Back To Top
Buluttan nem kapma havası

Buluttan nem kapma havası

 - Son Güncelleme: 06.06.2019 Perşembe 08:13
- A +

Dış politikada bir dizi meselemiz var. Özellikle Avrupa odaklı olanları da aynı zamanda içeride yaşananlarla doğrudan ilişkilidir. Hukuk ve demokrasi temelinde yaşamakta olduğumuz problemler Avrupa ve Avrupa Birliği ile ilişkilerimizi etkiliyor. Bu etkiyi de en fazla ihtiyacımız olan alanda yani doğrudan yatırımların azalması ve borçlanma risk puanımızın artışında görürüz. Tekrar tekrar aynı cümleleri sarfetmeye gerek yok; iyi bir demokrasi, güvenilir hukuk sistemi ve en nihayet öngörülebilir olmak bizim gibi ekonomiler için hayati öneme sahiptir. Bu seti tamamlarsak ekonomik kriz riski azalır, aksi takdirde bugünkü tabloya mahkum oluruz.

Yine de başımıza gelenlerin dış güçlerin bir oyunu olduğunu düşünmek istiyorsak, problem yok buna inanabiliriz. Hatta, bir açıdan bakıldığında böyle bir yaklaşım doğrudur da. Zira “dış güçler” yani; bizim büyüme için, köprü, yol, alt geçit, havaalanı yapabilmek, sağlık ve sigorta sistemimizi finanse edebilmek ya da gurur duyduğumuz savunma sanayimizi güçlendirebilmek için ihtiyacımız olan parayı temin eden ülkeler veya onların dev finans kurumları “oyun”u böyle oynarlar. Türkiye’nin istikrar içinde olmasını ve hukuki güvenilirliğe sahip olmasını şart koşarlar. Bu şartı sadece bize değil bizimle aynı ligde yarışan ülkelere, Brezilya, Güney Afrika, Meksika, Arjantin gibi dış kaynağa ihtiyaç duyan bütün ülkelere de “dayatırlar.” Sebebi çok basittir… Paralarının ülke içinde şeffaf dolaşımını, karanlık sokaklarda kaybolmamasını isterler ki vadesinde geri alabilsinler.

***

Bırakın dış güçleri, iç güçler de böyle davranır. Türkiye’de faaliyet gösteren bankalar da kredi verecekleri şirketleri ince eleyip sık dokurlar, ipotek isterler ve borçlunun bütün ticari hatta bazen sosyal faaliyetlerini takip ederler. Paraya ihtiyacın varsa, bunu içeriden veya dışarıdan karşılamak mecburiyetin varsa o denklemde karanlık, belirsiz, esrarengiz bir dehliz yoktur. Sadece “hain dış güçler” değil “ihanete meyilli iç güçler” de ortanın iyileşmesini, öngörülebilir olmayı bekler. Hiçbiri parasını belirsizliğe yatırmaz, hiçbiri risk almak istemez. İsteyemezler de özellikle küçük yatırımcıların tasarrufuyla oluşan devasa küresel fonlar kendilerini bağlayan kriterlerin dışına çıkamaz.

Kimse kimseye hatır için iyilik de yapmaz, yapamaz. Bizim olduğu gibi yabancıların da çıkarları vardır ve herkes sadece kendi çıkarına bakar. O çıkarları da baştan kabul edilen kurallar yönetir. Oyunun kuralı bellidir. Parayı aldıktan sonra işler yolunda gitmediğinde “dış güçler, karanlık odaklar, emperyalistler…”  diye feveran etmek, belki yürekleri soğutur ama gerçeği değiştirmez. 

Yeterince üretemiyorsan, teknoloji liginde oynamıyorsan, doğal kaynaklarda bağımlıysan ve sermaye birikimin yoksa tablo bundan ibarettir. 82 milyon nüfusun refahı için dışarıdan kaynak bulmak zorundasın. Bunun için, demokrasi ve hukuk temelinde rasyonel bir ekonomik modele mecbursun. Rasyonaliteyi kaybettiğin anda daha az borçlanır daha fazla faiz ödersin ve milli gelirin ve kişi başına refah payın  düşmeye başlar. Üstelik, ne kadar uzun süre rasyonel omamakta direnirsen  okadar da geleceğinden tüketirsin.

Ekonomi böyle kırılganlaşır. Kur bazen bir tweete bakar bazen bir mahkumun kaderine. Ekonomiyi seçim sonunu da etkiler, seçim sonucunu kabul edip etmemek de… Sokaktaki insanın cebindeki parayı düşünce özgürlüğü de belirler, basın hürriyeti de.

Bir an gelir öngörülebilirlik kaybolur ve yatırımcı, finansçı, tüketici, idareci, vatandaş, iç güç, dış güç; hepsi buluttan nem kapmaya başlar.

Şimdi bu evreyi yaşıyoruz.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 08 Haziran 2019 08:24
Beyefendi baskı hükümetleri için en büyük tehlike bir reform hareketine giriştikleri ya da özgürlük eğilimleri gösterdikleri zamandır. Umutlanmayın.
KARAR OKURU 08 Haziran 2019 05:11
Yani ekonomisi iyi olan, borçlama-risk puanı düşük olan ülke demokratik mi oluyor. Sayın Karamollaoğlu, ekonomi yazmayın.
Sadi Kul 07 Haziran 2019 11:54
İslam coğrası yöneticleri, devletin tüm imkânlarını aile ve akraba efradları için kullanmakta hiç sakınca görmez. Onlara göre karısı ve çocukları veya akrabaları özel imtiyazlı olmalıdır. Devletin imkanlarını onların kullanma hakları olduğu inancındadır ve gereğini yapar. Kalbi karardığı, gözü döndüğü için ne utanır ne de sıkılırlar. ‘Allahtan korkmaz kuldan utanmaz‘ tabiri tam da bunlar için söylenmiştir.
KARAR OKURU 06 Haziran 2019 18:21
Sayın yazar..değersizlik duygularınızı Ak parti dönemi sayesinde yendiniz..Belli görevlere seviyelere getirildiniz...Fakat ''oldum'' düşüncesi sizi yanılttı..Geldiğiniz yerleri kendinizin eseri sandınız..Havalara girdiniz..Havznız inince hırçınlaştınız..Daha mütevazi ve de değerinizi oluşturan unsurları unutmamañız gerkiyordu..Nerelere savruldunuz farkında mısınız..
KARAR OKURU 06 Haziran 2019 23:12
2
Sayın karali ne diyor.siz neden bahsediyorsunuz...kibir verdigini basa kakma iste budur siz gibilerin ve akp nin son 7..8 senesinin özeti...tambura ne.çalar siz ne anlarsiniz..pes yahu pess....
KARAR OKURU 06 Haziran 2019 16:18
Demirelin meşhur sözü idi " Kavgalı eve kız vermezler." İç huzuru olmayan ülkeye de kredi açmazlar borç vermezler. Kusuru önce kendimizde arayalım. Etrafımizi da kandırmaya çalışmayalim.
KARAR OKURU 06 Haziran 2019 12:09
PKK, Fetö devlet düşmanları tarafından aleni destekleniyor... Kasırga, sel, afet... Ortalık afet yeri... Günlük güneşlik diyelim...
E.K 06 Haziran 2019 11:45
Sn yazar insanlar durup dururken buluttan nem kapmaz....Eger geminin kaptan koltugunda oturar kisiye guven kalmamissa, hakli olarak insanlar endiselenir...Ulkede olanda bu... Sn Erdogan istedigi kadar esip gurlesin....Yandas medya her seyi gulluk gulistanlik gostersin...Insanlar bazi seylerin farkina varmaya basladi...Bu kaptanla bu gemi yurumuyor artik...
KARAR OKURU 06 Haziran 2019 11:32
Durumun gercekci bir anlatimi yaziniz. Ama ulkeyi yonetenlerin gercekci analizleri pek anlayabilecegini sanmiyorum. Kafalarindaki onyargi kirintilariyla surekli bi duvardan otekine tosluyorlar. Tosladikca da dis gucler, beka falan filan cigirtkanliklari...Faturayi ne yazik ki ehliyetsiz soforler degil, vatandaslar ve ulke oduyor...
KARAR OKURU 06 Haziran 2019 11:10
Kendi yaptıkları ihale kanununu neredeyse iki yüz kere değiştirmiş, iktidara geldiklerinden bu yana örtülü ödeneği 17,5 kat artırmış, sırf geçen sene, yaklaşık İKİ KATRİLYON lira örtülü harcama yapmış, verdiğimiz vergileri “karanlık sokaklarda” iç eden, “İstanbul'a bakınca rant ve çıkar gören muhterisler” seçimi iptal ettirterek, ülkemin risk primini yani alacağımız dış borca eklenecek maliyeti 500 puanın üzerine çıkardılar. Beka sorunu denen şey bu değilse, nedir ?
musto 06 Haziran 2019 10:58
Bazen vahşi yaşam belgeseli izlerim. Mara nehri bölgeyi ikiye ayırır kurak mevsim başladığında sürüler nehri geçerek yeşil otlakların olduğu bölgeye göç ederler nehrin içi ve etrafı av bekliyen vahşi hayvanlar ile çevrelenmiş sürü liderleri bir an evvel yeşil otlaklara geçmek için uçurumlardan atlayarak karşı kıyıya ulaşmak isterler çoğu karşı kıyıyı göremeden telef olurlar. Bu döngü durmadan bu şekilde devam eder.
Ülkemiz komşularını dikkatlice analiz ettiğimizde bu coğrafyada ancak bu kadar olunabilir gerçeği yüzümüze çarpar bu hakikat bizleri karamsar da yapabilir iyimser de ikincisi tavsiye olunur
KARAR OKURU 06 Haziran 2019 10:04
Okunması gereken güzel bir yazı. Anlayana tabi...
KARAR OKURU 06 Haziran 2019 09:18
Kavala, Cumhuriyet gazetesi çalışanları ve binlerce mağdur içerde olduğu müddetçe daha çok krizler görürüz. Adaletin ne şekilde tecelli edeceğini bilemeyiz. Ya herkes için adalet ya da hep beraber kuyunun dibi.
KARAR OKURU 06 Haziran 2019 08:27
gördüğüm en net şey akp yönetiminin artık giderek toplumdan uzaklaştığını o kadar da dindar olmadığı dini sadece amaçlarına ulaşmak için bir araç gibi kullanıldığıdır.Şuan sığınabilecekleri tek şey din istismarı. Samimi değiller seçimlerde Kürtçe propaganda yap sonra da belediyelerden Kürtçe tabelayı indir.. önce samimiyet Yani dürüstlük doğruluk
A.Özcan 06 Haziran 2019 02:20
3- Özal bu şartları yerine getireceği sözüne karşılık kredi desteği talebine de olumlu cevap verdiler. 83 Yılı itibariyle 18 Milyar$ olan dış borcumuz dört yıl içinde 42 Milyar$’a çıktı. Yaklaşık 10 Milyar₺ de iç borçlanma (köprü gelirleri vb.) gerçekleştirdi. Dört yılın sonunda Türkiye adeta çağ atladı. Özal erken seçim kararı alırken İki bakanı üyelik giriş başvurusu için Brüksel’e gönderdi. Sonuç tam bir hayal kırıklığı oldu. Görece olarak gelişmiş, ancak kaldıramayacağı bir borç yükü altına giren Türkiye’de orta sınıf yok olmuş, türedi zenginlerden yeni bir sınıf oluşmuş, ./..
A. Özcan 06 Haziran 2019 01:48
1- 80 darbesi öncesi, ilkgençlik yıllarınıza denk geldiği için ilgi alanınızın dışında kalmıştır. Bazı önemli noktaları hatırlatmak sanırım yerinde olacaktır. ABD, 12 Mart müdahalesi sonrasında Nihat Erim’e ‘Afyon ekim yasağı’ koydurdu. Ecevit 1977 seçimlerine giderken bu yasağı kaldıracağını ilan etti. Hanry Kisinger yasağı kaldırması durumunda “Afyon ekilen tarlalarını bombalarız tehdidini savurdu. Ecevit: “Amerikalı dostlarımız çok ileri gitmesinler! Aksi durumda duvarın ötesine geçeriz” karşılığını verdi. Yasak kaldırıldı Ecevit’e Avrupalı dostları tek kuruş destek vermedi. Sadece ./..
KARAR OKURU 05 Haziran 2019 23:51
Başka söze gerek yok. Ya hamaset ya kurtuluş.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN