Narin davasında ‘Haydar Abi’ gölgesi
Diyarbakır Bağlar’ın Tavşantepe köyünde, 8 yaşındaki Narin Güran korkunç bir cinayete kurban gitmişti.
Mahkeme kararına rağmen cinayetin aydınlatılıp aydınlatılmadığı, gerçek fail hakkında adâletin yanıltılıp yanıltılmadığı, ailesinin haksız yere suçlanıp suçlanmadığı, yanlış kişilerin mi cezalandırıldığı hâlâ tartışılıyor.
O şüpheler yetmezmiş gibi, davanın üstüne bir de işkence iddialarının gölgesi düştü.
Güran ailesinin, jandarmada işkence gördükleri iddiasından söz ediyorum. Konuşturmak, suçlarını itiraf ettirmek için kendilerine karşı yumruk, tekme, sopa ve kerpetenle diş çekme yöntemlerine başvurulduğunu söylüyorlar.
Halk TV’den İsmail Saymaz’a anlattılar, o da üç gün önce yazdı.
İlk tepkim şuydu:
Şeffaf karakol projesi, işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans, zanlıdan suç ispatına gitmeyi bırakıp suç delilinden suçluya gitme reformları güme mi gitti?
Kat edilen onca mesafeden sonra geldiğimiz yer bu olmamalıydı. Narin’in ailesinin işkence iddiaları süratle açıklığa kavuşturulmalıydı.
Fakat henüz doğruluğunun araştırılıp sorumluları hakkında gereğinin yapılacağını bile duymuş değiliz.
Üstüne ciddiyetle gidileceği açıklandı da ben mi kaçırdım?
İktidar yetkililerine nereden nereye geldiğimizi hatırlatmak isterim.
Gözaltındaki tanıdıklarını sormak için İstanbul Esenyurt polis karakoluna ayağıyla gelen ama sağ girip ölü çıkan Birol Yıldırım vakasında özetlemiştim.
2021’deydi, üstünden 5 yıl geçti. Buyurun, işkenceyle mücadelemizin kısa tarihine tekrar bakalım...
ŞEFFAF KARAKOLDA ‘GÜZİN ABLA’ DÖNEMİ
‘Haydar Abi’ kovulmuş, karakolda ‘Güzin Abla’ dönemine geçilmişti. Z kuşağı bilmez, sene 1998.
‘Şeffaf Karakol’ projemiz, dünya medyasında haber oluyordu.
Cam gibi içini gösteren, kamerayla gözetlenen, perdeleri de kapısı da 24 saat açık, gözaltına alınanlara suçlu muamelesi yapılmayan, güler yüzle dert dinlenen, sıcak duş imkanı bile sunulan karakol modası başlatılmıştı.
Üstüne AK Parti geldi, 2002’den itibaren bir 10 yıl boyunca ‘işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans’ politikasıyla reformlar yaptı.
Caydırıcılığı arttırmak için birçok kanun değiştirildi.
İşkence suçlarında, AİHM tazminatlarının sorumlulara ödetilmesinin yolu açıldı.
Kolluk görevlilerinin bu suçtan soruşturulması mülki amirin iznine bağlıydı, kaldırıldı.
İşkence suçu, zaman aşımına tabi olmaktan çıkarıldı.
Hapis cezalarının paraya ve başka tedbirlere çevrilmesi yasaklandı.
İşkence suçları acil işlerden sayıldı, öncelikli olarak soruşturulacaklar arasına sokuldu.
Bu davalarda, duruşma aralarının 30 günü aşamayacağı kuralı kondu. Yargılamalar hızlandırıldı.
Ölüme sebebiyet verme halinde, işkenceciye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası getirildi.
Bırakın sıra dayağını, sopadan geçirmeyi...Karakolda fırça dahi çekilemeyecekti. Kötü muamele tarihe karışmıştı.
BAKAN ÇİFTÇİ’DEN BEKLENTİ YÜKSEK
Sanmıştık ki, karakolda şu kötü şöhretli sopa ‘Haydar Abi’nin devri sona erdi.
‘Haydar Abi’ artık bir ticari sopa markasının adıydı, karakol aletleri arasında yeri yoktu ve bir daha olmayacaktı, inanmıştık.
Polise yolu düşen vatandaş, asık suratla bile karşılanmayacaktı.
Derken karakolda bir dayaktan ölüm vakası yaşandı. Ama İçişleri Bakanı göstermelik olsun, azami duyarlılık görüntüsü bile sergilemedi.
Yetkililer, âdi vakaymış gibi bir lakaytlık ve vurdumduymazlıkla yaklaşıyordu.
‘Haydar Abi’ dönemine, yargısız infazlara geri mi döndük? Sıfır tolerans kanunları, işkence ve kötü muamele yasağı rafa mı kalktı? Cevaplar doyuruculuktan uzaktı.
Yargılama iki yıl sürdü, cezalar caydırıcı ve ibretlik bulunmadı.
Bakanlıktaki büyükleri de bozuk davranışlarıyla, yanlış yapanı kollama mesajlarıyla kötü örnek olunca polisin vatandaşa saygısına yansıdı. Halkla ilişki terbiyesi, karakol disiplini geriye gitti.
Ancak Soylu, 2023 ortasından beri İçişleri Bakanı değil. Yeni Bakan Çiftçi ise işkenceye duyarsız kalacak, ciddiyetle üstüne gitmeyecek birine benzemiyor.
Ali Yerlikaya gibi Mustafa Çitçi’nin de talihsizliği, işkence ve kötü muameleyle mücadelenin tavsadığı bir dönemin ardından göreve gelmesi. Üstlendiği ağır sorumluluklar arasında gevşemeye, eski alışkanlıklara dönmeye izin vermemek de var.
İşkencecileri korumayacaktır, vatandaşa karşı davranış bozukluklarına göz yumacağına ihtimal vermem.
Narin davasına düşen işkence gölgesi bir fırsat, kaldırılmayı bekliyor, başlangıç için doğru mesaj olacaktır.
