Uygun kredilere her zamankinden daha fazla ihtiyaç var

CİDDE/SUUDİ ARABİSTAN

Küresel kalkınma sistemi bugün ciddi bir baskı altında. Kalkınma yardımları azalıyor, finansman açıkları büyüyor, borç yükü ağırlaşıyor ve iklim kaynaklı afetler kırılgan ekonomileri her geçen gün daha sert vuruyor.

Bu tablo, özellikle İslam Kalkınma Bankası’nın (IsDB) 57 üye ülkesinin önemli bir bölümünü doğrudan etkiliyor. En az gelişmiş 27 üye ülke ile çatışma ve kurumsal kırılganlık yaşayan ülkeler için durum çok daha ağır. Bir yandan artan borç yükü, diğer yandan daralan mali kaynaklar nedeniyle hükümetler sağlık, eğitim ve altyapı gibi temel kalkınma alanlarına ayırmaları gereken bütçeyi borç ödemelerine yönlendirmek zorunda kalıyor. Bunun etkileri ise yalnızca bu ülkelerle sınırlı kalmıyor; tüm bölgenin refahını ve istikrarını tehdit ediyor.

Kalkınma yardımlarının azaldığı, kırılganlıkların ise arttığı böyle bir dönemde, uygun koşullu (imtiyazlı) finansmanın önemi her zamankinden daha büyük. Uluslararası araştırmalar, dayanıklılığı artırmaya yönelik yatırımların uzun vadede hem ekonomik hem de sosyal açıdan yüksek getiri sağladığını ortaya koyuyor. Çünkü bu yatırımlar, gelecekte yaşanabilecek krizlerin insani ve ekonomik maliyetini azaltırken, ülkelerin elde ettikleri kalkınma kazanımlarını korumasına ve geleceğe yatırım yapmasına da olanak tanıyor. Buna karşın, özellikle borç sıkıntısı yaşayan ve iklim riskleriyle mücadele eden ülkelerin ihtiyaçları hızla artarken, uygun koşullu finansman bu ihtiyacı karşılayacak ölçüde büyüyemedi.

Bu sorunun çözümü yalnızca daha fazla kaynak sağlamakla mümkün değil. Aynı zamanda ortak desteği harekete geçirecek, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman mekanizmalarına ihtiyaç var. İslam Kalkınma Bankası da bu doğrultuda önemli bir adım atarak İmtiyazlı Finansman Fonu’nu kurdu. Suudi Arabistan’ın El-Ula kentinde şubat ayında düzenlenen İkinci Gelişmekte Olan Piyasalar Ekonomileri Konferansı’nda tanıtılan fon, en az gelişmiş üye ülkelerin değişen finansman ihtiyaçlarına daha etkin yanıt vermeyi amaçlıyor.

Bu fon, üye ülkelerin sahip olduğu çok taraflı bir kalkınma bankası bünyesinde Güney-Güney iş birliğini kurumsal bir yapıya kavuşturuyor. Fonun en dikkat çekici özelliklerinden biri, şeriat kurallarına uygun yönetim yapısına sahip olması ve yük paylaşımı esasına dayanması. Bu modelde mali gücü daha yüksek olan üye ülkeler, kalkınma açısından ciddi zorluklarla karşı karşıya bulunan ülkelere destek vererek bölgesel istikrarı, fırsat eşitliğini ve iş birliğini güçlendiriyor.

Ancak bu modelin sürdürülebilir olabilmesi güçlü bir kurumsal taahhüt gerektiriyor. Bu nedenle İslam Kalkınma Bankası, 2030 yılına kadar her yıl onayladığı finansmanın yüzde 10’unu uygun koşullu kredilere ayırmayı, yıllık net kârının ise yüzde 20’sini fona aktarmayı taahhüt etti. Banka, kendi kaynaklarını üye ülkelerin katkılarıyla birleştirerek en az gelişmiş üyelerin mali hareket alanını genişleten ve ortak çabaları destekleyen güvenilir, sürekli yenilenebilir bir finansman platformu oluşturdu.

Bu yaklaşımın faydaları şimdiden görülmeye başlandı. Düşük gelirli birçok ülke için ağır borç yükü nedeniyle standart kredi koşulları acil kalkınma yatırımlarını finanse etmeye uygun değil. İşte bu noktada uygun koşullu finansman devreye girerek önemli bir boşluğu dolduruyor. Bankanın 137 milyon doları aşan ilk finansman paketi; iklim değişikliğine dayanıklılık, sosyal altyapı ve insan kaynağına yönelik yatırımların desteklenmesinde bu modelin nasıl etkili olabileceğini gösteriyor.

Bununla birlikte, hiçbir finansman mekanizması yalnızca kurumların taahhütleriyle başarıya ulaşamaz. Başarı, üye ülkelerin ortak geleceğe yatırım yapma iradesine de bağlı. Nitekim fonun ilk aşamadaki başarısı; Cezayir, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Katar’ın katkıları sayesinde mümkün oldu. Bu ülkelerin desteği, fonun ihtiyaç duyulan alanlara kaynak aktarımını şeffaf ve hesap verebilir biçimde gerçekleştirebilecek güvenilir bir platform olduğuna duyulan inancı ortaya koyuyor.

Aynı dayanışma anlayışı, haziran ayında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de ‘Sürdürülebilir Refah İçin Bölgesel Entegrasyon’ temasıyla düzenlenen İslam Kalkınma Bankası Yıllık Toplantıları’nda da öne çıktı. Toplantılarda ortak bir görüş dile getirildi: En az gelişmiş üye ülkelerin dayanıklılığını güçlendirecek yatırımlar yalnızca bir kalkınma hedefi değil, aynı zamanda bölgesel istikrarın, ekonomik bağlantıların ve ortak büyümenin de ön koşulu. İmtiyazlı Finansman Fonu ilk kaynak yenileme dönemine girerken, bu anlayışın ortak çabalara yön vermeyi sürdürmesi gerekiyor.

Fon, İslam Kalkınma Bankası’nın uzun yıllardır sürdürdüğü kalkınma iş birliği yaklaşımını daha güçlü bir uygun koşullu finansman platformuna dönüştürüyor. Bu nedenle ilk kaynak yenileme süreci, üye ülkelerin ortak sorunlarına ilişkin farkındalığı somut ve kalıcı adımlara dönüştürmek için önemli bir fırsat sunuyor.

Kalkınma baskılarının arttığı ve uygun koşullu finansman kaynaklarının giderek azaldığı günümüzde, bu tür mekanizmaların büyütülmesi artık bir tercih değil, zorunluluk. İslam Kalkınma Bankası’nın tüm üye ülkeleri, devam eden kaynak yenileme sürecine destek vermeli. Böylece fonun daha geniş kitlelere ulaşması sağlanabilir, iklim değişikliğine karşı dayanıklılık artırılabilir ve kırılgan ekonomiler daha istikrarlı, sürdürülebilir ve kalıcı bir kalkınma yoluna girebilir.

KİMDİR

Muhammad Al Jasser, İslam Kalkınma Bankası (IsDB) Grubu Başkanıdır.

©Project Syndicate

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.