Back To Top
Hepiniz oradaydınız

Hepiniz oradaydınız

- A +

Şu anda yaşananlara baktığımda sanki bir futbol maçı izler gibi oluyorum. ‘Yönetim istifa’ der gibi ‘Mardin valisi istifa’ diye sesler duyuyorum. Hatta bu sese eşlik etmeyenlerin de ‘Bağırmayan bizden değildir’ sözüyle taciz edildiğini görüyorum. Bu olanlar aslında bir rastlantı değil çünkü bizler  hayatımızı da bir futbol maçı fanatikliğinde yaşamaya çalışıyoruz.

***

Aylarca gol atmış bir forvete ilk gol kaçırdığında ana avrat küfretmeyi seviyoruz. Zaman geçip şampiyon olunduğunda da küfür ettiğimiz adamı omuzlara alıp gezdiriyoruz. Söylemesi ayıptır ‘Mardin valisi istifa etsin’ diyenler hangi golü atmadığını bizlere söyleyebilirler mi? Mardin valisi yönetimsel hatalar yapıyor ve bu yüzden istifa etmeli midir? Hiç anlamamış gibi beraber soralım beraber cevaplayalım. Bu soruları da ‘Müşterek Ortak Operasyon’ yapanlar, sahada canlarını vermiş olan şehitlerimiz ve gazilerimiz için soruyorum. Yoksa bu soruları hayata futbol maçı izleyerek bakan bir grup fanatik için sormuyorum.

Şu anda görev yapan sayın vali ne kadar zaman önce göreve başlamıştır ve bu görev süreci Çözüm Süreci’ni de kapsar mı? Benim bildiğim valinin görev süresi bir yıldır. Mardin’le ilgili bir şey söyleme şansımız yok gibidir. Çözüm Süreci’nde de bölgede, Elazığ’da görev yapmıştır. Bu valinin şu anda yaşanan operasyonlarda fiili anlamda bir yetkisi var mıdır? Operasyon şeklini ve hangi tip silahların kullanılacağına vali mi karar vermektedir? Bu soruyu şunun için sormaktayım. Söylenenler odur ki ‘vali tankların bölgeye girişine izin vermemekte, operasyon şekline karışmakta hatta geçmişte sokağa çıkma yasaklarını uygulatmayarak bu yaşanan tabloya sebep vermektedir’.

Öncelikle temmuz ayında yayınlanan bir genelgeyle; valiler operasyon iznini ve sokağa çıkma yasağını vermekte onun dışındaki olayın bir nevi dışında kalmaktadır. Operasyon izni için başvuran makam öncelikle operasyonda kullanacağı silah ve kuvvet miktarını izin başvurusunda belirtmektedir. Bu nedenle ‘vali tankları bölgeye sokmadı’ veya ‘her atışta ondan izin alıyorlar’ deyimi çok da yerinde bir suçlama olmamaktadır. Sahada alınacak kararlarda yetkili, müşterek ortak operasyonu yöneten kişi olmaktadır. Burada yöntemlerle ilgili bir sıkıntı olduğu fark edilince de sayın Genelkurmay Başkanı Nusaybin’e gelerek operasyona katılan kişilerle konuşma gereği hissetmiştir. Durumu düzeltmek adına değişiklikler yapılmış ve istenen ilave malzemeyi de ivedi olarak bölgeye sevk emrini vermiştir. Yani ‘tank sokulmadı’ söylemi bana çok da inandırıcı gelmemektedir.

***

‘Vali acaba polisin ve jandarmanın 7 Haziran öncesinde operasyon yapmasına izin mi vermemiştir de bu vahim tablo ile karşılaşılmıştır’ diyenler olmaktadır. Tam burada size bir hatırlatma yapmak istiyorum. 7 Haziran öncesinde Mardin Mazı Dağı bölgesinde bir operasyon yapılmış ve terör örgütü mensupları etkisiz hale getirilmişti. Bu operasyonun ardından yine bazı kesimler operasyon emrini veren valiyi çözüm sürecini baltalamakla suçlamıştı. Sizce bu operasyon emrini veren ve şimdi de vermedi diyen suçlanan aynı vali olmasın sakın. 4 Mart 2015’te göreve atanan ve hemen operasyon emrini veren kişi şimdi çözüm sürecinde kafasını çeviren kişi olarak suçlanıyor. İşte Türkiye böyle bir yer, geçmişin hiç önemli olmadığı ve sorgulanmadığı bir yer. Suçlayanın ahlaken de  hukuken de sorumluluğu da olmadığı bir yerdeyiz. Peki vali operasyonu baltalamak için operasyon merkezine müdahale etmekte midir? Bu konuyla ilgili olarak suçlama ‘polislere, askerlerle konuşmayın diye baskı yaptığı’ şeklindedir. Sorduğum kadarıyla Nusaybin’de küçük dev adam diye ünlenen ilçe emniyet müdürünü oraya atayan kendisidir. Bu atamayı yapan kişinin sahayı baltalamak istemesini açıkçası çok da anlamlandıramadım.

Bir sorun olduğu kesin, en sorumsuz ve masum olanlar da sahada canını ortaya koyan asker ve polisler. Çözüm süreci dahil olmak üzere bütün olanları tribünden izleyenlere şimdi sormak istiyorum. Biz söylerken barışı engellemekle suçladınız şimdi de gerçekleri söylediğimiz için neyle suçlayacaksınız. Hiç lafı kıvırmayın ister top oynayan, ister yönetici ister taraftar isterseniz televizyon başında olun hepiniz oradaydınız kardeşim. Hepimiz oradaydık...
Bence doğru slogan ‘Mardin Valisi istifa’ yerine ‘Böyle taraftar olacaksanız siz taraftarlıktan istifa edin’ olmalı. Çünkü kime gol attığınızın farkında bile değilsiniz. Sloganla hala sorunun çözüleceğini düşünüyorsunuz. Bu maç değil ve sonunda kaybettiğimiz üç puan yok. Yitip giden canlarımız var. Biraz daha ciddi olun.

Sorumlu kimse onu bulalım ve hep beraber düzeltmeye çalışalım. Bu hayat adam asmaca oyunu değil. Yaşadığımız sürecin adı ‘hayatta tutma’ olmalı. Bu da önce taraftar psikolojisinden çıkmakla olacaktır.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 07 Nisan 2016 10:48
Sn Yazar, CB neden binaların boşaltılıp uzaktan imha edilmesi hakkında fikir beyan etti? Orada PÖH harcanıyordu v bunu dillendirdiler. Nusaybin tuzaklanırken Kaymakam v Vali nerdeydi! İhmali olan cezalandırılsın!
KARAR OKURU 04 Nisan 2016 20:31
Aslında hepimizz orada değildik,sadece milli iradeyi ! temsil edenler oradaydı.Bir ara İdris Naim Şahin de oradaydıydı hemen birilerinin emirleriyle milli iradeyi temsil etmediği fark edildi ve gereği yapıldı.
KARAR OKURU 04 Nisan 2016 19:54
asker ve polisimizin ne olduğu belli olmayan binalara girmelerini istemiyoruz diyeceğim ama en iyisini amirleri bilir bir de konvoy güvenliğiyle ilgili teknolojileri geliştirmemiz gerekiyor
KARAR OKURU 04 Nisan 2016 18:43
Çözü(l)me sürecinde bütün millet maalesef orada değildi,sadece ''millet!"oradaydı.Çünkü Oslo görüşmelerinde devlet yetkilileri şehirlerin silah deposu olduğunu söylediğinde devleti idare edenler bazılarını hainlikle suçlayıp kandan beslenmekle itham ediyorlardı.Bir de şimdi bu güvenlik politikasını uygulayan İdris Naim Şahin neden görevden alınmıştı?Şehit sayısının artması için mi?
KARAR OKURU 04 Nisan 2016 15:25
aslında şunu demek istiyor mete bey; "askerin polisin vatan evladının canının hiç bir önemi yok! mesleği seçmeselerdi, şehid olmak bu mesleğin fıtratında var, bizim için candan daha önemli hesaplar var, süreçler var, tabii ki valiyi koruyacağız çünkü o emri ankara' dan alıyor, asker polis de mayın dedektörü olarak kullanıyoruz zaten çoğu paralel, ülkücü filan" değil mi? kansızlar...
KARAR OKURU 04 Nisan 2016 14:22
Size de katılıyorum mete bey ancak oradaki iş öyle çelik yeleği giyinip iki görüntü alıp gelip televizyonda boy göstermeye benzemiyor siz de bilirsiniz ki orada çok ciddi şeyler var yani orada bir sıkıntı varsa bunu yetkililer gerekçesi valide alınır diğer yetkililer kimse onları da alınır birileri de gider o işi yapar
KARAR OKURU 04 Nisan 2016 13:46
Sn. Yarar, yazmis oldugunuz yazi sosyal medyada sorulan sorularin hicbirini yanitlamiyor. Daha once siz demistiniz Genelkurmay Baskani geldikten sonra biraz rahatlama oldu bolgede diye, demek ki sıkıntı var. Asker-polisin kaldigi cadirkentlerdeki sorunlari neden yazmiyorsunuz, neden Nusaybin deki sehit yarali sayisi, Yuksekova, Sirnak'tan cok fazla? Bu arada POH genel baskanini da yazsaniz super olur bana 500 kisi yeter demis, personelinin yuzune karsi? O zaman neden hala POH aliyor? Saygilarimla...
KARAR OKURU 04 Nisan 2016 12:37
bir şeylerin aksadığı kesin. sahadaki bütün kahramanlar aynı kişiyi işaret ediyor ama siz hemen aklamışsınız. madem herkes masum o halde bu anormallikler neden oluyor? bütün oradaki işlerin başındaki kişi sorumlu değilse kim sorumlu? şehid olanları mı suçlayalım birileri gibi? ne diyelim mesela?
KARAR OKURU 04 Nisan 2016 09:21
Nusaybin, kamışlı'ya yakın bu nedenle taşınması gerekir diye düşünüyorum.
KARAR OKURU 04 Nisan 2016 08:06
Allah akıl fikir versin
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN