, şiddetin uygulanmasına zemin olduğu anda, insan hakları ihlâli başlamış demektir.”
O zaman bu konuşmanın arkasından kaleme aldığım yazıda rahmetli Şûle Yüksel’in, iki eşinden de mahrem alanda gördüğü fiziksel şiddetin dava uğruna yok sayıldığına dikkat çekmiş; erkeklerin bunu yapmasını anladığımı ama kadınların bu konudaki sessizliğini anlayamadığımı ifade etmiştim.
Maalesef Şûle Yüksel’in takipçileri olan hanımlar, özellikle de eli kalem tutanlar, bu konuya yıllarca girmediler. Bu arazi o kadar mayınlı ki Şûle Yüksel’in hiç evlenmediğini zannedenlere bile rastladım. Çünkü evlilikleri bilinirse doğal olarak niçin ayrıldığı da bilinecekti.
Düşünsenize, bir roman yazarak dindar erkek modeli ortaya koyan ve kitleleri peşinden sürükleyen Yazar, İslâmî mücadelesini takdir ettiği adamla evlenince konferansları ve yazmayı bırakıyor (belki de eşi böyle istiyor); gördüğü şiddeti herkesten gizliyor. Hemen boşanacak gücü varken kendisini taklit eden kadınlara kötü örnek olmak endişesiyle dayanıyor. Böyle bir travma yaşayan birçok kadın, tesettürü terk edip, İslâmî kesime "bay bay" derdi.
Şûle Yüksel hayattayken çekilen ve TRT Avaz’da yayınlanan belgeselde ilk evliliği hakkında tek cümle var: “32 yaşındayken tiyatrocu Abdullah Kars ile yaptığı mutlu evlilik ne yazık ki beş yıl sürer.”
Mutlu denilen evlilik, beş yıl boyunca şiddet gören kadının susmasıydı. Yine fiziksel şiddet sebebiyle biten ikinci evliliğinden ise tek kelime bahis yok.
Eskiden beri, Şûle Yüksel’in hayatı dizi yapılsa bu mesele nasıl anlatılır diye merak ederdim. Geçtiğimiz günlerde Şûle Yüksel’in hayatını anlatan “Şûle: Senin Hikâyen” dizisi TRT’nin dijital platformu “tabii” de yayınlandı. Dizide, yazarın 1976’ya kadar verdiği mücadele var. 1970-75 arası süren birinci evliliğinden tek kelime bahis yok. Yani evliliği, eski deyimle keen lem yekün. Niye? Mahrem alan diye mi? Ayıptır ya! Bu mu kadını korumak? Bu mu şiddete karşı çıkmak?
Emine Erdoğan’ın “Söz konusu olan şiddetse kol kırıldığında yen içinde kalamaz! Mahrem alan, şiddetin uygulanmasına zemin olduğu anda, insan hakları ihlâli başlamış demektir.” sözleri, “Keşki hiç evlenmeseydim” diyecek kadar şiddet gören Şûle Yüksel için niye geçerli değil?
Bu konuya dizide yer verilmemesi hakkında Emine Erdoğan’ın ve Şûle Yüksel Vakfı Başkanı Leyla Şahin Usta’nın ne düşündüklerini, gerçekten merak ediyorum.
Diziyi dikkatlice tekrar seyredip etraflıca bir eleştiriyi ileride yazacağım. Şimdilik ilk intibam şu:
Söz konusu dava ise kol kırılır, yen içinde kalır.

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.