Back To Top
Haklı olmak ve hak elde etmek

Haklı olmak ve hak elde etmek

 - Son Güncelleme: 20.10.2019 Pazar 12:16
- A +

Barış Pınarı Harekâtı, Batı kamuoyundaki içler acısı algımızı bir kez daha gözler önüne serdi. Harekâtın Avrupa kamuoyunda aktarılış bağlamı üç aşağı beş yukarı “Kürtleri top yekûn yok etme peşinde gözü dönmüş Türkler“ olarak özetlenebilir. Kullanılan üslup karşısında değil nesnel düzeltmelere kalkışmayı, harekâtı ima yollu da olsa desteklemek bile bir “katliama “destek vermekle eşdeğer bir tavır olarak algılanıyor.

Batı kamuoyunda Türkiye’ye karşı, insani gerekçelerden çok stratejik saiklerle oluşturulan bu manipülatif kamuoyunun müsebbibi elbette Türkiye değil. Ama bu algının muhatabı ve mağduru Türkiye. Zaten pek parlak seyri olduğu iddia edilemeyecek siyasi ilişkilerin ötesinde, siyaset dışı alanlarda da orta ve uzun vadede engel teşkil edilecek bir “ortam zehirlenmesi “yaşanıyor.

Avrupa’da yaşayan Türkler açısından ise durum, etkilerini günlük hayatta artan şekilde hissettiren bir baskı ve dışlanma olarak kendini gösteriyor.

Barış harekâtı ve sonrasında ABD ile sağlanan uzlaşma Türkiye’nin askeri ve diplomatik olarak bölgede ihmal edilemeyecek bir aktör olduğunun ikrarı anlamına geliyor. Bu zamana kadar Türkiye açısından başarılı olduğu su getirmez bir süreç işliyor. Bundan sonra da Türkiye’nin askeri ve diplomatik olarak daha fazla ciddiye alınacağı ortada.

***

Türkiye’nin bölgedeki öncelikleri, olmazsa olmazları başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın menfaatleriyle çelişiyor. Bunun meşruiyet, haklılık yönü bir yana, sürekli çatışan menfaatlerin bulunduğu fiili bir durum yaşanıyor. Bu menfaat çatışması yakın gelecekte de değişmeyecek. Çatışmaların batı kamuoyuna yansıma biçimi de elbette nesnel olmayacak. Bunun bizim için anlamı Avrupa’ya karşı bir çatışma kabiliyeti geliştirme zorunda olmamız. Burada kastedilen bir askeri çatışma değil, menfaat ve görüş farklılıklarına rağmen bir tartışma üslubu geliştirme kabiliyeti. Aynı üsluba Türkiye içinde de ihtiyaç duyduğumuz gerçeği ise olayın başka bir boyutu.

Türkiye’nin batıda oluşan negatif kamuoyu dolayısıyla ödemek zorunda olduğu bedel zannettiğimizden daha yüksek. Sorun yalnızca bir PR sorunu değil. Başta Avrupa’da yaşayan Türkler olmak üzere, siyaset dışı/üstü etkileşimde Avrupa’da aleyhimize seyreden bir mevzi kaybı söz konusu.

***

Oysa Türkiye’nin Avrupa ile siyaset dışı/üstü etkileşimi çok önemli ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel potansiyeller taşıyor ve her kriz döneminde bu etkileşimin hasar görmesi birinci dereceden Türkiye’ye zarar veriyor.

Almanca’da “Haklı olmanız hak elde edeceğiniz anlamına gelmez” diye bir söz var. Batı kamuoyunun Türkiye’ye karşı ne kadar önyargılı olduğunu dramatik örneklerle kendimizi ispat etmeye çalışmamız fazla bir anlam ifade etmiyor. Temelinde batıya karşı aşağılık kompleksi taşıyan reaksiyonel tavırların artık hiçbir işe yaramadığını kabullenmemiz gerekiyor. Batıyı anlamaya çalışmak, Türkiye’ye karşı tavırları ön yargısız olarak analiz etmek, Avrupa’ya anlayış göstermek anlamına gelmez.

Yüzyıllar içinde oluşmuş arızalı ideolojik unsurlar içeren, doğu-batı şablonu olan biteni anlamlandırmaya yetmiyor. Sivil, demokratik, çoğulcu siyah beyaz şablonların ötesinde yeni bir paradigma oluşturulması gerekiyor. Avrupa kamuoyunda, sürekli tekrarladığımız hatalar nedeniyle gereksiz yere mevzi kaybediyoruz. Oysa bu engellenebilir bir durum.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Karar Okuru 20 Ekim 2019 19:45
Sayın Yazar, bu mecrada ' kendi ülkesinden nefret edenler , " illa ki kötü bir şey yapmışızdır ; yoksa mazisi tertemiz ! batılılar bizi niye eleştirip düşmanlık yapsın ki " diyenler ' hayli fazladır. Bazı hatalar ve eksikler olsa bile, nihai olarak ülkesini savunması gerektiğini düşünen insanlar dahi " hamaset yapıyorsunuz " diye eleştiriliyor. Karın ağrıları belli. Millet, ne pahasına olursa olsun ülkemizi böldürtmemek ve uydu olmasını önlemek için net tavır koydu.Bütün dertleri bunu kabul etmekte zorlanmalarıdır.
KARAR OKURU 20 Ekim 2019 21:53
1
Cumhuriyet kuruldugundan beri bu ulkede devletin ve Turk asilli vatandaslarin "oteki" diye belledigi vatandaslara yaptiklarini okuyun yeter. Eskiden bu imkaniniz yoktu. Kitaplar toplatilirdi. Ama bugun elinizin altinda bilgisayar denen harika bir alet, internet denilen bir kaynak var. Kitap aramaniza, evden cikmaniza bile gerek yok. Okuyun Varlik Vergisini, Askale surgununu, 6-7 pogromunu, 20 Kura Kanununu, Dersim katliamini, 90larda dogu Anadolu'da buldozerlerle yerle bir edilen binlerce Kurt koyunu. OKUYUN GERCEKLERi. GOZLERiNiZi KAPAMAYIN, KULAKLARINIZI TIKAMAYIN. OKUYUN, OGRENiN !
Hatice 20 Ekim 2019 11:54
Ben batı basınının haklı Türkiye'nin haksız olduğunu düşünüyorum.
KARAR OKURU 20 Ekim 2019 00:42
32 yıldır Almanya'dayım. Türkiye'nin AB üyeliğine resmen başvurmasından itibaren alman basın yayın organlarında çıkan yazıları, tv programlarını bir görseniz. Sonra Türkiye'nin ermeni soykırımını tanıması, tarihiyle yüzleşmesi diye bir şey çıkardılar, fransa,isvicrede "soykırım yapılmadı" demek bile mahkeme kararıyla yasaklandı biliyorsunuz. Almanya'daki Türkiye konuları hak. konferans vb.lerde rum,ermeni,kürt vb.lerin özellikle gelip türkiye aleyhine soru,yorumlarla ortalığı karıştırdığını gördüm. Özellikle alman basını çok ırkçı ve Türkiye'yi sömürge gibi görme eğilimindeler.
KARAR OKURU 20 Ekim 2019 10:15
3
Ermeni soykirimi hakkinda bilgin var mi? Bu konuda 26 bin kusur kitap yazilmistir. Bir tanesini bile okudun mu? O donem Konya ve Halep valiligi yapmis MEHMET CELAL BEY'in yazdigi "HATIRALARIM" adli kitabini oku en azindan. Bilgi sahibi olmadigin konularda yorum yazmak sakincalidir.
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 01:04
0
10.15, elbette bilgim var. Uluslararasi hukuk çerçevesinde soykırım olmadığı vaki. Zamanında batı mahkemeleri de yargılama yaptı, ama soykırım olduğunu ispatlayamadılar. Aksi takdirde BMde konu hak. hukukî bir karar çıkmış olurdu. Elbette bir sürgün, ağır kayıp ve acılar yaşanmış, R.T.Erdoğan başbakanken yaşanan acılardan dolayı devlet olarak üzüntülerini bildirmişti. Yaşanan olayların nazilerin yahudilere karşı yürüttüğü soykırımla temelde alakası olmadığı hukuken ispatlanmıştır. Ermeni kökenliyseniz tepkinizi anlarım ama duygusallığınız objektif olmanızı engelliyor ne yazık ki...
KARAR OKURU 20 Ekim 2019 00:05
Turkiye hep hakli zaten. Turkiye mi desem Turkler mi desem, tarih boyunca bir kez bile haksiz olmamislardir. Hele bir de savas veya harekat, vs olursa haksiz olmalari bile dusunulemez. AB ulkeleri de hep haksiz ya da olaylari anlama yetenekleri yok...Peki, Avrupa'da Turkiyeye ve Turklere hosnutsuzlugun son yillarda artmasinin sebebi ne? Biraz kendinizi zorlayin, dusunun. Bir ipucu vereyim: 2017 referandumundan once bizim iktidarin milliyetci oylari kapmak icin Almanya ve Hollanda ile cikardigi gerginlik. "Nazi...fasist" kelimelerini kullanarak yaptigi hakaretler. Balik hafizali mi bu insanlar
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN